|
YURDUMUZDA EKONOMİK HAYAT
TARIM (TARLA ve BAHÇE KÜLTÜRLERİ)
Tarım, toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla çeşitli ürünler elde etme
işine denir. Ülkemiz topraklarının % 36'sı tarım arazisi olarak kullanılır.
Ülkemizde çalışan nüfusun yarısına yakını tarımla uğraşmaktadır. Bu yüzden
tarım Türkiye ekonomisi için çok önemlidir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım ülkemizde daha çok ilkel yöntemlerle
yapılıyordu. Makine kullanımı, zararlı böcek ve bitkilerle mücadele,
kaliteli tohum kullanımı ve sulama ülkemizde gelişmemişti.
Bu yüzden tarımsal üretim oldukça azdı. Fakat daha sonra yapılan çalışmalar
sayesinde tarımımızda önemli gelişmeler olmuştur. Ziraat fakültelerinin
açılması, tarım makine ve aletlerinin üretilmesi, yapay gübre ve kaliteli
tohum kullanımı ile sulamaya önem verilmesi bu gelişmeye neden olmuştur.
Aynı zamanda Devlet Üretme Çiftlikleri, Ziraat Bankası, Toprak Mahsulleri
Ofisi ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulması bu gelişmenin diğer
nedenleridir. Bunların yanında GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) ta Güneydoğu
Anadolu Bölgesi'nin toptan kalkınmasını amaçlayan çok önemli bir projedir.
GAP sayesinde tarımsal üretimde büyük artışlar olmaya başlamıştır.
Ülkemizde tarımı etkileyen bazı faktörler vardır. Bunların önemlilerini
şöyle sıralayabiliriz;
• Toprak bakımı: Tarım faaliyetleri toprak üzerinde yapıldığı için toprak
bakımı çok önemlidir. Toprak çapa, bel, pulluk ve saban gibi aletlerle
havalandırılır. Bu olay toprağın verimini artırır.
• Sulama: Bütün tarım ürünlerinin suya ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç
yetiştirilen tarım ürününe göre değişir. Bu nedenle toprak uygun zamanlarda
ve yeterince sulanmak zorundadır.
• Gübreleme: Toprağın besin ve mineral bakımından zenginleştirilmesidir.
Gübre, yapay ve doğal gübre olarak iki kısma ayrılır. Hayvan dışkılarından
olan gübreye doğal gübre denir. Değişik minerallerin birleştirilmesi ile
elde edilen gübreye ise yapay gübre denir. Gübreleme tarım ürünlerinin
verimini önemli oranda artırır.
• Kaliteli tohum: Tarım ürünlerinden daha fazla verim almak için mutlaka
kaliteli tohum kullanmak gerekir.
Tarla Tarımı ve Tarla Ürünlerimiz
Ülkemizdeki tarım alanlarının büyük kısmını tarlalar oluşturur. Tarlalar
eğimli ve engebeli arazilerde olduğu gibi düz alanlarda da olabilmektedir.
Tarlaların büyük kısmı her yıl ekilir. Bazıları ise bir yıl ekilip ertesi
yıl boş bırakılır. Bu duruma nadas tarımı denir.
Buradaki amaç mineral bakımından fakir olan toprağın bir yıl dinlenerek
mineralce zenginleşmesidir. Tarlalarda ekilen tarım ürünlerini şu şekilde
gruplara ayırabiliriz.
1. Tahıllar
Tahıllar ülkemizde en fazla üretimi yapılan tarım ürünleridir. Ülkemizdeki
ekim alanlarının büyük kısmı tahıllara ayrılmıştır. Tahıllar; buğday, arpa,
mısır, pirinç, çavdar ve yulaf gibi tarım ürünlerinden oluşur.
Buğday: Ülkemizde en fazla üretilen ve tüketilen tarım ürünüdür. Çok yaygın
bir ekim alanı vardır. Doğu Karadeniz Bölümü’nün kıyı kesimi ve yüksek
yerler haricinde ülkemizin her yerinde yetiştirilir. Fakat en fazla İç
Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilir. Ülkemizdeki buğdayın 1/3'ü bu bölgede
üretilir. Buğday tarımı genellikle sulama ile yapılamaz. Bitkinin su
ihtiyacı yağmurlardan karşılanır. Bu yüzden üretilen buğdayın miktarı
yağışlara göre değişir. Aynı zamanda üretiminde yıllara göre büyük
dalgalanmalar olur. Buğday en fazla ekmek yapımında kullanılır. Aynı zamanda
unlu mamüller, bisküvi ve makarna yapımında da yaygın olarak kullanılır.
