İngilizce Ders -
15
ÖĞRENİLECEK SÖZCÜKLER
put
on üstüne giymek
Did you put
on your coat?
Paltonu giydin
mi?
take
off üstünden çıkarmak
Take off
your cap inside. İçeride şapkanı çıkart.
wake
up/woke up uyanmak
When did
she wake up?
O ne zaman
uyandı?
wear/wore giymek, takmak
Students
must wear their name tags. Öğrenciler isimliklerini takamak zorundadır.
fall
asleep/fell asleep uykuya dalmak
Who fell
asleep early? Kim
erkenden uykuya daldı?
belt kemer
Where did
you put my belt? Kemerimi nereye koydun?
blouse bluz
She’s
wearing a blouse.
Üzerinde bir
bluz var.
boots bot
Soldiers
wear boots in all seasons. Askerler her mevsim bot giyerler.
clothes giysiler
New clothes
are over there. Yeni giysiler oradalar.
coat palto
His coat is
very old. Onun paltosu çok eskidir.
dress kadın elbisesi
She
sometimes wears a dress to work. O bazen işte elbise giyer.
gloves eldiven
It’s very
cold. Put on your gloves. Hava çok soğuk. Eldivenlerini tak.
hat şapka
Whose hat
is this? Bu kimin şapkası?
jacket ceket
He bought a
new jacket.
O yeni bir ceket satın aldı.
necktie, tie
kravat
You must
wear a necktie.
Kravat takmak zorunludur.
pants pantolon
Did she
clean her pants?
Pantolonunu temizledi mi?
scarf atkı
Is he
wearing a scarf?
Üzerinde bir
atkı var mı?
shirt gömlek
He took his
shirt off. Gömleğini çıkarttı.
shoes ayakkabı
Where are
my shoes?
Ayakkabılarım
nerede?
skirt etek
She never
wears a skirt.
O asla etek giymez.
slacks rahat
pantolon
He wears
slacks at home.
Evde
rahat pantolon giyer.
socks kısa
çorap
Put your
socks in the machine. Çoraplarını makineye koy.
stockings bayan
çorabı
Those are
expensive stockings. Onlar pahalı çoraplardır.
suit erkek
elbisesi
Must he
wear a suit at work? İşte elbise giymek zorunda mı?
sweater süveter
He put on
his sweater.
Süveterini giydi.
trousers pantolon
He fell
asleep with his trousers on. Pantolonu üzerinde uyuya kaldı.
ÖNEMLİ NOT
Put on ve take off filleri cümlede nesneyi arasına alabilirler:
Take your
coat off , put your hat on.
Wear fiili
bir eylemi anlatmaz, sadece birisinin üzerinde hangi elbisenin olduğunu
anlatır. Put on ise giyinmek eylemini anlatır.
MODALS / YARDIMCI FİİLLER – CAN
Yardımcı fiillerin
cümlelerde iki ana görevi vardır. Birincisi cümlenin zamanını belirtirler
ve soru ve olumsuz cümle yapılarında kullanılırlar. Şimdiye kadar be, do,
does ve did yardımcı fiillerini inceledik. Bazı yardımcı fiiller ise fiilin
anlamına katkıda bulunurlar. Bu yardımcı fiillerden can, fiile –ebilmek,
muktedir olmak anlamı katar. Tüm özneler için can aynıdır ve can
yardımcı fiilinden sonra fiilin daima birinci hali kullanılır.
ÖNEMLİ NOT
Tüm modal yardımcı fiiller geniş zamandadır.
cannot can’t
DÜZ CÜMLE: The students can
read well.
OLUMSUZ : Mary can’t speak
French.
SORU : Can you fly an
airplane?
KISA CEVAP: Yes, I can.
KISA CEVAP: No, I can’t.
WH- SORU : What languages can
you speak?
UZUN CEVAP: I can speak French
and Spanish.
WH- SORU : Who can play
soccer?
KISA CEVAP: Bill can.
Oscar is a good cook. He can cook well. Oscar iyi bir aşçıdır. İyi
yemek
pişirebilir.
Lt Pearce is a pilot. He can fly airplanes. Üsteğmen Pearce pilottur. O
uçakları uçurabilir.
Mike and James can play tennis well. Mike
ve James iyi tenis oynayabilirler.
Carl can memorize dialogs.
Carl diyalogları ezberleyebilir.
They can’t write a paragraph. Onlar bir paragraf
yazamazlar.
Ron and Bob can’t swim well. Ron ve Bob iyi yüzemezler.
The old man cannot see well. Yaşlı adam iyi göremiyor.
Tom can’t drive a truck.
Tom kamyonet kullanamaz.
Can he speak Arabic? O
Arapça konuşabiliyor mu?
Who can speak French?
Kim Fransızca konuşabilir?
What languages can Bill speak? Bill hangi dilleri
konuşabiliyor?
