|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASASI
Kanun Numarası : 2709
Kabul Tarihi
: 18/10/1982
Yayımlandığı R.G. : Tarih :
9/11/1982 Sayı : 17863 (Mükerrer)
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 22 Sayfa : 3
B A Ş L A N G I Ç
(Değişik : 03/10/2001-4709/1 md.)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk
Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye
Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman
Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve
ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi
olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddî ve
manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi
yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız
Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya
yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada
gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş
hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük
sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin
kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü
ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda
bulunduğu;
Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının,
Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve
manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları
ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik
ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine
ve politikaya kesinlikle karıştırılmayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden
eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür,
medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve
maddî ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine
doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, milli
sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde,
nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde
ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı,
karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh
cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine
hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde
saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk evlatlarının
vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli
Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2 - Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma
ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk
milliyetçiliğine bağlı, başlangıç'ta belirtilen temel ilkelere
dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, milli marşı ve
başkenti
Madde 3 - Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir
bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al
bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
Madde 4 - Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin
Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki
Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri
değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5 - Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin
bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini,
Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah,
huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve
hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle
bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal
engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının
gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
Madde 6 - Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre,
yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye
veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını
Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
Madde 7 - Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
Madde 8 - Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar
Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak
kullanılır ve yerine getirilir.
IX. Yargı yetkisi
Madde 9 - Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız
mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,
felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun
önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü
Madde 11- Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri
bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
l. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği
Madde 12 - Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez,
vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer
kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
Madde 13 – (Değişik:3.10.2001-4709/2 md.) Temel hak ve
hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili
maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla
sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,
demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve
ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
Madde 14 - (Değişik:3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan hak
ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan
demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan
faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla
tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada
belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan
bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak
müeyyideler, kanunla düzenlenir.
IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması
Madde 15 - Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü
hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal
edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve
hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir
veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı
tedbirIer alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun
fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm cezalarının
infazı dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî
varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce
ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı
suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu
mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
V. Yabancıların durumu
Madde 16 - Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için,
milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevi varlığı
Madde 17 - Herkes, yaşama, maddî ve manevi varlığını koruma ve
geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin
vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi
deneylere tâbi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle
bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.
Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali
ile meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının
yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının
önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim
veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin
uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği
zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra
hükmü dışındadır.
II. Zorla çalıştırma yasağı
Madde 18 - Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunda düzenlenmek üzere hükümlülük veya
tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde
vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu
kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki
beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi hürriyeti ve güvenliği
Madde 19 - Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen :
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve
güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının
veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin
yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında
ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir
kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir
akı1 hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri
veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi,
eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak
alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde
ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme
yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya
tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun
bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak
kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini
önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve
kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla
tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü
halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir;
bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama
sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun
hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu
suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
(Değişik:3.10.2001-4709/4 md.) Yakalanan veya tutuklanan kişi,
tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre
hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en
çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler
geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun
bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş
hallerinde uzatılabilir.
(Değişik:3.10.2001-4709/4 md.) Kişinin yakalandığı veya
tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve
soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme
hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince
duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini
sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa
sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın
kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak
amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.
(Değişik:3.10.2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme
tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun
genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.
IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın gizliliği
Madde 20 - Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı
gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile
hayatının gizliliğine dokunulamaz. (...)(1)
(Değişik:3.10.2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması
veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden
biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim
kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin
yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve
eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar;
aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
B. Konut dokunulmazlığı
Madde 21 - (Değişik:3.10.2001-4709/6 md.) Kimsenin konutuna
dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri
veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı
olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri
bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve
buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört
saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el
koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el
koyma kendiliğinden kalkar.
C. Haberleşme hürriyeti
Madde 22 - (Değişik:3.10.2001-4709/7 md.) Herkes, haberleşme
hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel
sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına
bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça;
haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili
merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına
sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi
halde, karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda
belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti
Madde 23 - Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik
gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi
gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve
suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, (...)(1) vatandaşlık
ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle
sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun
bırakılamaz.
VI. Din ve vicdan hürriyeti
Madde 24 - Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine
sahiptir.
14 ncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini
âyin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dini âyin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve
kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden
dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi
altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve
ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer
alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin
kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine
bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel
düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi
veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle
olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal
sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti
Madde 25 - Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve
kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle
kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
Madde 26 - Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya
başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma
hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi
olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de
kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri
yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel
değildir.
(Değişik:3.10.2001-4709/9 md.) Bu hürriyetlerin kullanılması,
milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel
nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez
bütünlüğünün korunması suçların önlenmesi, suçluların
cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş
bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının,
özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek
sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun
olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
(Mülga:3.10.2001-4709/9 md.)
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin
düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla,
düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
(Ek:3.10.2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
kanunla düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat hürriyeti
Madde 27 - Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme,
açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına
sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri
hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının
kanunla düzenlenmesine engel değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili hükümler
A. Basın hürriyeti
Madde 28 - Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin
alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.
(Mülga:3.10.2001-4709/10 md.)
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri
alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci
maddeleri hükümleri uygulanır.
Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya
isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli
bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar
veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler,
bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir
yolu ile dağıtım hâkim kararıyle; gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını en geç
yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu
kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme
kararı hükümsüz sayılır.
Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi
için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hâkim tarafından
verilen kararlar saklı kalmak üzere olaylar hakkında yayım
yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların
soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hâkim
kararıyle; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün,
millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın korunması ve
suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını
en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim bu
kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı
hükümsüz sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması
sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır.
Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve
millletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine
millî güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm olma
halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir.
Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her
türlü yayın yasaktır; bunlar hâkim kararıyla toplatılır.
B. Süreli ve süresiz yayın hakkı
Madde 29 - Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve mali
teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve
belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi
yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti
halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye
başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları
ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir.
Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını
engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik
şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya
bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına
göre yararlanır.
C. Basın araçlarının korunması
Madde 30 - Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan
basımevi ve eklentileri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve millî güvenlik
aleyhine işlenmiş bir suçtan mahkum olma hali hariç, suç aleti
olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez ve işletilmekten
alıkonulamaz.
D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme
araçlarından yararlanma hakkı
Madde 31 - Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzelkişilerinin
elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından
yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve
usulleri kanunla düzenlenir.
(Değişik:3.10.2001-4709/11 md.) Kanun, millî güvenlik, kamu
düzeni, genel ahlâk ve sağlığın korunması sebepleri dışında,
halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere
ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici
kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap hakkı
Madde 32 - Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve
şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı
yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip
gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden
itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.
XI. Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek kurma hürriyeti
Madde 33 – (Değişik:3.10.2001-4709/12 md.) Herkes, önceden izin
almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten
çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya
zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile
başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil,
şart ve usuller kanunda gösterilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla
kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını
önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede
sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde
görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden
yürürlükten kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri
mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet
memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.
B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı
Madde 34 - (Değişik:3.10.2001-4709/13 md.) Herkes, önceden izin
almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel
ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
XII. Mülkiyet hakkı
Madde 35 - Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
XIII. Hakların korunması ile ilgili hükümler
A. Hak arama hürriyeti
Madde 36 - (Değişik:3.10.2001-4709/14 md.) Herkes, meşru vasıta
ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı
veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına
sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan
kaçınamaz.
B. Kanuni hâkim güvencesi
Madde 37 - Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir
merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne
çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü
merciler kurulamaz.
C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar
Madde 38 - Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç
saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu
işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha
ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları
konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla
konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan
bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
(Ek:3.10.2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş
bulgular, delil olarak kabul edilemez.
(Ek:3.10.2001-4709/15 md.) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan
bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden
alıkonulamaz.
(Ek:3.10.2001-4709/15 md.) Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve
terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez.
Genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir
müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından
bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.
Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez.
XIV. İspat hakkı
Madde 39 - Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev
ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan
isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın
doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde
ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup
olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya
şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması
Madde 40 - Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen
herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının
sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
(Ek:3.10.2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili
kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve
sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu
uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin
sorumlu olan ilgili görevliye rûcu hakkı saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Ailenin korunması
Madde 41 - (Değişik:3.10.2001-4709/17 md.) Aile, Türk toplumunun
temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve
çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile
uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı
kurar.
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
Madde 42 - Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun
bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları
doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin
gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim
ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan
kaldırmaz.
İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve
Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli, okulların bağlı olduğu esaslar,
Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak,
kanunla düzenlenir.
Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin,
öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka
yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle
özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma
ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her
ne suretle olursa olsun engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk
vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.
Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile
yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı
esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası antlaşma hükümleri
saklıdır.
III. Kamu yararı
A. Kıyılardan yararlanma
Madde 43 - Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını
çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu
yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre
derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları
kanunla düzenlenir.
B. Toprak mülkiyeti
Madde 44 - Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak
ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız
olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye
toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu
amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın
genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı
bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi,
ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin
azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında
başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle
mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı
halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin
esaslar kanunla düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların
korunması
Madde 45 - Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer'aların amaç
dışı kullanıl-masını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim
planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi
artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme
araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını
kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve
gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken
tedbirleri alır.
D. Kamulaştırma
Madde 46 - (Değişik:3.10.2001-4709/18 md.) Devlet ve kamu tüzel
kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek
karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan
taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen
esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî
irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli
nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun
uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân
projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi,
kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan
toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir.
Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde,
taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler
eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten
küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir
sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için
öngörülen en yüksek faiz uygulanır.
E. Devletleştirme ve özelleştirme(1)
Madde 47 - Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu
yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek
karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.
(Ek fıkra:14/8/1999-4446/1 md.) Devletin, kamu iktisadi
teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde
bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas
ve usuller kanunla gösterilir.
(Ek fıkra:14/8/1999-4446/1 md.) Devlet, kamu iktisadi
teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen
yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile
gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya
devredilebileceği kanunla belirlenir.
IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti
Madde 48 - Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme
hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve
sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde
çalışmasını sağlıyacak tedbirleri alır.
V. Çalışma ile ilgili hükümler
A. Çalışma hakkı ve ödevi
Madde 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
(Değişik:3.10.2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat
seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için
çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek,
işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için
gerekli tedbirleri alır.
(Mülga:3.10.2001-4709/19 md.)
B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı
Madde 50 - Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde
çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar
çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları
ve şartları kanunla düzenlenir.
C. Sendika kurma hakkı
Madde 51 - (Değişik:3.10.2001-4709/20 md.) Çalışanlar ve
işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal
hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin
almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe
üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç
kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya
zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve
kanunla sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunda gösterilir.
Aynı zamanda ve aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye
olunamaz.
İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki
haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin
niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri,
Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı
olamaz.
D. Sendikal faaliyet
Madde 52 - (Mülga: 23/7/1995-4121/3 md.)
VI -Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt
A. Toplu iş sözleşmesi hakkı
Madde 53 - İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve
sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla
toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
(Ek fıkra: 23/7/1995-4121/4 md) 128 nci maddenin ilk fıkrası
kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında
kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve
ikinci fıkraları ile 54 ncü madde hükümlerine tabi olmayan
sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine
başvurabilir ve İdareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme
yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa
düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat
metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için
Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda
mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları
da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun
takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller
kanunla düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş
sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.
B. Grev hakkı ve lokavt
Madde 54 - Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında,
uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu
hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul
ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum
zararına ve milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı
veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep
oldukları maddi zarardan sendika sorumludur.
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller
ve işyerleri kanunla düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği
durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem
Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da
anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem
Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.
Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel
grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve
diğer direnişler yapılamaz.
Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar
tarafından hiç bir şekilde engellenemez.
VII. Ücrette adalet sağlanması
Madde 55 - Ücret emek karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret
elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için
gerekli tedbirleri alır.
(Değişik:3.10.2001-4709/21 md.) Asgari ücretin tespitinde
çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da
gözönünde bulundurulur.
VIII. Sağlık, çevre ve konut
A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması
Madde 56 - Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama
hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre
kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde
sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi
artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık
kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal
kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için
kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.
B. Konut hakkı
Madde 57 - Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını
gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak
tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
IX. Gençlik ve spor
A. Gençliğin korunması
Madde 58 - Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği
gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları
doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı
yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden,
suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten
korumak için gerekli tedbirleri alır.
B. Sporun geliştirilmesi
Madde 59 - Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh
sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere
yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur.
X. Sosyal güvenlik hakları
A. Sosyal güvenlik hakkı
Madde 60 - Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve
teşkilâtı kurar.
B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler
Madde 61 - Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve
yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine
yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına
intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve
sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için
her türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.
C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları
Madde 62 - Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk
vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin,
kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması,
anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı
olunması için gereken tedbirleri alır.
XI. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması
Madde 63 - Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve
değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve
teşvik edici tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara
getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak
yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.
XII. Sanatın ve sanatçının korunması
Madde 64 - Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur.
Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi,
desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken
tedbirleri alır.
XIII. Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları
Madde 65 – (Madde Başlığı ile Birlikte Değişik:3.10.2001-4709/22
md.) Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen
görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri
gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine
getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SİYASİ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Türk vatandaşlığı
Madde 66 - Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes
Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (...)(1)
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak
kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde
bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı
yolu kapatılamaz.
II. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları
Madde 67 - Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak
seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde
siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına
sahiptir.
(Değişik: 23/7/1995-4121/5 md.) Seçimler ve halkoylaması
serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve
döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında
yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy
hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir
tedbirleri belirler.
(Değişik: 17/5/1987-3361/1 md., 23/7/1995-4121/5 md.) Onsekiz
yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halk oylamasına
katılma haklarına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
(Değişik:3.10.2001-4709/24 md.) Silah altında bulunan er ve
erbaşlar ile askeri öğrenciler, taksirli suçlardan giyenler
hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy
kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy
kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti
açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu
tarafından tespit edilir ve görevli hakimin yerinde yönetim ve
denetimi altında yapılır.
(Ek fıkra: 23/7/1995-4121/5 md.) Seçim kanunları, temsilde
adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde
düzenlenir.
(Ek:3.10.2001-4709/24 md.) Seçim kanunlarında yapılan
değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl
içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.(2)
III. Siyasi partilerle ilgili hükümler
A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma
Madde 68 - (Değişik: 23/7/1995-4121/6 md.) Vatandaşlar, siyasi
kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma
hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını
doldurmuş olmak gerekir.
Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez
unsurlarıdır.
Siyasi partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve
kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.
Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin
bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan
haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet
egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı
olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür
diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç
işlenmesini teşvik edemez.
Hakimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları
mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki
görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları
ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye
olamazlar.
Yüksek öğretim elamanlarının siyasi partilere üye olmaları ancak
kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasi partilerin
merkez organları dışında kalan parti görevi almalarına cevaz
veremez ve parti üyesi yüksek öğretim elemanlarının yüksek
öğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.
Yüksek öğretim öğrencilerinin siyasi partilere üye
olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
Siyasi partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım
yapar. Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve
bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.
B. Siyasi partilerin uyacakları esaslar
Madde 69 - (Değişik: 23/7/1995-4121/7 md.) Siyasi partilerin
faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi
ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla
düzenlenir.
Siyasi partiler, ticari faaliyetlere girişemezler.
Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması
gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa
Mahkemesince siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve
giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim
yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda
gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine
getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu
denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.
Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının
açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara
bağlanır.
Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 nci maddenin
dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli
kapatma kararı verilir.
(Değişik:3.10.2001-4709/25 md.) Bir siyasi partinin 68 nci
maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü
temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin
işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit
edilmesi halinde karar verilir.
Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince
yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre
veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup
yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu
fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık
içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline
gelmiş sayılır.
(Ek:3.10.2001-4709/25 md.) Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki
fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin
ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen
veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.
Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.
Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan ve
faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa
Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmi
Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl
süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve
deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk
uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım
alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır.
(Değişik:3.10.2001-4709/25 md.) Siyasi partilerin kuruluş ve
çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet
yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasi
partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki
esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.
IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı
A. Hizmete girme
Madde 70 - Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka
hiçbir ayırım gözetilemez.
B. Mal bildirimi
Madde 71 - Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde
bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla
düzenlenir. Yasama ve yürütme organla-rında görev alanlar,
bundan istisna edilemez.
V. Vatan hizmeti
Madde 72 - Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu
hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde
yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla
düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
Madde 73 - Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali
gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının
sosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla
konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık,
istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde
kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik
yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.
VII. Dilekçe hakkı
Madde 74 – (Değişik:3.10.2001-4709/26 md.) Vatandaşlar ve
karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye'de ikamet eden
yabancılar; kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve
şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet
Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvuruların sonucu gecikmeksizin dilekçe
sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
A. Kuruluşu
Madde 75 - (Değişik : 17/5/1987 - 3361/2 md., 23/7/1995-4121/8
md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen beşyüzelli
milletvekilinden oluşur.
B. Milletvekili seçilme yeterliliği
Madde 76 - Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili
seçilebilir.