Yurdumuzdaki buğday üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Arpa: Ülkemizde yaygın bir ekim alanı vardır. Buğdaydan sonra en fazla
yetiştirilen tahıldır. En çok İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde
yetiştirilir. Buğdaya göre sıcağa ve soğuğa karşı daha dayanıklı olup, daha
kısa sürede yetiştirilir. Bu yüzden buğdayın yetiştirilemediği yüksek
yerlerde de yetiştirilebilir. En fazla hayvan yemi ve bira sanayisinde ham
madde olarak kullanılır.
Mısır: Yetişme koşulları diğer tahıllardan farklıdır. Mısır, yaz
yağışlarının ve sulama imkânlarının olduğu yerlerde rahatlıkla
yetiştirilebilir. En fazla Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde yetiştirilir.
Ülkemizdeki ekim alanı oldukça yaygındır. Karadeniz Bölgesi'nde halkın temel
besin maddesi olarak kullanılır. Ayrıca mısırdan yemeklik yağ elde edilir.
Bir kısmı da hayvan yemi olarak kullanılır.
Pirinç: Pirinç, çeltik bitkisinden elde edilen üründür. Çeltik hasat
edildikten sonra kabukları ayıklanarak pirinç elde edilmiş olur. Çeltiğin
tarımı su içinde yapılır. Tarımı için en uygun alanlar akarsu kenarlarındaki
düzlükler ve sulanabilen ovalardır. En fazla Edirne, Samsun, Çorum,
Kastamonu, Hatay ve Diyarbakır gibi illerde yetiştirilir. Önemli bir besin
maddesi olan pirinç üretimi ülkemiz tüketimini karşılayamaz.
Ülkemizde yetiştirilen diğer tahıl ürünleri ise çavdar, yulaf ve darıdır. Bu
ürünler çok geniş ekim alanlarına sahip değillerdir. Genellikle hayvan yemi
olarak kullanılırlar.
Tarla tarımında tahıllardan başka sanayi bitkileri de yetiştirilir.
2. Sanayi Bitkileri
Doğrudan tüketilmeyip fabrikalarda ham madde olarak kullanılan ürünlerdir.
Ülkemizde yetiştirilen başlıca sanayî bitkileri, pamuk, tütün, şeker
pancarı, haşhaş, ayçiçeği ve zeytindir.
Pamuk: Yetişme döneminde bol su isteyen ve verimli alüvyal ovaları seven bir
bitkidir. Hasat zamanında ise yüksek bir sıcaklığa ihtiyaç duyar. Bu dönemin
oldukça kurak geçmesi gerekmektedir. Yaz yağışları pamuk üretimine zarar
verir. En fazla Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir.
Pamuk, dokuma sanayisinin ham maddesidir. Çekirdeğinden elde edilen yağ ise
margarin üretiminde kullanılır. Ülkemizde pamuk üretimi oldukça fazladır.
Ayrıca pamuk ve pamuklu dokuma ürünleri ülkemiz ihracatında önemli bir yer
tutar.
Tütün: Yetişme döneminde bol su ister. Olgunlaşma ve hasat döneminde ise
yüksek sıcaklık ister. Ülkemizde en çok Ege Bölgesi’nde yetiştirilir. Daha
sonra Güneydoğu, Karadeniz ve Marmara bölgeleri gelir. Tütün, sigara gibi
sağlığa zararlı olan dumanlı içeceklerin ham maddesidir. Ülkemizde devlet
denetiminde yetiştirilmektedir.
