|
AKÇAKOCA İLÇE BİLGİLERİ
COĞRAFİ KONUM
Akçakoca, Anadolu’nun kuzeyinde Batı Karadeniz bölgesinde Düzce
iline bağlı ve İlin en büyük ilçe merkezidir. İlçenin kuzey
sınırı; Batıda Melen Irmağının denize döküldüğü 30.59 dereceden
başlar, Doğuya doğru uzayarak Karataş deresinin denize vardığı
yerde 31.16 derecede biter. Doğuda Zonguldak ilinin Alaplı ve
Yığılca ilçeleri, Güneyde Düzce ili, Batıda Sakarya ilinin
Kocaali ilçesi ile çevrilmiştir.
1050 km2. yüzölçümüne sahip olan Akçakoca’da meskun saha 700 m2.
Ormanlık saha 35 km2. dir. Halen 42 köy ve 9 mahalleden kurulu
olup nüfusu 25.000 civarındadır.
FİZİKİ DURUM
Akçakoca platosu Kuzeyden Güneye, Batıdan Doğuya yükselerek
dağlık sahaya geçer. Güneyde yükseklikleri Kaplan Dede (1152 m)
, Haciz (960 m), Orhan Dağları deniz kıyısına paralel olarak
uzanırlar.
İlçenin Doğusu tepeler ve sırtlardan oluşur. Yükseklikleri 300
metreyi geçmeyen ‘’İncirbaşı, Sivri Tepe, Çakal Ağılı, Ballıca,
Aktaş, Pınarlık, Donbay Tepe’’ bunlardan bazılarıdır.
Kıyılarında yüksek ve dik falezlerin göründüğü Akçakoca’da en
sığ kıyılar Melenağzı, Edilli, Töngelli, Çayağzı, Akkaya
iskeleleridir.
Sahildeki kayalar Karadeniz’in heybetli dalgaları tarafından
aşındırıldığından yer yer Yalıyarlar oluşmuştur. Bunların en
yükseği Ceneviz Kalesi ile Değirmenağzı arasında 30 m.
yükseklikteki Soyat yalıyarlarıdır.
İki çarşısı bulunan Akçakoca’nın meskun mahalleri 80 – 90
metrelik bir irtifada düzlük üzerindedir. Bölge kum, taş, marn
kısmen kireçli ve kilden oluşmaktadır. Merkez hariç diğer
kıyılar Kuarterner Alivyonlar ile kaplıdır. Bu kıyılardaki
kumlar şistten dolayı çok inceyken, merkezdeki kumlar daha
kalındır.
Akçakoca ve çevresi zemin özellikleri itibari ile tarihde ve
yakın geçmişde bölgenin görmüş olduğu depremlerden ötürü bir
çöküntü ve tahribat yaşamamıştır.
İKLİM
Akçakoca deniz iklimine sahipdir. Karadeniz ilçesi olmanın
getirdiği özellikleri taşımaktadır. İlkbahar ve Sonbahar ‘da
yağışlı, kışları rüzgarlı Ocak, Şubat aylarında da kar yağışlı
günlere sahipdir. Yazları sıcak geçen Akçakoca kuzey
rüzgarlarına açıkdır. Karayel, Poyraz ve Yıldız rüzgarları en
önemlileridir.
Sıcaklığın mutedil oluşu, denizden karaya doğru bol nemin
gelmesine sebep olmaktadır. Nem en çok %83, en az %64 dür. Bu
oran kıyılarda 50 – 60 , dağlarda 40 – 50 olduğundan Akçakoca
çevresi nemli bir yöre sayılmaktadır.
AKARSULAR
30 kadar dere ve dereciklerden oluşan akarsular, Güneyden Kuzeye
doğru akmak da ve Karadeniz’e dökülmektedir. Melen ırmağı hariç
hepsi Akçakoca sınırları içersinde doğar ve denize dökülürler.
Birkaçını sayacak olursak; Megen Irmağı, Kalkın Deresi, Darı
Deresi, Taşman Deresi, Akdere Deresi, Orhan Deresi gibi.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
İklimin yağışlı ve mutedil olması bitki örtüsünün gür olmasına
sebep olmuştur. Akçakoca’nın 30 km. lik kıyı şeridi; fındık
tarlaları ve tabii ormanlarla bezenmiş olup; Kayın, Gürgen,
Kestane, Ihlamur ve Meşe en sık rastlanan ağaç türleridir.
