|
KİTAP ADI ESKİ HASTALIK
KİTABIN YAZARI REŞAT NURİ GÜNTEKİN
1- KİTABIN KONUSU:
Eski Hastalık, toplum içinde bulunmak istememe ve eğer toplum
içinde bulunuyorsa sessiz kalma hastalığı bulunan Züleyha’nın,
İçel vilâyetinin Gölyüzü adlı bir çiftliğinde eski derebeyi
torunlarından kocası Yusuf ile birlikte Taşucu vapuru ile bu
çiftliğe yapılan uzun deniz seyahati, bu seyahatte ve çiftlikte
geçen Yusuf ile Züleyha’nın hayatını konu edinmiştir.
2- KİTABIN ÖZETİ:
Züleyha’nın çocukluğu İstanbul’da geçmişti. Annesi ölmüştü.
Babası Ali Osman Bey askerdi.
Züleyha babasını tanımaya vakit bulamamıştı. Birkaç senede bir
İstanbul’a uğrar, yirmi otuz gün ailesinin yanında kaldıktan
sonra, tekrar kıt’asına dönerdi. Yusuf ise Ali Osman Bey’in
askeriydi. Onunla birçok kere muharebelere katılmıştır. Yusuf
daha sonra belediye reisliğine kadar yükselmiştir. Yusuf annesi
Enise Hanım ile birlikte Gölyüzü çiftliğinde yaşamaktadır.
Züleyha, Yusuf’u babası sayesinde tanımıştı. Bir gün Ali Osman
Bey kızına mektubunda: “İstanbul’dan hareketini bana telgrafla
bildir. Seni, Yenice istasyonunda beklemeye gelirim. Oradan
beraberce Silifke’ye gideriz.”. Ancak Ali Osman Bey yoğun
işlerinden dolayı istasyona Yusuf’u kızını Silifke’ye götürmesi
için göndermişti. Bu sayede Yusuf ile Züleyha Yenice
istasyonunda tanışmışlardı.
Züleyha, Gölyüzü çiftliğine gittikten bir süre sonra babası Ali
Osman Bey de geldi. Bu çiftlikte Yusuf annesi Enise Hanım ile
birlikte yaşıyordu. Çiftlikte geçen günler boyunca Züleyha ile
Yusuf birbirlerini sevmişlerdi. Enise Hanım da Züleyha’yı oğluna
gelin olarak beğenmişti. Oğlunun Züleyha ile evlenmesini
istiyordu. Nitekim, Ali Osman Bey de razı olunca Züleyha ile
Yusuf müthiş bir düğünle evlenmişlerdi. Çift, evlendikten sonra
aralarında hep soğukluk olmuştu. Zaten hasta olan Ali Osman Bey
bir müddet sonra ölmüştü. Züleyha iyice çöktü. Yusuf karısındaki
melânkolinin gittikçe arttığını gördükçe üzülüyordu. Ayrıca
Züleyha, Yusuf’un sık sık belediye işlerinden konuşmasından
rahatsız oluyordu. Yusuf’un bu belediye politikası davaları
aralarını şiddetle açmıştı. Züleyha kocasına karşı tenkitlerde
çok sert davranıyordu. Günün birinde Züleyha, Yusuf’a
ayrılmalarını teklif etti. Yusuf da bunu kabul edince mahkeme
bir yıl sonra resmî olmak üzere ayrılmalarına karar vermişti.
Ama onlar hâlâ karı kocaydılar.
Züleyha İstanbul’a dayısının yanına gitti. Burada tanınmış
tüccarlardan birinin oğlu ile tanışmıştı. Bu genç ile
Alemdağı’na giderken trafik kazası geçirdi. Züleyha yaralı halde
hastahanede yatarken gazeteler olayı resimlerle beraber isimleri
de yazarak ortaya koymuştu. Yaralı kadına bütün arkadaşları
ziyarete geliyordu. O bu durumdan sıkılıyordu. Ziyarete
gelenlerin hemen gitmesi için ağır hasta numaraları yapıyordu.