(Değişik:27.12.2002-4777/1 md.) En az ilkokul mezunu olmayanlar,
kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar,
kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir
yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş
olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas
gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım
satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör
eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik
suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar
bile milletvekili seçilemezler.
Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları,
yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim
Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki
görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler
mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve
milletvekili seçilemezler.
C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi
Madde 77 - Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri beş yılda
bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar
verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar altında
Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler yenilenir.
Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin
seçilmesine kadar sürer.
D. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması
ve ara seçimleri
Madde 78 - Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkan
görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl
geriye bırakılmasına karar verebilir.
Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki
usule göre bu işlem tekrarlanabilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması
halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir
defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime
gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının
yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde
yapılmasına karar verilir.
Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.
(Ek Beşinci fıkra:27.12.2002-4777/2 md.) Yukarıda yazılı
hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye
Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı
takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim
yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde Anayasanın 127 nci
maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.
E. Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
Madde 79 - Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve
denetimi altında yapılır.
Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde
yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve
yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla
ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve
kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin
seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur.
Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie
başvurulamaz.
Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve
yetkileri kanunla düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur.
Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi
üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu
ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından
bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler
arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim
Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmezler.
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması
işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili
seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.
F. Üyelikle ilgili hükümler
1. Milletin temsili
Madde 80 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri
bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil
ederler.
2. Andiçme
Madde 8l - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri göreve başlarken
aşağıdaki şekilde and içerler :
“Devletin varlığı ve bağımsızlığını vatanın ve milletin bölünmez
bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini
koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik
Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma;
toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı
içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden
yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma;
büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”
3. Üyelikle bağdaşmayan işler
Madde 82 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer
kamu tüzel kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin
veya diğer kamu tüzel kişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı
olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir
kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış kamu yararına
çalışan derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi
muafiyeti olan vakıfIarın kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve
katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim
kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir
taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler,
temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif,
inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir
işle görevlendirilemezler. Bir üyenin belli konuda ve altı ayı
aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi
kabul etmesi, Meclisin kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev
ve işler kanunla düzenlenir.
4. Yasama dokunulmazlığı
Madde 83 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis
çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri
düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine
Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında
tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir
milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya
çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren
suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak
kaydıyla Anayasanın 14 ncü maddesindeki durumlar bu hükmün
dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve
doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek
zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce
veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik
sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı
işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma,
Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca,
yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar
alınamaz.
5. Milletvekilliğinin düşmesi
Madde 84 - (Değişik: 23/7/1995-4121/9 md.) İstifa eden
milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli
olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit
edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca
kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde
düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula
bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev
veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu
tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay
içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca
tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tam sayısının salt
çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.
Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep
olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin
kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın
Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini
derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.
6. İptal istemi
Madde 85 - (Değişik: 23/7/1995-4121/10 md.) Yasama
dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin
düşmesine 84 ncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü
fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel
Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün
içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili,
kararın, Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla
iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi,
iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar.
7. Ödenek ve yolluklar
Madde 86 – (Değişik:21.11.2001-4720/1 md.) Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla
düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun
almakta olduğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını
aşamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların
emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği
sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve
yolluklar, kendilerine T.C. Emekli Sandığı tarafından bağlanan
emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
A. Genel olarak
Madde 87 – (Değişik:3.10.2001-4709/28 md.) Türkiye Büyük Millet
Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve
kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denet1emek; Bakanlar
Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma
yetkisi vermek; bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek
ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek;
milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun
kararı ile genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip
kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek ve
Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve
görevleri yerine getirmektir.
B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
Madde 88 - Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve
milletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde
görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir.
C. Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması
Madde 89 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul
edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar.
(Değişik:3.10.2001-4709/29) Yayımlanmasını kısmen veya tamamen
uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta
gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun
bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun
bulunmayan maddeleri görüşebilir.Bütçe kanunları bu hükme tâbi
değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul
ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri
gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı
değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir.
Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.
D. Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma
Madde 90 - Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve
milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun
bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir
yılı aşmayan andlaşmalar Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme
getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki
mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe
konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak
iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile
kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari,
teknik veya idari andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince
uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan
ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren
andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların
yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun
hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile
Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme
Madde 91 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun
hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim
ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci
kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar,
kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi
haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını,
kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden
fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin
bitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine
sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi
tarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin
son bulduğu veya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde
kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün
yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak
daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,
Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda
öncelikle ve ivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan
kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince
redddedilen kararnameler bu kararın Resmi Gazetede yayımlandığı
tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen
kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi
Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
F. Savaş hali ilânı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme
Madde 92 - Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş
hali ilânına ve Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası
andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının
gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı
ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin
Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken
ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebep1e silahlı
kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz
olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin
kullanılmasına karar verebilir.
III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili
hükümler
A. Toplanma ve tatil
Madde 93 - (Değişik birinci fıkra: 23/7/1995-4121/11 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk günü
kendiliğinden toplanır.
Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara
verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar
Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır.
Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin
yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya çağırır.
Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet
Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden
ara verme veya tatile devam edilemez.
B. Başkanlık Divanı
Madde 94 - Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı,
Meclis üyeleri arasından seçilen Meclis Başkanı,
Başkanvekilleri, Kâtip üyeler ve İdare Amirlerinden oluşur.
Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasi parti gruplarının üye sayısı
oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur. Siyasi
parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama
döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki,
ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç yıldır.
(Değişik:3.10.2001-4709/30) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan
adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden
itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir, Başkan
seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının
üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu
aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada
en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü
oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan
seçimi aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün
içinde tamamlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekillerinin, Kâtip
Üyelerinin ve İdare Amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama
sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde belirlenir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi
bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde
veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller
dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu
yöneten Başkanvekili oy kullanamazlar.
C. İçtüzük, siyasi parti grupları ve kolluk işleri
Madde 95 - Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarını, kendi
yaptığı İçtüzük hükümlerine göre yürütür.
İçtüzük hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclisin bütün
faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak
yolda düzenlenir. Siyasi parti grupları, en az yirmi üyeden
meydana gelir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve
arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle
düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için
yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis
edilir.
D. Toplantı ve karar yeter sayısı
Madde 96 - Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve
toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak
karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte
birinin bir fazlasından az olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
katılmadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak
üzere bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu
ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.
E. Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması
Madde 97 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki
görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine göre kapalı
oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı
Türkiye Büyük Millet Meclisi kararına bağlıdır.
Meclisteki açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının
teklifi üzerine Meclisce başkaca bir karar alınmadıkça, her
türlü vasıta ile yayımı serbesttir.
IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim
yolları
A. Genel olarak
Madde 98 - Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis
araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması
yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak
cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi
istemekten ibarettir.
Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için
yapılan incelemeden ibarettir.
Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren
belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda
görüşülmesidir.
Soru, Meclis araştırması ve genel görüşme ile ilgili önergelerin
verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme
ve araştırma yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.
B. Gensoru
Madde 99 - Gensoru önergesi, bir siyasi parti grubu adına veya
enaz yirmi milletvekilinin imzasıyla verilir.
Gensoru önergesi, verilişinden sonraki üç gün içinde
bastırılarak üyelere dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün
içinde gündeme alınıp alınmayacağı görüşülür. Bu görüşmede,
ancak önerge sahiplerinden biri, siyasi parti grupları adına
birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir
bakan konuşabilir.
Gündeme alma kararıyla birlikte, gensorunun görüşülme günü de
belli edilir; ancak, gensorunun görüşülmesi, gündeme alma
kararının verildiği tarihten başlayarak iki gün geçmedikçe
yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin veya grupların
verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya Bakanlar
Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye
tamsayısının salt çoğunluğuyla olur; oylamada yalnız güvensizlik
oyları sayılır.
Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına ve
yukarıdaki ilkelere uygun olmak kaydıyla gensoru ile ilgili
diğer hususlar İçtüzükle belirlenir.
C. Meclis soruşturması
Madde 100 - (Değişik:3.10.2001-4709/31) Başbakan veya bakanlar
hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması
istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve
gizli oyla karara bağlar.
Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi
partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye
sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her
parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik
bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma
sonucunu belirtilen raporunu iki ay içinde Meclise sunar.
Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona iki
aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Bu süre içinde raporun
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına teslimi zorunludur.
(Değişik:3.10.2001-4709/31) Rapor Başkanlığa verildiği tarihten
itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün
içinde görüşülür ve gerek görüldüğü takdirde ilgilinin Yüce
Divana sevkine karar verilir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye
tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla alınır.
Meclisteki siyasi parti gruplarında Meclis soruşturması ile
ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
YÜRÜTME
I. Cumhurbaşkanı
A. Nitelikleri ve tarafsızlığı
Madde 101 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk
yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu
niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk
vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için seçilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından
aday gösterilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte
birinin yazılı önerisiyle mümkündür.
Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği sona erer.
B. Seçimi
Madde 102 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen
toplantıya çağrılır.
Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya
Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra
Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden
itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü
içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan
yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir.
En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye
tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya
geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu
sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü
oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü
oylama yapılır, bu oylamada da üye tamsayısının salt çoğunluğu
ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük
Millet Meclisi seçimleri yenilenir.
Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev
süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
C. Ant içmesi
Madde 103 - Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük
Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde ant içer :
“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını,
vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü milletin kayıtsız ve
şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun
üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik
Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı,
millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan
haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden
ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak,
yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine
getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve
tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”
D. Görev ve yetkileri
Madde 104 - Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye
Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder;
Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu
çalışmasını gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara
uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:
a) Yasama ile ilgili olanlar :
Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük
Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine
geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü
takdirde halkoyuna sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin
Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi
ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak.
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar
vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin olanlar :
Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son
vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya
Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek,
Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini
kabul etmek,
Milletlerarası antlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin
Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim
veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname
çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli
kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme
yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
Üniversite rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar :
Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcıvekilini, Askeri Yargıtay üyelerini, Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve
atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri
kullanır.
E. Sorumluluk ve sorumsuzluk hali
Madde 105 - Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda
Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek
başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün
kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu
kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur.
Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine
Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye
tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.
F. Cumhurbaşkanına vekillik etme
Madde 106 - Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi
sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde,
görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple
Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi
seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait
yetkileri kullanır.
G. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği
Madde 107 - Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluşu,
teşkilat ve çalışma esasları, personel atama işlemleri
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.
H. Devlet Denetleme Kurulu
Madde 108 - İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli
şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla,
Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu,
Cumhurbaşkanının isteği üzerine tüm kamu kurum ve kuruluşlarında
ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların
katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan
meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek
kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü
inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.
Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun
görev alanı dışındadır.
Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı,
kanunda belirlenen nitelikteki kişiler arasından,
Cumhurbaşkanınca atanır.
Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve
diğer özlük işleri, kanunla düzenlenir.
II. Bakanlar Kurulu
A. Kuruluş
Madde 109 - Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur.
Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
arasından atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili
seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir
ve Cumhurbaşkanınca atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi
üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir.
B. Göreve başlama ve güvenoyu
Madde 110 - Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde
ise toplantıya çağrılır.
Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta
içinde Başbakan veya bir bakan tarafından Türkiye Büyük Millet
Meclisinde okunur ve güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için
görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün geçtikten sonra
başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra
oylama yapılır.
C. Görev sırasında güvenoyu
Madde 111 - Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda
görüştükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven
isteyebilir.
Güven istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesinden
bir tam gün geçmedikçe görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden
bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla
reddedilebilir.
D. Görev ve siyasi sorumluluk
Madde 112 - Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak,
Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin genel
siyasetinin yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin
yürütülmesinden birlikte sorumludur.
Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi
içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden
de sorumludur.
Başbakan, bakanların görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun
olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici önlemleri
almakla yükümlüdür.
Bakanlar Kurulu üyelerinden milletvekili olmayanlar; 81 nci
maddede yazılı şekilde Millet Meclisi önünde ant içerler ve
bakan sıfatını taşıdıkları sürece milletvekillerinin tabi
oldukları kayıt ve şartlara uyarlar ve yasama dokunulmazlığına
sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
gibi ödenek ve yolluk alırlar.
E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar
Madde 113 - Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri,
yetkileri ve teşkilatı kanunla düzenlenir.
Açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü olan bir bakana,
diğer bir bakan geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir bakan
birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce Divana verilen bir
bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki halinde
hükümet istifa etmiş sayılır.
Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç on beş gün içinde
atama yapılır.
F. Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu
Madde 114 - Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden
önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin
başlangıç tarihinden üç gün önce, seçim dönemi bitmeden seçimin
yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan
başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara Türkiye Büyük Millet
Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır.
116 ncı madde gereğince seçimlerin yenilenmesine karar
verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici
Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan atar.
Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma
bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya Meclis
dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasi parti gruplarından,
oranlarına göre üye alınır.
Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif
edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer
yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan
bağımsızlar atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmî Gazete'de
ilanından itibaren beş gün içinde kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni Meclis
toplanıncaya kadar vazife görür.
G. Tüzükler
Madde 115 - Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek
veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak
ve Danıştayın incelenmesinden geçirilmek şartıyla tüzükler
çıkarabilir.
Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi
yayımlanır.
H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca
yenilenmesi
Madde 116 -Bakanlar Kurulunun, 110 ncu maddede belirtilen
güvenoyunu alamaması ve 99 ncu veya 111 nci maddeler uyarınca
güvensizlik oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün içinde
yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu
alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanına danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi
üzerine kırkbeş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük
Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş
gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması hallerinde de
Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak
seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Yenilenme kararı Resmi Gazetede yayımlanır ve seçime gidilir.
İ. Milli Savunma
1. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı
Madde 117 - Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil
olunur.
Milli güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt
savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine
karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta
Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine
getirir.
Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine,
Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana
karşı sorumludur.
Millî Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet
Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla
düzenlenir.
2. Milli Güvenlik Kurulu
Madde 118 – (Değişik:3.10.2001-4709/32 md.) Millî Güvenlik
Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay
Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri,
Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları
ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.
Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan ve
kişiler çağrılıp görüşleri alınabilir.
(Değişik:3.10.2001-4709/32 md.) Milli Güvenlik Kurulu; Devletin
milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile
ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun
sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir.
Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve
bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda
alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar
Kurulunca değerlendirilir.
Millî Güvenlik Kurulunun gündemi; Başbakan ve Genelkurmay
Başkanının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca
düzenlenir.
Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Millî Güvenlik Kurulu
Başbakanın başkanlığında toplanır.
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve
görevleri kanunla düzenlenir.
III. Olağanüstü yönetim usulleri
A. Olağanüstü haller
1 . Tabii afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal
ilanı
Madde 119 - Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır
ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında
toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir veya birden fazla
bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere
olağanüstü hal ilan edebilir.
2. Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi
şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilânı
Madde 120 - Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya
temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın
şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya
şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması
hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra
yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi
altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.
3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme
Madde 121 – Anayasa’nın 119 ve 120 nci maddeleri uyarınca
olağanüstü hal ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmi
Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin
onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal
toplantıya çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini
değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında
dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali
kaldırabilir.
119 ncu madde uyarınca ilân edilen olağanüstü hallerde
vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri
ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak
üzere, Anayasanın 15 inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda
temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl
durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne
suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler
verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler
yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal
Kanununda düzenlenir.
Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında
toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı
konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu
kararnameler, Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce
onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.
B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali
Madde 122 - Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya
temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve
olağanüstü hal ilanını gerektiren hallerden daha vahim şiddet
hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, savaşı
gerektirecek bir durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya
vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın
veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan
tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması
sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra,
süresi altı ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla
bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilan edebilir. Bu karar,
derhal Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük
Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır. Türkiye
Büyük Millet Meclisi gerekli gördüğü takdirde sıkıyönetim
süresini kısaltabilir, uzatabilir veya sıkıyönetimi
kaldırabilir.
Sıkıyönetim süresinde, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu sıkıyönetim halinin gerekli kıldığı konularda
kanun hükmünde kararname çıkarabilir.
Bu kararnameler Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Bunların Meclisce
onaylanmasına ilişkin süre ve usul İçtüzükte belirlenir.
Sıkıyönetimin her defasında dört ayı aşmamak üzere uzatılması,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Savaş
hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde hangi hükümlerin
uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği, idare ile olan
ilişkileri, hürriyetlerin nasıl kısıtlanacağı veya durdurulacağı
ve savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi
halinde vatandaşlar için getirilecek yükümlülükler kanunla
düzenlenir.
Sıkıyönetim komutanları Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak
görev yaparlar.
IV. İdare
A. İdarenin esasları
1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği
Madde 123 - İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve
kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden
yönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkca verdiği
yetkiye dayanılarak kurulur.
2. Yönetmelikler
Madde 124 - Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri,
kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin
uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla,
yönetmelikler çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazetede yayımlanacağı kanunda
belirtilir.
B. Yargı yolıı
Madde 125 - İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı
yolu açıktır. Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile
Yüksek Askeri Şûranın kararları yargı denetimi dışındadır. (Ek
hüküm:14/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz
şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların
millî ve milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir.
Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan
uyuşmazlıklar için gidilebilir.
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim
tarihinden başlar.
Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun
denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen
şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini
kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir
yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız
zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması
şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe
gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş
halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık
nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini
sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle
yükümlüdür.