Yurdumuzda tütün üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Şeker pancarı: Kıyı bölgelerimiz dışında ülkemizin her yerinde rahatlıkla
yetiştirilmektedir. Yağışların yeterli olmadığı yerlerde sulamalı olarak
yetiştirilebilir. Büyük kısmı İç Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilir. Daha
sonra Karadeniz ve Marmara bölgeleri gelir. Şekerin ham maddesidir. Ayrıca
posası hayvan yemi olarak kullanılır. Bu yüzden şeker fabrikalarının
çevresinde büyükbaş hayvancılık gelişmiştir.
Yurdumuzda şeker pancarı üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Ayçiçeği: Ülkemizin her yerinde yetişme imkânı vardır. Fakat büyük kısmı
Marmara Bölgesi'nde yetiştirilir. Yaz yağışlarından olumsuz etkilenir.
Yağışın yetersiz olduğu yerlerde sulama ile yetiştirilebilir. Bitkisel yağ
üretiminde kullanılır.
Ülkemizdeki bitkisel yağ üretiminin yarıya yakını ayçiçeğinden elde edilir.
Yurdumuzda ayçiçeği üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Zeytin: Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerdeki eğimli arazilerde rahatlıkla
yetiştirilebilir. Bu yüzden en fazla Ege Bölgesi'nde yetiştirilir. Daha
sonra Marmara ve Akdeniz bölgeleri gelir. Akdeniz Bölgesi'nde az
yetiştirilmesinin nedeni; daha fazla gelir getiren ürünlerin ekilmesidir.
Ülkemiz Dünya'nın önde gelen zeytin üreticisi ülkeleri arasındadır. Sert
çekirdekli meyvelerdendir. Sofralık zeytin olarak tüketildiği gibi yağ
üretiminde de kullanılır. Ayrıca sabun üretiminde de kullanılır.
Haşhaş: Uyuşturucu madde elde edildiği için devlet denetiminde yetiştirilir.
Aynı zamanda ilâç yapımında ve yemeklik malzeme olarak kullanılır. En fazla
Ege Bölgesi'nde yetiştirilir.
3. Baklagiller
Fasulye, nohut, bakla, mercimek ve bezelye gibi bitkiler baklagilleri
oluşturur. Proteince zengin olan baklagiller genellikle kuru olarak
tüketilirler. Ülkemizin her bölgesinde yetiştirilmektedir. İç Anadolu
Bölgesi baklagil üretiminde ilk sıradadır.
Bahçe Tarımı ve Bahçe Ürünlerimiz
Bahçe tarımı, genellikle yerleşim merkezlerinin yakınında bulunan bahçelerde
yapılır. Sulamalı olarak küçük tarım aletleri ile tarımı yapılır. Ülkemizde
tarımı yapılan başlıca bahçe bitkileri şunlardır;
Çay: Ülkemizdeki en uygun yetişme alanını Doğu Karadeniz Bölümü'nün kıyı
kesiminde bulmuştur. Burada üretilen çay ülkemiz ihtiyacını karşılar. Çay
üretimi için bol yağış ve eğimli yamaçlar gereklidir. Çay bitkisi 1-1.5
metre boyunda çok yıllık bir ağaççıktır. Bu ağaççıkların sürgünleri kesilir.
Daha sonra fabrikalarda işlenerek çay elde edilmiş olur.
Sebzeler: Farklı iklim tiplerinin görüldüğü ülkemizde birçok sebze türü
yetiştirilmektedir. Sebzeler genellikle taze olarak iç piyasada tüketilir.
Bu yüzden iç ticaretimizde önemli bir yeri vardır.
Ekim alanları oldukça yaygındır. Sebze üretiminin en fazla olduğu yer
Akdeniz Bölgesi'dir. Bu bölgeyi Ege ve Marmara bölgeleri takip eder.
Sebzelerin en az yetiştirildiği yer ise iklim koşulları elverişsiz olduğu
için Doğu Anadolu Bölgesi'dir.
Sebzelerin büyük kısmı yaz mevsiminde yetiştirilir. Bunların en önemlileri
patlıcan, domates, biber, bamya ve salatalıktır. Ispanak, lahana, pırasa
gibi sebzeler ise kış mevsiminde yetiştirilir. Ülkemizde en fazla soğan,
patates ve domates yetiştirilir.