Deniz kıyılarında Defne, Kocayemiş, Muşmula, iç kısımlarda Orman
Gülleri, Yer Gülü ve Erica ağaçları, Eğrelti otu, Çoban Püskülü
ve çayır otları bulunur.
ULAŞIM
Batı Kaadeniz’in önemli turizm merkezlerinden biri alan
Akçakoca; İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli gibi metropollere 2.5
– 3 saat uzaklıkda olup otoyolla çok kolay bir ulaşıma sahipdir.Hangi
yönden gelinirse gelinsin D.100 otoyolunun Düzce ili
tırnikelerinde çıkış yapılarak Akçakoca yoluna girilir. 35
km.lik şehirlerarası yolu yeşillikler içinde katedererk
Akçakoca’ya varılır.
Akçakoca’ya İstanbul ve Ankara’dan düzenli olarak otobüs
seferleri vardır. Belli başlı firmalar:Üstün Erçelik,Metro,Ulusoy...
Ayrıca Bursa üzerinden Antalya – İzmir seferlerini yapan Kdz.
Ereğli bağlantılı otobüslerden bu istikamette seyahat edecekler
yararlanabilirler.
AKÇAKOCA'YA ULAŞIM SAĞLAYAN FİRMALAR VE TELEFON NUMARALARI
|
İstanbul |
Ulusoy |
0
212 664 06 40 - 0 216 388 77 22 |
|
İstanbul |
Metro |
0
212 658 07 71 - 0 216 333 29 37 |
|
İstanbul |
Üstün Erçelik |
0
212 658 01 20 - 0 216 333 27 82 |
|
Ankara |
Metro |
0
312 224 07 85 - 0 312 224 07 86 |
|
Ankara |
Üstün Erçelik |
0
312 224 16 67 |
|
İzmir |
Metro |
0
232 486 55 70 |
|
İzmir |
Üstün Erçelik |
0
232 435 30 07 |
|
Bursa |
Metro |
0
224 261 50 52 |
|
Bursa |
Üstün Erçelik |
0
224 254 99 93 |
TURİZM
Akçakoca’da turizm 1948 yılından itibaren başlamıştır. Önceleri
Ankara’dan vazife icabı gelen ailelerin tavsiyeleri ile isim
yapan deniz, emsalsiz kumlar ve doğanın doyumsuz güzelliğini
görmeye gelenler artmış böylelikle Türkiye’de ilk turizm
hareketini başlatmış olan Akçakoca o zamandan bu zamana Türk
turizmindeki önemli yerini her zaman korumuştur.
Akçakoca konumu, sosyal yapısı, doğal güzellikleri ve turizm
yatırımları nedeniyle son yıllarda yoğun bir ilgiye sahip
olmaktadır.
Yılın dört mevsiminde bir başka güzelliğin hakim olduğu
Akçakoca’da gezilip görülecek cezb edici yerler olduğu gibi
yapılabilecek birçok aktivitelerde vardır. Ayrıca bölgenin
ekonomik ürünü taze fındığı ve fındık mamullerini, bölgeye özel
meşhur dağ çileğini ve reçelini, böğürtlenini, nefis kestane
balını tadıp satın alabilirsiniz.
AKÇAKOCA'DA NERESİ, NASIL GEZEBİLİR, GÖRÜLEBİLİR VE NELER
YAPILABİLİR ?
Ceneviz Kalesi: Şehir merkezine 3 km. uzaklıda olup eşsiz
panaroması, piknik ve mesire alanları, mavi bayraklı plajı ile
ünlüdür.
Aktaş Şelalesi: İlçenin en yüksek bölgesinde olup 9 km. oto 2
km. yürüyerek ulaşılan bir doğa harikasıdır.
Fakıllı Mağarası: Son yılların en çok ziyaret edilen yerlerinden
biridir. 3 metrelik bir giriş tünelinden sonra inanılmaz
görüntülerin olduğu galerilere ulaşılmaktadır. Şehir merkezine 8
km.dir.
Cumayeri: Piknik alanı olarak düzenlenmiş olup eski bir hamam
kalıntısı, camisi ve Evliya Ahmet Dede Türbesi ile tarihi ve
dini bir misyon üstlenmiştir. Alan ulu çınarları ve yanı
başındaki akar suyuyla bir dinlence yeridir.
Mehmet Arif Köşkü ve Mahalle Evleri: Özel bir mimariye sahip
kimileri restore edilmiş, kimileri ise orijinal yapısıyla
Akçakoca’nın merkezinde bulunan bu evler görülmeye değer
özelliktedirler.
