|
ÇOCUK HAKLARI
İlk kez Birleşmiş Milletler’n 1959’da yayımladığı Uluslar arası Çocuk
Hakları Bildirgesi ile uluslar arası düzeyde gündeme gelen çocuk hakları,
1979’un Dünya Çocuk Yılı ilan edilmesiyle hemen her ülkede sıcak bir
tartışma konusu yarattı. Dünyamızda hala milyonlarca çocuk eğitim
olanaklarından yararlanamıyor, ağır çalışma koşullarında sömürülüyor, aile
içinde hırpalanıyor, çeşitli hastalıklardan küçük yaşta yaşamını yitiriyor
ya da savaşlarda ölüyor. Birleşmiş Milletler’in 20 Kasım 1989’da
oybirliğiyle kabul ettiği Uluslararası Çocuk Hakları Anlaşması 18 yaşından
küçük herkesin sahip olduğu hakları ve devletlerin çocuklara karşı yerine
getirmesi gereken görevleri saptadı. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için
en az 20 devletin imzası gerekiyor. 20 imzanın tamamlanmasından sonra
uluslar arası hukukun temel ilkeleri arasına girecek olan bu anlaşmadan her
çocuk yararlanabilecek.
Türkiye’de Çocuk Hakları
Türkiye’de ilk kez 1990’da uygulamaya giren Uluslar arası Çocuk Hakları
Bildirgesini ülkemizde görmek biraz zor.Hala sokaklarda; çöplerden kağıt
toplayan çocukları, sokaklarda uyuyanları görmek mümkün. 21. yüzyılda
olmamıza rağmen hala ülkemiz İnsan Hakları Anlaşmasını gerçek olarak
yürürlüğe sokamadı. Bu ilerledikçe ülkemizin okuma yazma oranı gittikçe
düşüyor. UNICEF gibi ünlü kuruluşlar bu oranı ve sokaklarda dolaşan tinerci
çocukların sayısını azaltmak için çalışıyor fakat çok fazla yeterli
olamıyor.
BAZI HABERLER
*26/04/1998 ANKARA - Çocuk haklarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla
düzenlenen "Küresel Yürüyüş"ün Türkiye bölümü, yarın Ağrı-Doğubeyazıt-İran
kapısında başlayacak.
Çocuk haklarının korunması ve geliştirilmesi için bütün dünyanın desteğini
almak, çocuklara bedava eğitim hakkı sağlamak, çocukların ekonomik olarak
sömürülmesine son vermek ve onların fiziksel, ruhsal, moral gelişimine zarar
verecek işlerde çalıştırılmasını önlemek amacıyla Hindistan’dan başlatılan
"Küresel Yürüyüş", Cenevre’de son bulacak.
Türkiye bölümünün yarın Ağrı’da başlamasının ardından, 29 Nisan’da Ankara’ya
gelecek olan yürüyüş ekibi, 1 Mayıs Cuma günü Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel
ile görüşecek, 1 Mayıs Mitingi’ne katılacak ve işçi konfederasyonlarını
ziyaret edecek. Daha sonra İstanbul’a gidecek olan ekip, burada çeşitli
etkinliklere katıldıktan sonra 4 Mayıs Pazartesi günü Yunanistan’a hareket
edecek.
Hak-İş Konfederasyonu’ndan yapılan açıklamada, çocuk işçiliğinin Türkiye’de
çözülmesi gereken önemli bir sorun olduğu belirtilerek, Hak-İş’in Türk-İş,
DİSK, KESK ve TESK ile birlikte yürüyüşe destek verdiği bildirildi.
*27/01/1999 İSTANBUL - İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'ne üye
bir grup, Çocuk Hakları Bildirgesi'nin Türkiye'de yürürlüğe girmesinin 4.
yıldönümü dolayısıyla İstiklal Caddesi'nde çocuklara sözleşme metnini
dağıttı.