Meyveler: Ülkemiz iklimi uygun olduğu için dünyadaki meyve türlerinin büyük
kısmını yetiştirebiliriz. Ülkemiz tarımında önemli bir yeri olan meyveler
beslenmemiz için de çok önemlidir. Meyvelerin bir bölümünün ihracatımızda da
önemli bir yeri vardır.
Meyveleri yaz meyveleri ve kış meyveleri diye iki gruba ayırabiliriz. Yaz
meyveleri üzüm, kayısı, şeftali ve kiraz gibi meyvelerdir. Kış meyveleri ise
portakal, mandalina, greyfurt ve ayva gibi meyvelerdir. Bazı önemli
meyvelerimiz şunlardır;
Üzüm:Ülkemizde çok yaygın bir ekim alanı vardır. Her bölgemizde
yetiştirilebilir. Ama en çok Ege Bölgesi'nde yetiştirilir. Üretimimizin
yarıya yakınını bu bölge sağlar.
Çok yıllık bir bitki olan üzümün bitkisine üzüm asması veya üzüm çubuğu
denilmektedir. Üzüm çubuklarının ekili olduğu yere bağ denir. Üzüm tarımına
ise bağcılık denir. Yaş ve kuru olarak tüketildiği gibi içki yapımında da
kullanılır.
Turunçgiller: Turunçgiller portakal, limon, mandalina, greyfurt ve turunç
meyvelerinin genel adıdır. Kış sıcaklıklarının fazla olduğu ve don
olaylarının görülmediği yerlerde yetiştirilirler. Büyük kısmı Akdeniz
Bölgesi'nde yetiştirilir. Bir kısmı Ege Bölgesi'nde çok azı da Doğu
Karadeniz kıyılarında yetiştirilir.
Fındık: Fındığın ana vatanı Karadeniz kıyılarıdır. En fazla yetiştirildiği
iller; Giresun, Ordu, Trabzon ve Adapazarı'dır. Ülkemiz hem fındık
üretiminde hem de kalitesinde dünyada birinci sıradadır. Bu yüzden
ekonomimiz için çok önemli bir üründür. Büyük kısmı yurt dışına satılır.
Çerez olarak tüketildiği gibi yağ da elde edilir.
İncir: Soğuğa dayanıksızdır. Bu yüzden kışların ılık geçtiği yerlerde
yetiştirilir. En fazla Ege Bölgesi'nde daha sonda Akdeniz, Marmara ve
Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. İncir taze ve kuru olarak
tüketilebilir. Kuru incir ihracatımız gelişmiştir.
Elma: Düşük sıcaklıklardan etkilenmeyen bir meyvedir. Bu yüzden ülkemizde
yaygın bir ekim alanı vardır. Birçok yöremizde rahatlıkla yetiştirilebilir.
En fazla İç Anadolu Bölgesi'nde üretilir. Genellikle taze olarak tüketilir.
Diğer meyveler: Yukarıdakilerden başka kavun, karpuz, kiraz, şeftali,
kayısı,vişne, armut, dut, erik, muz, ayva, ceviz, badem, antep fıstığı gibi
birçok meyve ülkemizde yetiştirilir. Ülkemizde son yıllarda turfanda sebze
ve meyve üretimi gelişmiştir. Bu sebze ve meyveler cam ve plâstik mekanlarda
sağlanan uygun yetişme ortamında üretilirler. Buna seracılık denilmektedir.
Bu tarım faaliyetinde kış mevsiminin soğuklarından korunarak üretim yapılır.
Seracılık en fazla Akdeniz Bölgesi'nde daha sonra ise Ege Bölgesi'nde
gelişmiştir.
HAYVANCILIK
Hayvancılık; evcil hayvanları besleme, onların ürünlerinden ve gücünden
yararlanma işidir. Kırsal bölgelerde tarımdan sonra halkın en önemli geçim
kaynağıdır.
Ülkemizde hayvancılık otlak (mera) ve ahır hayvancılığı şeklinde
yapılmaktadır. Hayvanların meralardaki otları yiyerek beslenmesi sonucunda
yapılan hayvancılık türüne mera (otlak) hayvancılığı denir. Hayvanların
ahırlarda genellikle yapay yemlerle beslenmesine de besi hayvancılığı denir.