YAPILABİLECEK AKTİVİTELER
Tracking: Sarp kayalarla kesilmiş sahil boyunca ve şelale
güzergahında doğayla içiçe
Rafting: Görülmeye değer Melen çayında
Olta Balıkçılığı: Melen çayı ve Karadeniz’de
Bölge ayrıca av sporuna müsait olup; bıldırcın, çulluk, zaman
zaman domuz avcılığı yapılmaktadır.
Akçakoca’da istendiği takdirde ziyaret edilebilecek türbeler,
tekkeler ve camiler mevcuttur.
Türbeler : Kaplan Dede Türbesi,Eren Türbesi, Koçbaba Türbesi,
Tavşan Dede Türbesi, Kalpakcıbaşı Türbesi, Yeşh Efendi Türbesi,
Kara Ahmet Türbesi
Tekkeler: Koçbaba Tekkesi, Hadımhoca Tekkesi, Kalpakcılar
Tekkesi,
Camiiler: Cumayeri Camii, Korfar Camii, Yukarı Camii, Aşağı
Camii, KapıkuluCamii,FaryanıCamii, Kızlarağa Camii yeni adı
Merkez Camii olup külliye şeklinde özel bir mimariile inşa
edilmiştir. Bu nedenle ve merkezde olduğu için bir çok
ziyaretçisi vardır.
Tüm bunlardan başka yakın çevrede Yedi göller, Abant, Kartalkaya,
Düzce Efteni Kuşcenneti, Samandıra Şelalesi, Antik Konuralp, Kdz.
Ereğli Cehennem Mağarası görülmeye değer yerlerdir. Kısaca
tarihiyle, doğasıyla, deniziyle ayrıcalıklı bir turizm
bölgesidir Akçakoca...
MAHALLİ YEMEKLER
Ekmekler : Yufka, Bazlama,Gözleme,Cızlama,Mısır ekmeği,Hamsili
mısır ekmeği
Çorbalar : Tarhana, Mercimek, Un, Çılbır, Kızılcık çorbası
Hamur İşleri: Mantı, Erişte, Kuşkuş Makarnası, Kaşık Makarnası,
Mancarlı Pide,Melen Böreği, Ramazan Simiti(susamsız olarak
yöreye özgü peynir ve ya keşle ceviz içi serpilerek yapılan bir
hamur işi)
Yemekler : Karalahana dolması, Karalahana yemekleri,Hamsili
Pilav,Korçan,Gaygana,
Tatlılar : Melengüçceği, Laz Böreği, Güllaç
EKONOMİK DURUM
En önemli geçim kaynağı fındıkçılık ve Balıkçılıktır . 1877 Rus
– Osmanlı harbi sonrası Akçakoca ve yöresine Doğu Karadeniz’den
gelen göçmenler tarafından ilk fındık mahsulü getirilmiştir. Bu
yılda Trabzon’dan Akçaşehir’in Osmaniye muhaline yerleşen
Bostancı Hacı Ahmet Efendi, yanında getirdiği fındık fidanlarını
bu topraklara ilk eken zat olmuştur. Fındığın yetişmesi için
gerekli yağış 750 mm iken , Akçakoca’da 1000 mm. olan yağış
miktarı yetişme için elverişli bir ortam yaratmaktadır.
Baharla birlikte yeşeren fındık dallarından Ağustos ayında
Akçakoca’ya yapacağınız bir ziyaret ile fındığı dalından koparıp
yeme zevkini yaşayabilirsiniz.
Deniz balıklarından ; İstavrit, Kıraça, Lüfer, Sarukanat,
Çinekop, Palamut, Kofana, Mezgit, Hamsi, Zargana, Kalkan,
Barbunya, Kefal, Taşbalığı, Levrek Akçakoca sularında tutulan ve
satılan balık türlerindendir. Ayrıca çeşitli otel ve balıkçı
restaurantlarında taze taze bu balıkları yeme şansı mevcuttur.
Ayrıca merkezde ve yakın köylerde alabalık çiftliklerinde
yetiştirilen balıkları dere kenarlarında yiyebilir o müthiş
doğanın tadına varabilirsiniz.
TARİH
Tarih boyunca birçok medeniyetlere evsahipliği yapmış
Akçakoca’nın ilk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemekle
beraber; bölgeye ilk gelenler M.Ö. 1200 tariklerinde Track ve
Frickler’miş. Kimer ve İskit akımlarıyla zayıflayan Frick’ler
Lidya’lılar tarafından ortadan kaldırılmışlar ve Lidya
Krallığını kurmuşlardır.
