|
KİTAP ADI Güneydoğu’dan Öyküler III Geride Kalanlar
Kitabın Yazarı Hakan EVRENSEL
KİTABIN İÇİNDEKİ ESERLER
Yirmi Dokuz Yaprak Dökümü
Gezi-2013
Diyetin Diyeti
“Bayramınız Kutlu Olsun!”
Sürveyan Hekim
Mankurtlar!
Evlat
Bacaksızlar
Ölü Duhül
Şart
Sodome ve Gomore
“Neyin Var!”
Sağlam Dönmenin Dayanılmaz Ağırlığı
1-KİTABIN KONUSU
Genç bir kız olan Yeliz’in Güneydoğu Anadolu bölgesinde
düzenlenen geziye katılması ve bu gezide yaşadığı olaylar. Bu
geziyle öğrendiği, bilmediği gerçekler.
2-KİTABIN ÖZETİ
GEZİ 2013
Yeliz 2013 düzenlenen bir geziye katılmıştır. Yıllardır annesi
bu tip geziler katılmasına izin vermezken bu kez onu
göndermesine çok şaşırmaktadır. Aslında Yeliz Güneydoğulu
olmasına rağmen yıllardır tatillerini Batı sahillerinde
geçirmeyi tercih etmektedir. Fakat Güneydoğuya gelir gelmez ne
kadar hata yaptığını anlamıştır.
Güneydoğu Anadolu bölgesinde düzenlenen, Yelizin de katılmış
olduğu, bu geziler ücretsiz olup insanlara Güneydoğu Anadolu
bölgesinde bulunan güzellikleri, tanıtmak ve geçmişte bu bölgede
yaşananlar hakkında bilgi sahibi yapmak amacıyla
düzenlenmektedir.
Otobüs küçük tepeleri aşarak ağır ağır yol almaktadır. Yeliz
yıllardır Türkiye’nin bu bölgesine gelmemiş olmanın üzüntüsü
içerisinde bin bir güzellikteki doğaya otobüsün camından
bakmaktadır. Az ileride otobüs Orman Müdürlüğüne ait bir tesiste
mola vermiştir. İnsanlar, Yeliz’i ve otobüste bulunanları
misafirperver bir şekilde karşılamış, onlara ikramlarda
bulunmuşlardır. Yeliz bu eşsiz güzellikteki çevrede doğayla iç
içe yaşamanın mutluluğu içerisinde rehberin bölge hakkında
geziye katılanlara verdiği bilgileri dinlemektedir. Bu
güzellikler içerisinde aklına gene babası gelmiştir. Yıllardır
özlemini duyduğu fakat hiç bir zaman sahip olamadığı babası.
Yeliz babasınında bu binbir güzellikteki doğaya bakarken nöbet
tutuğu aklına gelince hüzünlenmiştir. Evet babası askerlik
görevini icra ederken şehit olmuştur. Onun hakkında annesinin
anlattığından daha fazla bilgiye sahip değildir. Yeliz bu
düşüncelere daldığı sırada rehberin ‘Mola sona erdi.’ sesiyle
tekrar irkilmiştir. Otobüse tekrar yola koyulmuştur.
Otobüs yüksek rakımlı bir tepeye doğru ağır ağır yol alırken
rehber de tepe hakkında bilgi vermeye başlamıştır. Bu tepe
bölgenin en hakim tepesidir. Bu tepeye hakim olan bölgeye hakim
demektir. Bu nedenle bu tepeye 1989 yılında bir karakol
kurulmuştur. 1994 yılında bu tpeye teröristler tarafından bir
saldırıda bulunulmuştur. Bu saldırı sırasında büyük
kahramanlıklar göstererek şehit olan Onb. Serhan Uygur’un adı
verilmiştir. Bu yüzden bu tepeye Serhan Tepe denilmektedir.
Rehber anlatmaya devam etmektedir, fakat Yeliz artık hiçbir şey
duymuyordur. Bilmemektedir. Babasının büyük kahramanlıklar
göstererek şehit olduğunu bilmemektedir. Annesinin neden
yıllardan beri onu bu geziye göndermediğini şimdi anlamıştır.
Ağlamak istemektedir. Ama ağlamamaya dimdik ayakta durmaya karar
vermiştir.
Otobüs Serhan Tepenin zirvesinde bulunan tesislere varmıştır.