Beyoğlu'ndaki İHD İstanbul Şubesi önünde bir açıklama yapan Yönetim Kurulu
Üyesi Melek Üçbinli, çocuğun belli hak ve özgürlüklerden yararlanması
amacıyla 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen
Çocuk Hakları Bildirgesi'nin, Türkiye'de 1990 yılında 17, 29 ve 30'uncu
maddelerine çekince konularak imzalandığını belirtti.
Bugün çocukların, sağlıksız yaşam koşulları, güvensiz bir gelecek, eğitimde
kalitesizlik ve eşitsizlik üzerine kurulu bir ortamda yaşadıklarını öne
süren Üçbinli, bu koşulların düzeltilmesi için sözleşmenin çekincesiz bir
şekilde kabul edilmesini istedi.
Açıklamanın ardından, aralarında İHD İstanbul Şubesi Başkanı Eren Keskin'in
de bulunduğu grup, İstiklal Caddesi'ndeki çocuklara sözleşme metnini
dağıttı.
01/11/1999 ANKARA - "Çocuk Hakları Okulu", 20 Kasım'da İstanbul'da
açılıyor.
Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin, vakıf bünyesinde açılacak okulla
ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de ve dünyada
yüzmilyonlarca çocuğun haklarının ihlal edildiği bir yüzyılın sonunda,
çocuğa ve çocukluğa bakışın yeniden ele alınması gerektiğine inandıklarını
belirtti.
Açıklamaya göre, Çocuk Hakları Okulu, Türkiye'de ve dünyada çocuk haklarının
takipçileri olacak çocuk entelektüelleri ve öncülerini hazırlayacak "çocuk"
merkezli bir eğitim yaklaşımı olarak tanımlanıyor.
İLK ÜÇ DÖNEM YETİŞKİNLERE
İnsanın çocukluk dönemi hakları, Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin açılımı ve
yorumu, çocuk hakları gündemi ve "Benim haklarım nerede?"olmak üzere 4
dönemden oluşacak eğitimin ilk 3 dönemi yetişkinlere, 4'üncü dönemi ise hem
çocuklara hem de yetişkinlere yönelik bir program olacak.
40 uzman öğretim üyesi ve 50 katılımcıyla gerçekleşecek eğitim, konferans,
tartışmalı toplantı, açıkoturum, interaktif toplantı ve grup çalışmaları
şeklinde düzenlenecek. Öte yandan, okul bünyesinde Çocuk Hakları Kütüphanesi
ve Çocuk Bilgi Merkezi kurulması planlanıyor.
*18/10/1999 BERLİN - 18 yaşından küçük askerlerin durumlarının tartışıldığı
ve 250 sivil toplum örgütü ile hükümet kuruluşunun temsilcisinin biraraya
geldiği uluslararası konferans, Almanya'nın başkenti Berlin'de başladı.
"Çocuk Askerlerin Kullanılmasına Karşı Koalisyon" adlı sivil toplum
örgütünün girişimiyle yapılan konferansta, hükümetlere, 1989 yılında varılan
Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Konvansiyonu'na ek bir protokol
hazırlanması ve asgari askere alınma ile savaşa katılma yaşının 15'den 18'e
çıkarılmasını kabul etmeleri yönünde baskı yapılması hedefleniyor.
Konferansa katılan sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, BM bünyesinde bir
çalışma grubu tarafından 1994 yılında bu protokolle ilgili görüşmelerin
başlatılmasına karşın, ABD ve İngiltere'nin muhalefetinden ötürü
görüşmelerin şu anda kesik olduğunu belirtti.
Konferansın açılışında dağıtılan bir raporda, sadece 3. dünya ülkelerinde
çocuk askerlerin kullanılmadığına işaret edilerek, özellikle İngiltere,
Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) ile PKK suçlandı.