C. İdarenin kuruluşu
1. Merkezi İdare
Madde 126 - Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya
durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine
göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayırılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla,
birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilâtı kurulabilir.
Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
2. Mahalli idareler
Madde 127 - Mahallî idareler; il, belediye veya köy halkının
mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları
kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen,
seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu
tüzelkişileridir.
Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden
yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23/7/1995-4121/12 md.) Mahalli idarelerin seçimleri,
67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. Ancak,
milletvekili genel veya ara seçiminden önceki veya sonraki bir
yıl içinde yapılması gereken mahalli idareler organlarına veya
bu organların üyelerine ilişkin genel veya ara seçimler
milletvekili genel veya ara seçimleriyle birlikte yapılır.
Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri
getirebilir.
Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını
kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri,
konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile
ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma
açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini,
İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar
uzaklaştırabilir.
Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin
idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu
görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve
mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda
belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine
sahiptir.
Mahallî idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı
ile, kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik
kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve
merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir.
Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.
D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler
1. Genel ilkeler
Madde 128 - Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu
tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü
oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli
görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,
görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve
ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları,
kanunla özel olarak düzenlenir.
2. Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence
Madde 129 - Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve
kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına
savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.
Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin
kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki
hükümler saklıdır .
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken
işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine
rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara
uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia
edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla
belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin
iznine bağlıdır.
E. Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları
1. Yükseköğretim kurumları
Madde 130 - Çağdaş eğitim - öğretim esaslarına dayanan bir düzen
içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü
yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde
eğitim - öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık
yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli
birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe
sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.
Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik
olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve
denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir.
Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir biçimde
yayılmasını gözetir.
Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her
türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak, bu
yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin
bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma
serbestliği vermez.
Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve
denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır.
Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler
Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir
ve atanır.
Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları;
Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili
organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa
olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversitelerin hazırladığı bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca
tetkik ve onaylandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığına sunulur
ve genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak
işleme tabi tutularak yürürlüğe konulur ve denetlenir.
Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri
ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları
üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını
kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları,
atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme,
üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve
diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri,
yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin
yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri,
malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları
koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim
elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet
ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre
yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin
sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve
idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim
elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle
kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen
hükümlere tabidir.
2. Yükseköğretim üst kuruluşları
Madde 131 -. Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak,
düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki
eğitim - öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini
yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler
doğrultusunda kurulmasını, geliştirmesini ve üniversitelere
tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını
sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama
yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.
Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, Bakanlar Kurulu ve
Genelkurmay Başkanlığınca seçilen ve sayıları, nitelikleri ve
seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük
ve öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere
öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve
Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur.
Kurulun teşkilâtı, görev, yetki, sorumluluğu ve çalışma esasları
kanunla düzenlenir.
3. Yükseköğretim kurumIarından özel hükümlere tâbi olanlar
Madde 132 - Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı
yükseköğretim kurumları özel kanunlarının hükümlerine tâbidir.
F. Radyo ve televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili haber
ajansları
Madde l33 - (Değişik : 8/7/l993 - 39l3/1 md.)
Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla
düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbesttir.
Devletçe kamu tüzelkişileri olarak kurulan tek radyo ve
televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerden yardım gören haber
ajanslarının özerkliği ve yayınların tarafsızlığı esastır.
G. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
Madde 134 - Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını,
Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan
araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla;
Atatürk'ün manevi himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve
desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk
Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden
oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumu” kurulur.
Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün
vasiyetnamesinde belirtilen mali menfaatler saklı olup
kendilerine tahsis edilir.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu,
organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil
kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir.
H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
Madde 135 - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst
kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek
ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak,
mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,
meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek
disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve
organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere
göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu
tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli
ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme
mecburiyeti aranmaz.
(Değişik:23/7/1995-4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları, kuruluş
amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
(Değişik:23/7/1995-4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları ve üst
kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday
gösteremezler.
(Değişik:23/7/1995-4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları üzerinde
Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla
düzenlenir.
(Değişik:23/7/1995-4121/13 md.) Amaçları dışında faaliyet
gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine,
kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi
üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri
seçtirilir.
(Değişik:23/7/1995-4121/13 md.) Ancak, milli güvenliğin, kamu
düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa,
kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını
faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı,
yirmidört saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur.
Hakim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu
idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
İ. Diyanet işleri Başkanlığı
Madde 136 - Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri
Başkanlığı, lâiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve
düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve
bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri
yerine getirir.
J. Kanunsuz emir
Madde 137 - Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle
çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük,
kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez
ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde
ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine
getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez;
yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve
kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar
saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yargı
I. Genel hükümler
A. Mahkemelerin bağımsızlığı
Madde 138 - Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya,
kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm
verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin
kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat
veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı
yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme
yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak
zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir
suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini
geciktiremez.
B. Hâkimlik ve savcılık teminatı
Madde 139 - Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri
istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz;
bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa,
aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş
olanlar görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin
olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına
karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.
C. Hâkimlik ve savcılık mesleği
Madde 140 - Hâkimler ve savcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve
savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hakim ve
savcılar eliyle yürütülür.
Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı
esaslarına göre görev ifa ederler.
Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve
ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri,
görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak
değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve
disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri
sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve
yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren
suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile
diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
Hakimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet
görürler; askeri hakimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri
kanunda gösterilir.
Hakimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmi ve
özel hiçbir görev alamazlar
Hakimler ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına
bağlıdırlar.
Hakim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idari görevlerde
çalışanlar, hakimler ve savcılar hakkındaki hükümlere
tabidirler. Bunlar, hakimler ve savcılara ait esaslar dairesinde
sınıflandırılır ve derecelendirilirler, hakimlere ve savcılara
tanınan her türlü haklardan yararlanırlar.
D. Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması
Madde 141 - Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır.
Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına
ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli
kıldığı hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle
sonuçlandırılması, yargının görevidir.
E. Mahkemelerin kuruluşu
Madde 142 - Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi
ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.
F. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
Madde 143 - Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü,
hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen
Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve
dış güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet
Güvenlik Mahkemeleri kurulur. Ancak, sıkıyönetim ve savaş haline
ilişkin hükümler saklıdır.(1)
(Değişik ikinci fıkra:18.6.1999-4388/1 md.) Devlet Güvenlik
Mahkemesinde bir başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile
Cumhuriyet başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı
bulunur.
Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı,
birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından;
Cumhuriyet savcıları ise, diğer Cumhuriyet savcıları arasından
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca özel kanununda gösterilen
usule göre dört yıl için atanırlar; süresi bitenler yeniden
atanabilirler.(2)
Devlet Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz mercii
Yargıtaydır.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin işleyişi, görev ve yetkileri ve
yargılama usulleri ile ilgili diğer hükümler, kanunda
gösterilir.
(Son fıkra mülga:18.6.1999-4388/1 md.)
G. Hakim ve savcıların denetimi
Madde 144 - Hakim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük,
yönetmeliklere ve genelgelere (Hakimler için idari nitelikteki
genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme;
görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip
işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri
icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında
inceleme ve soruşturma, Adalet Bakanlığının izni ile adalet
müfettişleri tarafından yapılır. Adalet Bakanı soruşturma ve
inceleme işlemlerini, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak
olandan daha kıdemli hakim veya savcı eliyle de yaptırabilir.
H. Askeri yargı
Madde 145 - Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin
mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker
kişilerin; askeri olan suçları ile bunların asker kişiler
aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve
görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara
bakmakla görevlidirler.
Askeri mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda
belirtilen askeri suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa
ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askeri mahallerde
askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla görevlidirler.
Askeri mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi
suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları;
kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve
savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.
Askeri yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askeri hakimlerin
özlük işleri askeri savcılık görevlerini yapan askeri hâkimlerin
mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri,
mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı, askerlik
hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca
askeri hakimlerin yargı hizmeti dışındaki askeri hizmetler
yönünden askeri hizmetlerin gereklerine göre teşkilatında
görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de
gösterir.
II. Yüksek mahkemeler
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kuruluşu
Madde 146 - Anayasa Mahkemesi onbir asıl ve dört yedek üyeden
kurulur.
Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve
bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi Askeri Yargıtay,
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca
kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt
çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden;
bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan
Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinde göstereceği üç
aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe
yöneticileri ile avukatlar arasından seçer.
Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri ile üst kademe
yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine asıl ve yedek
üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim
görmüş veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl öğretim üyeliği
veya kamu hizmetinde en az onbeş yıl fiilen çalışmış veya en az
onbeş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri arasından gizli oyla ve üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve bir
Başkanvekili seçer. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Anayasa Mahkemesi üyeleri, asli görevleri dışında resmi veya
özel hiçbir görev alamazlar.