M.Ö. 708 tarihinde Pers İmparatorluğu kurulmuştur. Bolu ve
havalisi Karadeniz kıyılarında Abanutıkus, Sinope, Eolya,
Heraclia, Kieros ve Dias şehirlerini kurmuşlardır.
M.Ö. 333 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender Dörtyol ovasında
Persleri kesin yenilgeye uğratarak Anadolu’ya hakim olmuştur.
Babilde M.Ö. 323 de ölünce hanedan dağıldı ve miras generalleri
arasında bölüşülmüş; sekiz devlet kurularak Helenistik çağ
başlamıştır..
M.Ö. 377 – 74 yılları arasında Bitinya Krallığının ilk kralı
Bias ; merkezi ise, önceleri Astakos sonraları Nikomedia (İzmit)
olmuştur. M.Ö. 91 – 74 de Bitinya tamamen Roma’ya verilmiştir.
M.Ö. 74 de Roma Konsülü Lucullus Mihtridata mislime Karadeniz
komutanı Cotta’ya Heracliea, Diapolis, Alaplı’nın yıkılmasını
emretmiştir.
Potnos kralı Mithridatın donanması Karadeniz’de fırtınaya
yakalanarak Melen çayına sığınmış, Diapolis üzerinden karadan
Heraclia’ya gitmiş. Mithridat kuvvetlerinin bölgeden ayrılması
ile Roma kuvvetleri Bitinyaya girmişler; Antonius Heraklia’yı
Galat prensi Adriyotorikse vermiş, Latin kültürüne kalan
bölgenin isimleri dahi değiştirilmiştir.
395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölünmüş, Doğu Bitinyaya
Honoriat denilmiştir. Buranın merkezi Klodiopolis (Bolu),
başlıca şehirleri Prusias (üskibi), Diapolis (Akçakoca) dır.
1204 yılında 4. Haçlı orduları İstanbul’a yerleşmişler, Latin
İmparatorluğunu kurarak hüküm sürmüşlerdir. Ceneviz’ler
Karadeniz kıyılarında yerleşerek daha önceleri kurulmuş olan
Diapolis, Herakliea, Amesus şehirlerinde ticaret ve deniz
siteleri kurarak mevcut kaleleri onarmışlardır. Akçakoca’daki
kale Ceneviz Kalesi olarak anılıyorsa da burası çok önce Yunan
göçmenleri tarafından kurulan Diapolis şehrine aittir.1261
yılında Bizanslılar Latin hakimiyetine son vererek tekrar
egemenliklerini ilan etmişlerdir..
Akçakoca ve yöresine ilk Türklerin gelmeleri 1085 tarihinde
başlar. 1077 – 1086 Anadolu’da Selçuklular zamanında 49 beylik
kurulmuş; bunlardan İznik Beyliği (Bolu – Kocaeli – Bursa)
Bitinya’yı içine alıyordu. Selçuklu Anadolu Devleti ,1255 de
Moğol idaresine girmiş, 1308 de Mesut’un ölmesiyle son
bulmuştur.
Bizans 1285 – 1338 yılları arasında zor günler yaşıyordu. Türk
akınlarını durduracak güçleri yoktu. Bitinya’ya bağlı şehirlerin
çoğu Türklerin eline geçiyordu. 1319 yılında Diapolis, 1323
yılında Prusias, 1324 yılında Kladiapolis şehirleri Orhan Gazi
ve Konuralp tarafından ele geçirilmişler Osmanlı Beyliği
sınırlarına katılmışlardır.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde bölge Osman Gazinin silah
arkadaşı olan Akçakoca Bey tarafından idare edilmiş,
Bizanslıların verdiği Diapolis ismi Akçaşar olarak
değiştirilmiştir. 18 yy. da Şar - Şehir olarak değiştirilmiş
Akçaşehir adını almıştır. 1923 yılında Cumhuriyetin ilanıyla
Teşkilatı Esasiye kanununa göre Bolu vilayet, Düzce kaza,
Akçaşehir de nahiye olmuştur.
23 Haziran 1934 tarihinde bir nahiye iken ilçe haline getirilmiş
ve bölgeyi zapteden Akçakoca Beyin ismine izafeten 7 Eylül 1934
tarihinde Akçaşehir’in adı AKÇAKOCA olmuştur.
|