Saflarında yüzde 10'u kız olmak üzere 3 bin çocuk bulundurduğu belirtilen
raporda, PKK ayrıca, Almanya, İsveç ve Fransa'daki Kürt kökenli çocukları
toplayarak, çocuk askerlerden oluşan bir alay kurmakla suçlandı.
Raporda, Çeçen savaşçılar arasında da çocuk yaşta militanların bulunduğu
belirtildi.
"Çocuk Askerlerin Kullanılmasına Karşı Koalisyon" adlı grup bünyesinde,
Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü, İnsanların Dünyası,
Çocukları Kurtarın, Uluslararası Çocukları Koruma Örgütü gibi sivil toplum
örgütlerini topluyor.
*28/04/1998 DOĞUBEYAZIT - Çocuk haklarının korunması ve geliştirilmesi
amacıyla Hindistan’dan başlayan "Çocuk İşçiliğine Karşı Küresel Yürüyüş"e
katılan 32 kişilik grup, sabaha karşı İran’dan Türkiye’ye giriş yaptı.
Uluslararası yürüyüş grubu, saat 03.00’de Ağrı Gürbulak Sınır Kapısı’ndan
Türkiye’ye girdi. Dün akşam saatlerinde gelmesi beklenen grubun gecikmesi
nedeniyle karşılama töreni gerçekleştirilemedi.
32 kişiden oluşan grubu, Gürbulak Sınır Kapısı’nda, Doğubeyazıt Kaymakamı
İrfan Kenanoğlu ve diğer yetkililer karşıladı.
*13/11/1999ANKARA- Çocuk Vakfı, 20 Kasım 1999 Çocuk Hakları günü nedeniyle,
"Hakları Çalınmış Çocuklar" raporu hazırladı.
Çocuk Vakfı'nın hazırladığı raporda, dünya nüfusunun 15 Ekim 1999 itibariyle
6 milyar sınırını aştığı, dünya çocuk nüfusunun ise 2 milyar 700 milyon
olduğu belirtildi. Dünyada dakikada 247 bebeğin doğduğu, 99 kişinin öldüğü
ifade edilen raporda, her yıl 15 milyon çocuğun anne olduğu, 15-18 yaş arası
doğum oranlarında son 5 yılda artış gözlendiği kaydedildi.
Çocuk ölüm oranlarının çok olduğu ve bunun artması durumunda 2000'li
yıllarda 175 milyon çocuğun 5 yaşına varmadan öleceği vurgulanan raporda, 8
bini ishalden omak üzere, her gün ölen çocuk sayısının 35 bin olduğu
bildirildi. Raporda, 800 milyon çocuğun yeterli ve sağlıklı bir şekilde
beslenemediği, açlıktan dakikada 15 çocuğun öldüğü ve 400 bin çocuğun da
temiz su içemediği ifade edildi.
100 ÇOCUKTAN 24'Ü OKUMA-YAZMA BİLMİYOR
Raporda, 5-14 yaş grubunda 272 milyon çocuğun çalıştırıldığı belirtilerek,
100 çocuktan 24'ünün okuma-yazma bilmediği ve 130 milyon çocuğun okul
çağında olmasına rağmen eğitimden hiç yararlanamadığı ifade edildi.
Türkiye'de 0-18 yaş arası çocuk nüfusunun 28 milyon olduğu vurgulanan
raporda, her yıl 1 milyon 358 bin bebeğin dünyaya geldiği ve bebek ölüm
hızının binde 41 olduğu belirtildi. Raporda, Türkiye'de 725 bin çocuğun
eğitim ve öğretim imkanından yararlanamadığı ve 100 çocuktan 21'inin
okuma-yazma bilmediği bildirildi.
Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin, çocuklar için biraraya gelmek en
öncelikli görevimiz olmadığı sürece çocuk sorunlarının çözülemeyeceğini
ifade ederek, "Her doğan çocuk gözlerini güzel bir dünyaya açmadıkça, bu
görevimizi yerine getirmiş olmayız" dedi.
|