2. Üyeliğin sona ermesi
Madde 147 - Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşını
doldurunca emekliye ayrılırlar.
Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir üyenin hakimlik mesleğinden
çrkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymesi halinde
kendiliğinden; görevini sağlık bakımından yerine
getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa
Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona
erer.
3. Görev ve yetkileri
Madde 148 - Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde
kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün
Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler.
Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve
denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş
hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas
bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde
dava açılamaz.
Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın,
öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa
değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve
ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları
ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca
veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri
tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren
on gün geçtikten sonra şekil bozukluğuna dayalı iptal davası
açılamaz; def’i yoluyla da ileri sürülemez.
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini,
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri
Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını,
Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan
dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya
Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.
Yüce Divan kararları kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine
getirir.
4. Çalışma ve yargılama usulü
Madde 149 - (Değişik:3.10.2001-4709/33 md.) Anayasa Mahkemesi,
Başkan ve on üye ile toplanır, salt çoğunluk ile karar verir.
Anayasa değişikliklerinde iptale ve siyasi parti davalarında
kapatılmaya karar verebilmesi için beşte üç oy çokluğu şarttır.
Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince
öncelikle incelenip karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla;
mahkemenin çalışma esasları ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi
yapacağı içtüzükle düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında
kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü
hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu
üzerinde bilgisi olanları çağırabilir (Ek cümle:
23/7/1995-4121/14 md.) ve siyasi partilerin temelli kapatılması
veya kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasi partinin genel
başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler.
5. İptal davası
Madde 150 - Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve
hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı
iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası
açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet partisi
Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir.
İktidarda birden fazla siyasi partinin bulunması halinde,
iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan
parti kullanır.
6. Dava açma süresi
Madde 151 - Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası
açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname veya
içtüzüğün Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün
sonra düşer.
7. Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi
Madde 152 - Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir
kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya
aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık
iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin
bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia
temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş
ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar
verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre
sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas
hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse mahkeme buna uymak
zorundadır.
Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının
Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı
kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddisıyla tekrar başvuruda
bulunulamaz.
8. Anayasa Mahkemesinin kararları
Madde 153 - Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal
kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin
tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi
hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis
edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının
Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken
hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği
tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi
Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda,
Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı
hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle
görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve
yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek
ve tüzelkişileri bağlar.
B. Yargıtay
Madde 154 - Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun
başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin
son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk
ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hâkim ve
Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire
başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için
seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili,
Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla
belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört
yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire
başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet
Başsavcıvekilinin nitelik ve seçim usulleri, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
C. Danıştay
Madde 155 - Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun
başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin
son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk
ve son derece mahkemesi olarak bakar.
(Değişik:14/8/1999-4446/3 md.) Danıştay, davaları görmek,
Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu
hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında
iki ay içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını
incelemek, idari uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen
diğer işleri yapmakla görevlidir.
Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf idari yargı hakim
ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda
belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından
seçilir.
Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları,
kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için
seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı,
başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve
seçim usulleri, idari yargının özelliği, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
D. Askeri Yargıtay
Madde 156 - Askeri Yargıtay, askeri mahkemelerden verilen karar
ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin
kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi
olarak bakar.
Askeri Yargıtay üyeleri birinci sınıf askeri hakimler arasından
Askeri Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu
ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer aday içinden
Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askeri Yargıtay Başkanı, Bassavcısı, İkinci Başkanı ve daire
başkanları Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına
göre atanırlar.
Askeri Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve
özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve
askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
E. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
Madde 157 - Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, askeri olmayan
makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren
ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan
uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece
mahkemesidir. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan
uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından olan
üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf askeri
hakimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday
içinden; hakim sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri
kanunda gösterilen subaylar arasından, Genelkurmay Başkanlığınca
her boş yer için gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca
seçilir.
Askeri hâkim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla
dört yıldır.
Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve daire başkanları hâkim
sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem sırasına göre
atanırlar.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama
usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin
bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin
gereklerine göre kanunla düzenlenir.
F. Uyuşmazlık Mahkemesi
Madde 158 - Uyuşmazlık Mahkemesi adlî, idari ve askerî yargı
mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin
olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve
seçimleri ile işleyişi kanunla düzenlenir. Bu mahkemenin
Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri arasından
görevlendirilen üye yapar.
Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev
uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.
III. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
Madde 159 - Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve
görev yapar.
Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı
Kurulun tabii üyesidir. Kurulun üç asıl ve üç yedek üyesi
Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay
Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için
gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için
seçilir. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler. Kurul,
seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili seçer.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; adli ve idari yargı hâkim ve
savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki
verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma,
meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme,
disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar.
Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir hâkimin veya
savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı
çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara
bağlar. Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri
yerine getirir.
Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.
Kurulun görevlerini yerine getirmesi, seçim ve çalışma
usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde incelenmesi esasları
kanunla düzenlenir.
Adalet Bakanlığının merkez kuruluşunda geçici veya sürekli
olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıların muvafakatlarını alarak
atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.
Adalet Bakanı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilk
toplantısında onaya sunulmak üzere gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde hizmetin aksamaması için hâkim ve savcıları geçici
yetki ile görevlendirebilir.
IV. Sayıştay
Madde 160 - Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün
gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi
adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin
hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve
hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin
hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren
onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar
düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla
idari yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay
ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay
kararları esas alınır.
Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının
nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin
teminatı kanunla düzenlenir.
Silahlı Kuvvetler elinde bulunan Devlet mallarının Türkiye Büyük
Millet Meclisi adına denetlenmesi usulleri, Millî Savunma
hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun olarak
kanunla düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Mali ve Ekonomik Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Mali Hükümler
1. Bütçe
A. Bütçenin hazırlanması ve uygulanması
Madde 161 - Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki
kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.
Malî yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl
hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla belirlenir.
Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan
fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller
koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm
konulamaz.
B.Bütçenin görüşülmesi
Madde 162 - Bakanlar Kurulu, genel ve katma bütçe tasarıları ile
milli bütçe tahminlerini gösteren raporu, malî yıl başından en
az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda
incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya
gruplarına en az yirmibeş üye verilmek şartı ile, siyasi parti
gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili gözönünde
tutulur.
Bütçe Komisyonunun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin,
Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve mali yıl başına
kadar karara bağlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, bakanlık ve
daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkında düşüncelerini, her
bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar;
bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme
yapılmaksızın okunur ve oya konur
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının
Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya
gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar.
C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları
Madde 163 - Genel ve katma bütçelerle verilen ödenek,
harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar
sınırının Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair
bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde
kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemez, Cari
yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik
tasarılarında ve cari ve ileriki yıl bütçelerine mali yük
getirecek nitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen
giderleri karşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur.
D. Kesinhesap
Madde 164 - Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir
süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılın sonundan
başlayarak, en geç yedi ay sonra Bakanlar Kurulunca Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk
bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının
verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunar.
Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla
birlikte Bütçe komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu,
bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel
Kurula birlikte sunar, Genel Kurul, kesinhesap kanunu
tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla beraber görüşerek
karara bağlar.
Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin
Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait
Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını
önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.
E. Kamu iktisadi teşebbüslerinin denetimi
Madde 165 - Sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya
veya dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş ve
ortaklıklarının Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi
esasları kanunla düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ekonomik Hükümler
I. Planlama
Madde 166 - Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle
sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde
hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve
değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını
planlamak, bu amaçla gerekli teşkilâtı kurmak Devletin
görevidir.
Planda millî tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar
ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı
geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum yararları
ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması
hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre
gerçekleştirilir.
Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet
Meclisince onaylanmasına, uygulanmasına, değiştirilmesine ve
bütünlüğünü bozacak değişiklik-lerin önlenmesine ilişkin usul ve
esaslar kanunla düzenlenir.
II. Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi
Madde 167 - Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet
piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve
geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma
sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere
düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret
işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî
yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar
Kuruluna yetki verilebilir.
III. Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi
Madde 168 - Tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve
tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı
Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve
tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama
ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak
veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun
açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması
gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve
esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.
IV. Ormanlar ve orman köylüsü
A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi
Madde 169 - Devlet, ormanların korunması ve sahalarınızı
genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır.
Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde
başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların
gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları
kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar
zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak
hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade
edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi
propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve
özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya
daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına
alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar
görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin
yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce
bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş
olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım
alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu
tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu
olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma
yapılamaz.
B. Orman köylüsünün korunması
Madde 170 - Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının
kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması
bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu
halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden
önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş
yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak
muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman
sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının
kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet
eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına
tahsisi kanunla düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer
girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.
Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet
ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.
V. Kooperatifçiliğin geliştirilmesi
Madde 171 - Devlet, millî ekonominin yararlarını dikkate alarak,
öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını
amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri
alır.
(Mülga son fıkra:23/7/1995-4121/15 md.)
VI. Tüketiciler ile esnaf ve sanatkârların korunması
A. Tüketicilerin korunması
Madde 172 - Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı
tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini
teşvik eder.
B. Esnaf ve sanatkârların korunması
Madde 173 - Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici
tedbirleri alır.
BEŞİNCİ KISIM
Çeşitli Hükümler
1. İnkilap kanunlarının korunması
Madde 174 - Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş
uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin
lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen
inkılap kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği
tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu
şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz :
l. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası
Hakkında Kanun;
3. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve
Zaviyelerle Türbelerin Sed-dine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım
Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle
kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde
yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 110 ncu
maddesi hükmü;
5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın
Kabulü Hakkında Kanun;
6. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin
Kabul ve Tatbiki hakkında Kanun;
7. 26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa
gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına dair Kanun:
8. 3 Kanunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin
Giyilemeyeceğine Dair Kanun.
ALTINCI KISIM
Geçici Hükümler
Geçici Madde 1 - Anayasanın halkoylaması sonucu, Türkiye
Cumhuriyeti Anayasası olarak kabul edildiğinin usulünce ilânı
ile birlikte, halkoylaması tarihindeki Milli Güvenlik Konseyi
Başkanı ve Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak,
yedi yıllık bir dönem için, Anayasa ile Cumhurbaşkanına tanınan
görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980
tarihinde Devlet Başkanı olarak içtiği ant yürürlükte kalır.
Yedi yıllık sürenin sonunda Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasada
öngörülen hükümlere göre yapılır.
Cumhurbaşkanı, ilk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp; Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar, 12 Aralık
1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla teşekkül etmiş olan Milli
Güvenlik Konseyinin Başkanlığını da yürütür.
İlk milletvekili genel seçimleri sonunda Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp göreve başlayıncaya kadar geçecek süre içinde,
Cumhurbaşkanlığının herhangi bir surette boşalması halinde,
Millî Güvenlik Konseyinin en kıdemli üyesi, Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını seçinceye
kadar, Cumhurbaşkanına vekalet eder ve O'nun Anayasadaki bütün
görevlerini yerine getirir ve yetkilerini kullanır.
Geçici Madde 2 - 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla
kuruluşu gösterilen Milli Güvenlik Konseyi, Anayasaya dayalı
olarak hazırlanacak Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanununa
göre yapılacak ilk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar 2324
sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ve 2485 sayılı Kurucu
Meclis Hakkında Kanunlara göre görevlerini devam ettirir.
Anayasanın kabulünden sonra 2356 sayılı Kanunun 3 ncü
maddesindeki Milli Güvenlik Konseyi Üyeliklerinden birisinin
herhangi bir nedenle boşalması halinde doldurulması usulüne
ilişkin hüküm uygulanmaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başladıktan sonra,
Milli Güvenlik Konseyi, altı yıllık bir süre için
Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline dönüşür ve Milli Güvenlik
Konseyi Üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi sıfatını
alırlar. Millî Güvenlik Konseyi üyesi olarak 18 Eylül 1980
tarihinde içtikleri and yürürlükte kalır. Cumhurbaşkanlığı
Konseyi Üyeleri, Anayasada Türkiye Büyük Mlillet Meclisi
üyelerinin haiz bulundukları özlük hakları ile dokunulmazlığına
sahip olurlar. Altı yıllık süre sonunda Cumhurbaşkanlığı
Konseyinin hukukî varlığı sona erer.
Cumhurbaşkanlığı Konseyinin görevleri şunlardır:
a) Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilerek
Cumhurbaşkanlığına gönderilen, Anayasada yazılı temel hak ve
hürriyetlere ve ödevlere, lâiklik ilkesine, Atatürk
inkılâplarının, milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasına,
Türkiye Radyo - Televizyon Kurumuna, Milletlerarası
antlaşmalara, dış ülkelere silahlı kuvvet gönderilmesine ve
yabancı kuvvetlerin Türkiye ye kabulüne, olağanüstü yönetime,
sıkıyönetim ve savaş haline dair kanunlar ile Cumhurbaşkanınca
gerekli görülen diğer kanunları Cumhurbaşkanına tanınan on beş
günlük sürenin ilk on günü içinde incelemek;
b) Cumhurbaşkanının istemi ve tespit edeceği süre içinde :
Milletvekili genel seçimlerinin yenilenmesine, olağanüstü
yönetim yetkisinin kullanılmasına ve alınacak tedbirlere,
Türkiye Radyo - Televizyon Kurumunun yönetim ve gözetimine,
gençliğin yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin düzenlenmesine
ilişkin konuları incelemek ve görüş bildirmek;
c) Cumhurbaşkanının istemine göre, iç ve dış güvenlik ile
gerekli görülen diğer konularda inceleme ve araştırma yapmak ve
sonuçlarını Cumhurbaşkanına sunmak.
Geçici Madde 3 - Anayasaya göre yapılacak ilk milletvekili genel
seçimi sonucunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp,
Başkanlık Divanını oluşturması ile birlikte :
a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında
Kanun,
b) 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Milli Güvenlik Konseyi
Hakkında Kanun,
c) 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında
Kanun,
Yürürlükten kalkar ve Millî Güvenlik Konseyi ile Danışma
Meclisinin hukuki varlıkları sona erer.
Geçici Madde 4 - (Mülga: 17/5/1987-3361/4 md.)
Geçici Madde 5 - Yapılacak ilk milletvekili genel seçimi
sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilanını takip eden onuncu gün,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara'da, Türkiye Büyük Millet
Meclisi binasında, saat 15.00 de kendiliğinden toplanır. Bu
toplantıya en yaşlı Milletvekili Başkanlık eder. Bu toplantıda
milletvekilleri ant içerler.
Geçici Madde 6 - Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet
Meclisinin toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri
yapılıncaya kadar, Millet Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden
önce yürürlükte olan İçtüzüğünün, Anayasaya aykırı olmayan
hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 7 - İlk milletvekili genel seçimi sonunda, Türkiye
Büyük Millet Meclisi toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya
kadar, iş başında olan Bakanlar Kurulunun görevi devam eder.
Geçici Madde 8 - Anayasa ile kabul edilmiş olan yeni organ,
kurum ve kurulların kuruluş, görev, yetki ve işleyişleri ile
ilgili kanunlarla, Anayasada konulması veya değiştirilmesi
öngörülen diğer kanunlar, Anayasanın kabulünden başlayarak
Kurucu Meclisin görev süresi içerisinde, bu süre içerisinde
yetiştirilemeyenler, seçimle gelen Türkiye Büyük Millet
Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna kadar
çıkartılır.
Geçici Madde 9 - İlk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye
Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı
yıllık süre içinde yapılacak Anayasa değişikliklerini
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir.
Bu takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisinin geri gönderilen
Anayasa değişikliği hakkındaki kanunu, aynen kabul edip tekrar
Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye tamsayısının dörtte üç
çoğunluğunun oyu ile mümkün olabilir.
Geçici Madde 10 - Mahallî İdare seçimleri en geç Türkiye Büyük
Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl içinde
yapılır.
Geçici Madde 11 - Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte
Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyesi olanların kadroları ile
görevleri devam eder. Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli
görevlere seçilenlerin bu suretle kazanmış oldukları sıfatları
saklı kalır.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar boşalan
asıl üye kadrosuna, asıl ve yedek üye sayısı toplamı onbeşe
ininceye kadar da boşalan yedek üye kadrosuna seçim yapılmaz.
Anayasa Mahkemesinin yeni düzenlemeye intibakı sağlanıncaya
kadar asıl üye sayısının onbirden, asıl ve yedek üye sayıları
toplamının onbeşden aşağı düşmesi nedeniyle yapılacak seçimlerde
bu Anayasanın kabul ettiği esasa ve sıraya uyulur.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar dava ve
işlerde 22/4/1962 gün ve 44 sayılı Kanunun öngördüğü toplanma
yeter sayısı uygulanır.
Geçici Madde 12 - 13/5/1981 gün ve 2461 sayılı Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun geçici 1 nci maddesi uyarınca
Yargıtay ve Danıştaydan Kurulun asıl ve yedek üyeliğine; 1730
sayılı Yargıtay Kanununa 25/6/1981 gün ve 2483 sayılı Kanunla,
eklenen geçici madde uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile
Cuınhuriyet Başsavcı vekilliğine; 6/1/1982 gün ve 2575 sayılı
Danıştay Kanununun geçici 14 ncü maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca Danıştay Başkanlığına, Başsavcılığına, başkan
vekilliklerine ve daire başkanlıklarına, Devlet Başkanınca
seçilmiş bulunanlar, seçildikleri dönem için bu görevlerine
devam ederler.