Yusuf bu kaza olayını öğrenir öğrenmez hastahaneye gitti. Ne de
olsa eski karısıydı. Fakat resmî olarak evliydiler. Mahkemenin
verdiği bir yıllık süre dolmamıştı. Yusuf karısının tedavisi
için hiçbir fedakârlıktan kaçınılmaması için doktorlara emirler
veriyordu. Züleyha’yı Gölyüzü’ne götürmek istiyordu. Uzun bir
deniz seyahatinin karısının sıhhati için iyi olacağını
düşünüyordu. Taşucu, Akdeniz kıyılarında işleyen küçük bir yük
vapuru idi. Yusuf bu vapurla Züleyha’yı Silifke’ye on beş günlük
bir deniz yolculuğu ile götürmeyi plânlamıştı. Züleyha kocasının
bu isteğine razı olmuştu. Ancak Züleyha’nın hastahaneden
çıkmaması gerekiyordu. Yusuf buna karşı çıkarak, karısını
kucakladığı gibi Taşucu’na götürdü. Geminin, bir bacağı takma
olan ihtiyar bir kaptanı vardı. Ayrıca güvertede beyaz bıyıklı,
fakir kıyafetli bir ihtiyar daha bulunuyordu. Bu ihtiyar,
geminin hususi doktoru Emin Bey idi. Züleyha bu halde bir
insanın çalışmasına hayret etti. Vapur, Sirkeci açıklarında bir
şamandıraya bağlı idi. Artık Gölyüzü’ne uzun bir deniz seyahati
başlamıştı.
Yusuf’un bu seyahati yapmasının asıl amacı zaten soğuk bir insan
olan Züleyha’nın yeni kasabalar, yeni insanlar görmesini
sağlamaktı. Nitekim istedikleri yerde duruyorlar, durdukları
yerleri geziyorlardı. Taşucu gemisi ile Tekirdağ’dan başlamak
üzere, Marmara’nın büyük küçük hemen hemen bütün iskelelerine
uğradılar. Marmara bittikten sonra Çanakkale Boğazı’na
girilmişti. Çanakkale’de muharebe yerlerini bir gün boyunca
gezdiler. Yusuf, Züleyha’ya Ali Osman Bey ile muharebede
yaralandıkları yeri gösterdi. Züleyha bunlardan etkilenmişti.
Doktor Emin Bey fazla yaşlı olduğu için yolculuk ona
yaramıyordu. Yolculuk sırasında hastalandı ve bu hastalığın
sonucunda vefat etti. Züleyha onu sonradan çok sevmişti. Hatta
ölünce ağladı. Taşucu gemisinin tayfasını Midilli, Sakız, Girit
gibi adalardan gelen düşkünler oluşturuyordu. Bu düşkünler
geminin eğlencelerini de düzenliyorlardı. Gemi artık Silifke’ye
ulaşmıştı.
Bu seyahat sonucunda, Yusuf Züleyha’yı hiç bu kadar konuşurken
görmemişti. Belki de bu deniz seyahati amacına ulaşmıştı. Resmî
olarak ayrılmaları için iki ay kalmasına rağmen Züleyha ile
Yusuf’un arası hiç bu kadar yakın olmamıştı. Yusuf ayrılmalarına
rağmen Züleyha’nın hemen iyileşmesi için niçin bu deniz
seyahatini yapmıştı ve resmî olarak ayrılma süreleri gelene
kadar Züleyha’nın Gölyüzü’nde kalmasını istemişi. Yusuf buna
cevap olarak, Züleyha’ya babasının askerlikte kendisine yaptığı
iyilikleri ve fedakârlıkları söyledi.
Züleyha, çok sevdiği Gölyüzü’nde son günlerini yaşıyordu.
Züleyha’nın ayrılma vakti gelmişti. Yusuf ile birlikte Mersin
istasyonuna gittiler. Züleyha asla unutamayacağı deniz seyahati
için Yusuf’a teşekkür etti. İstasyonda konuşurlarken ekspres
gelmişti. Züleyha büyük bir üzüntüyle Yusuf ile vedalaşarak
Mersin’den ayrıldı.