Yeliz büyük duygu karmaşası içerisinde tesise girer. Her yer el
dokuması halılarla motiflerle kaplıdır. Rehber açıklamasına
devam ettiği sırada içeriye bir general girer. Genereal
gelmesinin sebebinin özel olduğunu hiç bir şekilde yanlış
anlaşılmaması gerektiğini söyler. Yeliz tesislere Generalin
kendisi için geldiğini anlamıştır. Yıllardan beri böyle duygu
yüklü olaylardan kaçmıştır. Hiç bir zaman şehit anma törenine
gitmemiştir. Ama yıllardır kaçtığı olay şimdi başına
gelmektedir. Komutan Yeliz’in elinden tutar ve Yeliz’i geziye
katılanlara tanıtır. Yeliz’in kahramanlık göstererek Serhan
Uygur’un kızı olduğundan bahseder. Ona sarılır ve gözleri dolu
dolu olarak salondan ayrılır. General Serhan Uygur’un şehit
olduğu sırada karakolun Bölük komutanıdır. Yeliz’in geziye
katıldığını duyunca hemen gelmiştir.
Yeliz şok içerisindedir. Geziye katılanlar birer birer gelip
Yeliz’e sarılırlar ve gözleri dolu dolu olarak oradan
uzaklaşırlar. Yeliz sadece şehit olduğunu bildiği babası
hakkında bir geziyle pek çok şey öğrenmiştir. Babasının
arkadaşları uğruna kendini siper ettiğini duyunca daha da
duygulanmıştır.
Yeliz yıllar boyunca uzak olduğu ve olacağı babasıyla tanışmış
onu tanıdıkça bu ülkenin neler pahasına savunulduğunu daha iyi
anlamıştır. Babasının arkadaişları uğruna kendini siper ettiğini
öğrenince daha da duygulanmıştır.
3-KİTABIN ANA FİKRİ
İnsanlar her zaman acı gerçeklerden kaçarlar. Fakat bilmezler ki
gerçek acı gerçeklerin altındadır.
4-KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Rehber : 40 yaşındadır. Bir ayağını Güneydoğuda teröristlerle
mücadele ederken kaybetmiştir. Şu anda Güneydoğuda rehberlik
etmektedir. Onlara geçmişte o bölgede yaşananlar hakkında bilgi
vermektedir.
Yeliz : Diplomatlık sınavını kazanmış genç bir kızdır.Babasını
Güneydoğu’daki bir çatışmada kaybetmiştir. Yıllar boyunca
babasının özlemiyle büyüdükten sonra babası hakkındaki
gerçekleri öğrenince şok olmuştur. Bu gezi sayesinde babasını
tanıma imkanı bulduğu için çok mutludur.
Yeliz’in Annesi : Yıllar boyunca Yeliz’e hem annelik hem babalık
yapmıştır. Güneydoğu bölgesinde düzenlenen bu geziye kızının
katılmasına ilk başlarda izin vermezken sonrada yeterince
olgunlaştığını düşününce izin vermiştir.
General : O bölgede bulunan Kolordu’nun Komutanıdır. Yıllar önce
o bölgedeki karakola baskın yapıldığında, baskın yapılan
karakolun Bölük Komutanıymış. Yeliz’in acısını biraz olsun
hafifletmek amacıyla onu ziyarete gelmiştir.
Yeliz’in Babası : Yıllar önce askerlik yaptığı karakola yapılan
saldırıyla şehit olmuştur. Kahramanlıklar göstererek
arkadaşlarının ölmesine engel olmuştur.
5-KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Yazar hikayelerini çok güzel bir şekilde, ince bir oyayı işler
gibi, işliyor ve okuyucuyu bulunduğu mekandan alıp olayların yaşandığı
yere götürüyor. Hikayelerde yer vermiş olduğu tasvirler hikayeleri daha
ilgi çekici hale getiriyor. Satırlarda kendinizi buluyorsunuz ve
satırlarda yaşadığınızı hissediyorsunuz.
6-KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISACA BİLGİ
1967’DE Ankara’da doğdu. “Büyüyünce ne olacaksın?” diye
soranlara, “Asker olacağım” dedi. Oldu. “Ozaman en iyisi!” diye;
zor ne varsa onu yapmaya çalıştı. Güneydoğuya gitti. Bu kez “Bir
yerlerde bir yanlış var. Ama nerede?” diye sormaya başladı.
Yanlışın ne olduğunu, ordu içinde bulamayacağını anlayınca, çok
sevdiği askerlik mesleğinden kendi isteği ile ayrıldı.
Gazetecilik yapmaya başladı. Doğruyu ararken, “Güneydoğudan
Öyküler” ortaya çıktı.
Eserleri : Güneydoğudan Öyküler I,II,III.
|