6/1/1982 gün ve 2576 sayılı Kanunun geçici maddelerinin idarî
mahkemeler Başkan ve üyeliklerine atamalara ilişkin hükümleri de
saklıdır.
Geçici Madde 13 - Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna
Yargıtaydan seçilmesi gereken bir asıl ve bir yedek üyenin
seçimleri Anayasa'nın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yirmi gün
içinde yapılır.
Seçilen üyeler göreve başlayıncaya kadar Kurul, toplantı yeter
sayısını oluşturacak yedek üyenin katılmasıyla çalışmalarını
yapar.
Geçici Madde 14 - Sendikaların gelirlerini Devlet bankalarında
muhafaza etmelerine ilişkin yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde yerine
getirilir.
Geçici Madde 15 - 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler
sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık
Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve
yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı
Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi
döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis
Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü
karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya
hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla
herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ,
merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar,
tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki
fıkra hükümleri uygulanır.
(Mülga:3.10.2001-4709/34 md.)
Geçici Madde 16 - Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme
kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği
bulunduğu halde hukuki veya fiilî herhangi bir mazereti
olmaksızın halkoylamasına katılmayanlar, Anayasanın
halkoylamasını takip eden beş yıl içinde yapılacak genel ve ara
seçimleri ile mahallî seçimlere ve diğer halkoylamalarına
katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar.
YEDİNCİ KISIM
Son Hükümler
I. Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına
katılma
Madde 175 - (Değişik : 17/5/1987 - 3361/3 md.)
Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif
edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel
Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü
Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla
mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve
kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve
kabulü hakkındaki hükümlere tabidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa Değişikliğine ilişkin kanunları, bir daha
görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri
gönderebilir. Meclis, geri gönderilen Kanunu, üye tamsayısının
üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu
Kanunu halkoyuna sunabilir.
Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden az
oyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki Kanun,
Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde
halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazetede yayımlanır.
Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye
tamsayısının ücte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa
değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri
Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına
sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili
maddeler Resmi Gazetede yayımlanır.
Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların
yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli
oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin
kanunların kabulü sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması
halinde, Anayasanın değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin
birlikte hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar.
Halkoylamasına, milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahalli
genel seçimlere iştiraki temin için, kanunla para cezası dahil
gerekli her türlü tedbir alınır.
II. Başlangıç ve kenar başlıklar
Madde 176 – Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri
belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir.
Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin
konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir.
Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.
III. Anayasanın yürürlüğe girmesi
Madde 177 – Bu Anayasa, halkoylaması sonucu kabul edilip Resmi
Gazetede yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olur ve
aşağıda gösterilen istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe
girmesine ait hükümler dışında bütünüyle yürürlüğe girer.
a) İKİNCİ KISIM II. Bölümdeki; kişi hürriyeti ve güvenliği,
basın ve yayımla ilgili hükümler, toplantı hak ve hürriyetleri,
III. Bölümdeki çalışma ile ilgili hükümler, toplu iş sözleşmesi,
grev hakkı ve lokavt ile ilgili hükümler,
Bu hükümler yeni kanunları çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda
değişiklik yapıldığında ve her halde en geç Türkiye Büyük Millet
Meclisi göreve başladığında yürürlüğe girer. Ancak bu hükümler
yürürlüğe girinceye kadar mevcut kanunlar ve Millî Güvenlik
Konseyinin bildiri ve kararları uygulanır.
b) İKİNCİ KISIM’daki; siyasi faaliyette bulunma hakları ile
siyasi partilerle ilgili hükümler, bunlara dayalı olarak yeniden
hazırlanacak Siyasî Partiler Kanununun;
Seçme ve seçilme hakkı ise yine bu hükümlere dayalı olarak
hazırlanacak Seçim Kanununun;
Yayımlanması ile yürürlüğe girer.
c) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; yasama ile ilgili hükümler;
Bu hükümler ilk milletvekili genel seçimi sonucunun ilanı ile
birlikte yürürlüğe girer. Ancak bu bölümdeki Türkiye Büyük
Millet Meclisinin görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri, 29
Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun
hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve
başlayıncaya kadar Millî Güvenlik Konseyince yerine getirilir.
d) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; Cumhurbaşkanı başlığı altındaki görev ve
yetkileri ile Devlet Denetleme Kurulu, Bakanlar Kurulu başlığı
altındaki tüzükler, Millî Savunma, olağanüstü yönetim usulleri,
idare başlığı altındaki mahalli idareler ile Atatürk Kültür, Dil
ve Tarih Yüksek Kurumu hariç diğer hükümler ve Devlet Güvenlik
Mahkemeleri hariç yargıya ilişkin bütün hükümler Anayasanın
halkoylaması sonucunda kabulünün Resmi Gazetede ilanı ile
birlikte yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna ait
yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisinin
göreve başlaması ile, mahalli idareler ile Devlet Güvenlik
Mahkemelerine ilişkin hükümler ise ilgili kanunların
yayımlanması ile yürürlüğe girer.
e) Anayasanın halkoylaması sonucu kabulünün ilanıyle birlikte
yürürlüğe girecek hükümleri ve mevcut ve kurulacak kurum,
kuruluş ve kurullar için yeniden kanun yapılması veya mevcut
kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara ilişkin
işlemler mevcut kanunların Anayasaya aykırı olmayan hükümleri
veya doğrudan Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 nci maddesi
gereğince uygulanır.
f) Kesinhesap kanunu tasarılarının görüşülme usulünü düzenleyen
164 ncü maddenin ikinci fıkrası hükmü 1984 yılından itibaren
uygulanmaya başlanır.
2709 SAYILI T.C. ANAYASASI METNİNE İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:
1. 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanunun onaltıncı maddesi:
Madde 16- Bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde,
1 nci maddesi,
2, 3, 13 ve 15 nci maddeleri birlikte,
4 ncü maddesi,
5 nci maddesi,
6, 7 ve 14 ncü maddeleri birlikte,
8 nci maddesi ve 17 nci maddesinin ilk fıkrası birlikte,
9 ve 10 ncu maddeleri birlikte,
11 nci maddesi,
12 nci maddesi,
Ayrı ayrı oylanır.
Halkoylaması, ilk milletvekili genel seçimi ile bir arada
yapılır.
2. 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanunun onyedinci maddesi:
Madde 17- Bu Kanunun 8 nci maddesi ile Anayasanın 75 nci
maddesinde yapılan değişiklik ilk milletvekili genel seçiminin
başlangıcından itibaren, yürürlüğe girer.(1)
Bu Kanunun diğer maddeleri ise bu Kanunun yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.(2)
3. 27.12.2002 tarih ve 4777 sayılı Kanunun Geçici 1 nci Maddesi:
Geçici Madde 1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 67 nci
maddesinin son fıkrası, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 22 nci
dönemi içinde yapılacak ilk ara seçimde uygulanmaz.
4. 27.12.2002 tarih ve 4777 sayılı Kanunun 3 ncü Maddesi:
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halk oylamasına
sunulması halinde tümüyle oylanır.
(1) Bu Anayasa Kurucu Meclis Tarafından kabul olunmuş ve
24/9/1982 tarihli, 2707 sayılı Kanuna göre 9 Kasım 1982
tarihinde halkoyuna sunularak kabul edilmiştir.
(1) Bu fıkranın üçüncü cümlesi 3.10.2001 gün ve 4709 sayılı
Kanunun 5 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
(1) Bu fıkrada geçen "ülkenin ekonomik durumu" ibaresi
3.10.2001 gün ve 4709 sayılı Kanunun 8 nci maddesi ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
(1) Bu maddenin kenar başlığı “E.Devletleştirme ve özelleştirme”
şeklinde 14.8.1999 tarih ve 4446 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
(1) Bu fıkranın ikinci cümlesi 3.10.2001 gün ve 4709 sayılı
Kanunun 23 ncü maddesi ile metinden çıkarılmıştır.
(2) Bu fıkra TBMM.nin 22 nci dönemi içinde yapılacak ilk ara
seçimde uygulanmaz. (27.12.2002 gün ve 4777 S.K., 31.12.2002 gün
ve 24980 Mükerrer sayılı R.G.)
(1) Bu fıkranın sonuna “Ancak, sıkıyönetim ve savaş haline
ilişkin hükümler saklıdır”. ibaresi 18.6.1999 tarih ve 4388
sayılı Kanunla ilâve edilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddenin üç ve dördüncü fıkraları 18.6.1999 tarih ve 4388
sayılı Kanunla birleştirilerek bir fıkra olarak yeniden
düzenlenmiş ve metne işlenmiştir.
(1) Bu Kanunun yayımından sonra yapılan ilk Milletvekili genel
seçiminin tarihi 24/12/1995’dir.
(2) 23/7/1995 tarihinde kabul edilen 4121 sayılı Kanun 26 Temmuz
1995 tarih ve 22355 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
|