3- KİTABIN ANA FİKRİ:
Hayata küsmüş ve hasta olan insanları kazanmaya çalışalım. Her
insan gibi onların da iletişime ihtiyaçları vardır.
4- KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Züleyha: Konuşmayı sevmeyen ve kalabalık bir yerde bulunmak
istemeyen, iyi eğitim görmüş, kültürlü bir insandır. Yusuf’un üç
yıl süre boyunca karısı olmuştur.
Yusuf: Her bulunduğu yerin hakim ve sahibi kesilmek isteğinde
bir erkekti. Sadece uşak, hizmetçiler değil, şahsiyet sahibi,
belli başlı birtakım insanlar da ona itaat ederlerdi.
Züleyha’nın kocasıdır.
Ali Osman Bey: Züleyha’nın babasıdır. Birçok muharebede
komutanlık yapmıştır. Ailesini işinden dolayı çok az görürdü.
Fedakâr bir askerdir.
Enise Hanım: Yusuf’un annesidir. Çiftlikte sade bir hayat
yaşayan, geleneklere bağlı bir kadındır.
5- KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Romanda birçok kişi, olay ve yer tasvir edilmiştir. Gemiyle
yapılan yolculuk sırasında Yusuf ile Züleyha’nın ziyaret
ettikleri yerler de anlatıldığı için bir gezi yazısı özelliği de
taşımaktadır. Olaylarda ayrıntılara da önem verilmiştir.
6- KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
REŞAT NURİ GÜNTEKİN (1889-1956)
Çağdaş Türk edebiyatının oluşumunun öncülerinden olan Reşat Nuri
Güntekin, roman, öykü ve oyunlarında toplumun farklı
kesimlerinin sorunlarını dile getirmiş; yapıtlarıyla geniş
kitlelere ulaşabilmiş biridir. Yarattığı etkileyici duyarlık
evreniyle; toplumun moral değerlerinin gelişmesinde, yetişmekte
olan yeni kuşakların duygu ve düşünce dünyalarının
zenginleşmesinde yönlendirici olmuştur.
Reşat Nuri, 25 Kasım 1889'da İstanbul'da doğdu. Babası askerî
doktor Nuri Bey'dir. İlköğrenimini Çanakkale İptidai Mektebi'nde
yaptı. Çanakkale İdadisi'nde bir buçuk yıl okuduktan sonra, bir
süre İzmir Frere'ler Okulu'na devam etti. Buradan tasdikname ile
ayrıldı, sınavla girdiği İstanbul Darülfünun (Üniversitesi)
Edebiyat Fakültesi'nde yüksek öğrenimini tamamladı (1912). Bursa
Sultanîsi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı (1913). İstanbul Vefa
ve Erenköy liselerindeki müdürlüğü sonrası (1916-1919); Kabataş,
Galatasaray, İstanbul Erkek liseleriyle; Çamlıca ve Erenköy Kız
liselerinde Türkçe, edebiyat, felsefe, eğitbilim, Fransızca
dersleri okuttu (1919-1931). Millî Eğitim müfettişi oldu
(1931-39). Bir dönem Çanakkale milletvekili seçildi (1939-43).
Millî Eğitim başmüfettişliği (1947); Paris Kültür Ateşeliği ve
öğrenci müfettişliği görevlerinde bulundu (1950). Ateşeliği
sırasında, UNESCO'da Türkiye temsilciliği yaptı. Emekli olduktan
sonra (1954), İstanbul Şehir Tiyatroları'nda edebi kurul
üyeliğine getirildi. Kanser tedavisi için Londra'ya gitti. 7
Aralık 1956'da burada öldü. Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü.
Başlıca Yapıtları:
- Yeşil Gece
- Çalıkuşu
- Damga
- Eski Hastalık
- Yaprak Dökümü
- Kavak Yelleri
- Yaban
- Kavak Yelleri
|