Can Sgt Davis fly an airplane? Çvş. Davis uçak
kullanabilir mi?
ÖNEMLİ NOT
Good sözcüğü bir sıfattır ve bu nedenle isim cinsinden sözcükleri niteler.
Diğer yandan, well, good sıfatının zarf halidir ve dolayısıyla fiil
cinsinden sözcükleri niteler.
UYGULAMA A
Cümleleri sırasıyla olumsuz, evet/hayır ve Wh- sorusuna çeviriniz.
Örnek: Lt Romo can
speak Arabic.
Lt Romo can’t speak Arabic.
Can Lt Romo speak Arabic?
Who can speak Arabic?
What language can Lt Romo speak?
1. Ron can fly airplanes.
.........................................................................................................................
.........................................................................................................................
2. He can learn a hundred words a day?
.........................................................................................................................
.........................................................................................................................
3. Sue can read Chinese.
.........................................................................................................................
.........................................................................................................................
4. Bob can drive a bus.
.........................................................................................................................
.........................................................................................................................
5. Their friend can eat ten apples.
.........................................................................................................................
.........................................................................................................................
MUST
Must, can gibi bir yardımcı fiildir. Fiile - meli, -malı ekleyerek
zorunluluk anlamı katar.
I have a test tomorrow. I must study. Yarın sınavım var.
Çalışmalıyım.
He’s in the military. He must wear a uniform. O ordudadır. Üniforma giymek
zorundadır.
You must wear your name tag. İsimliğini takmalısın.
You must wear a cap outside. Dışarıda kepini
takmalısın.
Soldiers must salute an officer. Askerler bir subayı
selamlamak
zorundadırlar.
Must he report to the captain? Yüzbaşı’ya tekmil
vermek zorunda
mı?
What must I do? Ne yapmalıyım?
Who must he talk to? O kiminle konuşmak
zorundadır?
UYGULAMA B
Must kullanarak soruları cevaplayınız.
Örnek: You have a test tomorrow .What must you do?(study)
I must study for it.
1. You’re getting dressed for class. What must you wear? (uniform)
..................................................................................................
2. You lost your homework. Who must you speak to? (teacher)
.............................................................................................
3. You have an important meeting after class. What must you do? (go)
...............................................................................................
4. You are a captain and you see a major.What must you do? (salute)
...................................................................................................
5. You are very sick. Who must you see? (doctor)
................................................................................................
MUST NOT
Must not yardımcı fiili bir eylemi yasaklamayı bildirir.
You must not come late to class. Sınıfa geç gelmek
yasaktır.
He must not sleep in class.
O derste uyumamalıdır.
They must not smoke in the classroom. Sınıfta sigara içmemeliler.
You must not wear a cap inside. İçeride kep takmak
yasaktır.
The students must not eat or drink in class. Öğrenciler derste yememeli ve
içmemelidir.
UYGULAMA C
Olumlu veya olumsuz must cümleleri kurunuz.
1. do homework
.......................................................................
2. sleep in the lab
.......................................................................
3. eat in the lab
........................................................................
4. mark the test booklet
................................................................
5. salute officers
........................................................................
MAY / CAN
May ve can yardımcı fiilleri cümleye izin verme, izin isteme anlamı
katarlar.
You may have some fruit after dinner. Yemekten sonra biraz meyve
yiyebilirsin.
You can leave early
today. Bugün erken ayrılabilirsin.
Bu cümlelerde konuşan
kişi karşısındaki kişiye bir işi yapması için izin vermektedir.
May I sit
here? Buraya oturabilir miyim?
Yes, you
may. Evet, oturabilirsiniz.
No you may
not. Hayır, oturamazsınız.
Bu cümlelerde ise
konuşan kişi karşıdaki kişiden bir eylemi yapmak için izin istemektedir.
ÖNEMLİ
NOT İzin isteme
cümlelerinde başka kişilerin bir eylemi için izin isterken may değil can
kullanınız. Ayrıca can yardımcı fiilinin bir işi yapmaya muktedir olmak mı
yoksa izin verme/isteme anlamı mı verdiği konunun bütününden anlaşılır.
Girl : Mother, I’m
hungry. May/Can I have an apple?
Mother: Yes, you may/can.
Kız : Anne, acıktım.
Bir elma yiyebilir miyim.?
Anne: Evet,
yiyebilirsin.
Son : Father, can/may
drive the car today?
Father: No, you may not/can’t.
Oğul : Baba, bugün
arabayı kullanabilir miyim?
Baba: Hayır,
kullanamazsın.
May we see your book?
Kitabınıza bakabilir miyiz?
Yes, you may. Evet,
bakabilirsiniz.
UYGULAMA
D
May ve can kullanarak
izin cümleleri ve kısa cevaplar yazınız.
