|
KİTAP ADI :DİRİLİŞ
KİTABIN YAZARI :LEV NİKOLAYEVİÇ TOLSTOY
KONUSU
Zengin ve hızlı yaşamı seven bir prensesin geçmişte
yaşadıklarından pişmanlık duyduğu bir sırada önceden ilişki
yaşadığı bir kadına rastlaması,onun düştüğü bu durumdan dolayı
kendini sorumlu hissetmesi ve ona yardım etmeye karar vermesi
ile adalet sistemindeki yanlışlıklar ve cezaevlerinde yapılan
kötü uygulamalardan bahsediliyor.
ÖZETİ:
Nehludov soylu bir aileye mensup yakışıklı ve zengin bir
prenstir.Öğrencilik yıllarında teyzelerinin evine gittiği bir
gün evde hizmetçilik yapan Katyuşa ile tanışır.Aralarında bir
gecelik aşk yaşandıktan sonra Nehludov evi terk eder.Bu olaydan
sonra Katyuşanın hamile oldugunu ve Dmitry ile birliktelik
yaşadıgını öğrenen evin sahipleri Katyuşanın işine son
verirler.İşsiz kalan ve geçinmek zorunda olan Katyuşa bazı
insanların oyunları sonucu genelevde çalışmaya başlar.Dmitry
Nehludov orta yaşa gelince hayatta yaptıklarından sıkılmaya ve
geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duymaya başlamıştır.Bulunduğu
bölgenin soylu kişileri arasında olduğu için duruşmalarda jüri
üyeliği yapmayı kabul etmiş,yine böyle duruşmaya katıldığı bir
gün sanık sandalyesindeki suçlunun Katyuşa oldugunu fark edince
birden vicdan azabı duymaya başlamıştır.
Nehludov o günden sonra sürgün cezasına çarptırılan Katyuşayı
kurtarmak için tanıdığı bütün üst düzey yetkilileri aracı olarak
kullanmış fakat olumlu bir sonuç alamamıştır.Katyuşayı ziyarete
giderek ona yardım için çalıştıgını,onu bu durumdan
kurtaracağını ve gerekirse onunla evleneceğini söylemiştir.Katyuşanın
Sibiryaya sürgün cezası kesinlenince Dmitry elinde bulunan
toprakları köylülere kiralamış geri kalanların birkısmını
ablasına vermiş digerlerinide elinde tutmuştur.Dmitry Katyuşa
ile Sibiryaya gittiği gün sevindirici bir mektup
almıştır.Mektupta Katyuşanın sürgün cezasının yapılan itiraz
sonucu tekrar gözden geçirildiği ve suçsuz olduguna karar
verildiği yazmaktadır.Bu haberi Katyuşaya iletmeye can atan
Dmitry ona bunun yanında evlenme teklifinde bulunarak onunla
evlerine dönmeyi düşünmüştür.Dmitry Katyuşaya affedildiğini ve
onunla gelmesini söylediği zaman hayallerini yıkan hayır
cevabını almıştır.Katyuşa cezaevinde kendisi gibi sürgün
cezasına çarptırılan birini sevmekte ve onunda cezası sona ermek
üzeredir.
Bu olaylardan sonra Dmitry Katyuşa sevdasndan artık vazgeçmeye
karar vermiş ve sibiryayı terk etmiştir.Kendi içinde derin
düşüncelere dalarak tüm yasadıklarını ve hayatın olması gereken
gerçeklerini gözden geçirip aramaya baslamıştır.Dmitry İncil
okumaya başlamış ve kitabı baştan sona kadar okumaya devam
etmiştir.Dmitry’nin okuduklarından anladıgına göre;insanlar
birbirlerini cezalandırmamalıdırlar ve böyle de bir yetkiye
sahip degillerdir.Her insan suç işleyebilir bu durumda yapılması
gereken ona ceza vermek degil yardım etmektir.Ancak o zaman
insanlar birbirlerini anlayabilir ve sevebilirler…
ANA FİKRİ:
İnsanlar hata yaptıkları zaman onları cezalandırmak yerine
onlara yardım eli uzatmalıyız.Sevgi ve anlayışlı yaklaşım
sorunların en güzel çözümüdür.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEGERLENDİRMESİ:
Dmitry NEHLUDOV :Zengin bir ailenin çocugudur,ögrenciyken sahip
olduğu düşünceleri büyüyünce değişmiş eğlenceye,zevke
düşkün,kadınlardan vazgeçemeyen biri haline gelmiştir.Ancak
belirli bir olgunluğa geldiğinde yapmış olduklarından pişmanlık
duymuş ve hayatını düzene sokmaya karar vermiştir.
Katyuşa MASLOVA :Çocuk yaşta hizmetçilik yapmaya başlamış güzel
bir kadındır.Çalıştığı evin sahiplerinin yeğenine aşık olduktan
sonra hayatı değişir.Yaşamının geri kalanın çogu genelevlerde ve
cezaevlerinde geçmiştir.
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
TOLSTOY kitabında insanların suçlu kimliği altında nasıl
horlandığını,işkence gördüğünü ve uygulanmakta olan adalet
sisteminin yanlışlıklarını anlatmaya çalışmıştır.Okuyucuyu
düşünmeye sevk eden bir kitap,vermek istediği düşünceler ilgi
çekici,her harbiyeliye tavsiye ediyorum.
KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
Tolstoy 1828’de Astapova,Ryazan ilinde dogdu.Zengin bir toprak
sahibinin ogluydu,küçük yaşta öksüz kaldı,çocuklugu ailesinin
malikanesinde geçti.Kazan ve Petersburg’da eğitim gördü.Ünlü bir
kişi olmaktan bıkan yalnızlıga ve yoksulluga büyük bir özlem
duyan Tolstoy,herkesten uzakta yaşamaya karar verdi.10 Kasım
1910’da gizlice malikanesini terk etti,trene bindi,ancak
hastalığı yüzünden bitkin düşerek Astapova istasyonunda öldü.
Tolstoy’un yapıtları düşten çok yaşanmış duygularla beslenen,her
türlü estetik yapmacıktan ve söz oyunundan arınmış uzun bir
itiraf biçimindedir ve Tolstoy bu yoldan yaşamın anlamını
aydınlatmak ister.Aşırı bir duyumsallık ile mutlak tutkusu
arasında bölünmüş olan ve yetkinliği özleyen Tolstoyda,kendini
aklamak ihtiyacı bir saplantı haline gelmiştir.Şiddete karşı ve
mülkiyetin kaldırılmasından yana olan,ödünsüz ve akılcı yeni bir
ahlakın savunuculugunu üstlenen Tolstoy,hayatıyla düşüncesini
uzlaştıramamanın dramını yaşadı,bu da onu aşkı,aileyi,sanatı
yadsımaya yöneltti.Ancak roman ve öyküleri bu çelişkilerden
hiçbir zarar görmedi.Yaşamın en yalın görüntülerini bile
aktarmaya,en basit ayrıntılar,en küçük belirtiler ve özellikler
üzerinde bile durmaya çalışarak canlı kişilikler yaratmayı ve
her türlü yapmacıktan uzak tarihsel ya da toplumsal freskler
çizmeyi başardı.
|