Örnek: leave early on
Friday / we
Can we leave early on
Friday? No, you may not.
1. drink this water / I
/yes
..........................................................................
2. study in your room /
he /no
..........................................................................
3. see your I.D. card? /
we /yes
..........................................................................
4. put on my hat / I /no
..........................................................................
5. watch a movie / they
/ yes
..........................................................................
WHAT DOES PEGGY LIKE TO WEAR?
Peggy works Monday to Friday. She likes to wear dresses, skirts, and blouses
to work. On Saturdays, she cleans her room and her car. She wears pants and
T-shirts. Peggy and her friends sometimes go to a restaurant. They wear
dresses or skirts and blouses. Peggy wore pants and a blouse last night. She
went to a baseball game.
Peggy Pazartesi’den Cumaya kadar çalışıyor. İşe giderken elbise, etek ve
bluz giymekten hoşlanıyor. Cumartesi günleri odasını ve arabasını temizler.
Pantolon ve tişört giyer. Peggy ve arkadaşları bazen lokantaya giderler.
Elbise veya etek ve bluz giyerler. Peggy dün gece pantolon ve bluz giydi.
Bir beyzbol maçına gitti.
**********************************************************************************************
YESTERDAY HE WAS TIRED AND COLD.
Yesterday, Robert was awake at 1:00 a.m. He fell asleep at 1:30 a.m. He woke
up at 6:30 a.m. It was cold. He got up and took a hot shower. He got
dressed. He put on a sweater and a coat. He put on his scarf and his gloves.
He went to school.
It was warm in the classroom. Robert took off his scarf, his gloves, and his
coat. He was all right in class.
Robert was tired after class. He went home and fell asleep. His friend Mark
came to his room at 6:00 p.m. Robert was asleep. He woke up and opened the
door. Robert and Mark talked for five minutes. They went to the mess hall
and had dinner. After dinner, Robert did his homework and went to bed early.
DÜN YORGUNDU VE ÜŞÜYORDU.
Robert dün gece 1:00’da uyanıktı. 1:30’da uykuya daldı. Sabah 6:30’da uyandı.
Hava soğuktu. Kalktı ve sıcak bir duş aldı. Giyindi. Bir süveter ve palto
giydi. atkısını ve eldivenlerini taktı. Okula gitti.
Sınıfta hava ılıktı. Robert atkısını, eldivenlerini ve paltosunu çıkarttı.
Derste rahattı.
Robert dersten sonra yorgundu.
Eve gitti ve uykuya daldı.
Akşam 6:00’da arkadaşı Mark odasına geldi. Robert uykudaydı. Uyandı ve
kapıyı açtı. Robert ve Mark beş dakik boyunca konuştular. Yemekhaneye gidip
akşam yemeği yediler. Yemekten sonra Robert ödevini yaptı ve erkenden
yatmaya gitti.
********************************************************************************************
CAN YOU SPEAK FRENCH?
Donald: Hi, Sue. This is my new friend Jacques.
Sue : Hello, Jacques. Glad to meet you.
Donald: Jacques can’t speak English very well. Can you speak French?
Sue : No, I can’t.
Donald: Well, can you speak Spanish?
Sue : Yes, I can.
Donald: Good, Jacques can speak Spanish, too.
Donald: Merhaba, Sue.
Bu yeni arkadaşım Jacques.
Sue : Merhaba Jacques. Tanıştığımıza memnun oldum.
Donald: Jacques çok iyi İngilizce konuşamıyor?
Sen Fransızca biliyor musun?
Sue : Hayır, konuşamıyorum.
Donald: Peki, İspanyolca konuşabiliyor musun?
Sue : Evet, konuşabiliyorum.
Donald: İyi, Jacques da İspanyolca konuşabiliyor.
UYGULAMA CEVAPLARI
A. 1. Ron
can’t fly airplanes. Can Ron fly airplanes? What can Ron fly?
2. He
can’t learn a hundred words a day. Can he learn a hundred words a
day? How may words can he learn a day? 3. Sue can’t read
Chinese.
Can Sue read Chinese? What can Sue read? 4. Bob can’t drive a
bus. Can Bob drive a bus? What can Bob drive? 5. They
can’t eat
ten apples. Can they eat ten apples? How many apples can they
eat?
B. 1. I
must wear a uniform. 2. I must speak to the teacher. 3. I must go
to the meeting. 4. I must salute the captain. 5. I must see a
doctor.
C. 1. You
must do your homework. 2. You must not sleep in the lab.
3. You mustn’t eat in the lab. 4. You must not mark the test
booklet.
5. You must salute officers.
D. 1. Can I
drink this water? Yes, you may. 2. May he study in your room?
No, he may not. 3. Can we see your I.D. card? Yes, you may.
4. Can I
put on my hat? No, you can’t. 5. Can they watch a movie?
Yes,
they may.