Besi hayvancılığı ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır. Besi hayvancılığı en
fazla Marmara Bölgesi'nde gelişmiştir. Ülkemizde farklı iklim özelliklerinin
görülmesi hayvancılık türlerinin de çeşitli olmasını sağlamıştır. Bu
hayvancılık türlerinin bazıları şunlardır;
Büyükbaş Hayvancılık: Bu hayvancılık grubuna inek, öküz, manda, at, eşek,
katır ve deve girmektedir. Ülkemizde yaz yağışlarının fazla olduğu yerlerde
gelişmiştir. Doğu Karadeniz Bölümü ile Erzurum-Kars Bölümü bu yerlerin
başında gelir. Buralarda yaz mevsimi yağışlı geçtiği için gür otlaklar
yetişir. Aynı zamanda buralarda tarım alanları azdır. Bu yüzden büyükbaş
hayvancılık gelişmiştir.
Yurdumuzda beslenen büyükbaş hayvanların coğrafî bölgelere dağılımı
Küçükbaş Hayvancılık: Küçükbaş hayvancılık grubuna; koyun ve keçi
girmektedir. Bu hayvanlardan koyun daha çok beslenir. Ülkemizdeki yer
şekilleri ve bitki örtüsü küçükbaş hayvancılık için oldukça uygundur.
Ülkemizdeki geniş bozkır alanlarında karaman, kıvırcık ve dağlıç gibi koyun
cinsleri yetiştirilir. Koyun en fazla Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Güneydoğu
Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. Koyunlardan et ve süt elde edilmesi
dışında yünlü dokuma sanayisinde de ham madde olarak yararlanılır.
Küçükbaş hayvanlar arasında koyundan sonra tiftik keçisi yetiştirilir. En
fazla İç Anadolu Bölgesi'nde özellikle de Ankara çevresinde yetiştirilir. Bu
keçilerden elde edilen tiftik dokumacılıkta kullanılan çok değerli bir ham
maddedir. Diğer bir keçi türü olan kıl keçisi de en çok dağlık alanlarda
yetiştirilir. Fakat ormanlara zarar verdikleri için son yıllarda sayıları
oldukça azalmıştır.
Yurdumuzda beslenen koyunların coğrafî bölgelere dağılımı
Kümes Hayvancılığı: Tavuk, kaz, ördek, hindi gibi hayvanlara kümes hayvanı
denir. Kümes hayvanlarının etinden ve yumurtasından yararlanılır.
Beslenmemizde önemli bir yeri vardır. Son yıllarda beyaz et tüketiminin
artması ile kümes hayvancılığı gelişmiştir. Bunda modern tavuk
çiftliklerinin kurulmasının da etkisi vardır. Kümes hayvancılığı nüfusu
kalabalık olan büyük şehirlerin çevrelerinde çok gelişmiştir.
İpek Böcekçiliği: Dut yaprağını yiyen bir tırtılın kozasından elde edilen
ipek, ipekli dokuma sanayisinin ham maddesidir. İpek böcekçiliği en fazla
Güney Marmara Bölümü'nde gelişmiştir. Özellikle Bursa ili en çok gelişen
yerdir.
Arıcılık; Ülkemizde yaygın olarak yapılır. Çünkü ülkemizde farklı bitki
türleri bulunmaktadır. Bitki örtüsündeki çeşitlilik arıcılık için çok
önemlidir. Arıcılık ülkemizin her bölgesinde yapılmaktadır. Ege ve Karadeniz
bölgeleri ilk sırada gelmektedir.
SU ÜRÜNLERİ
Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Aynı zamanda çok sayıda akarsu ve
gölleriyle birlikte ülkemiz su ürünleri için uygun özelliklere sahiptir.
Fakat üretimimiz yetersizdir. Balık en çok avlanan ve tüketilen su ürünüdür.
Balıkların en çok avlandığı denizimiz Karadeniz'dir. Daha sonra boğazlar
gelir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarında da balıkçılık yapılır.
Denizlerimizden en fazla; hamsi, istavrit, palamut, uskumru, lüfer ve
barbunya gibi balıklar avlanır.
Tutulan balıkların bir kısmı akarsulardan bir kısmı da baraj ve göllerden
elde edilir. Buna tatlı su balıkçılığı denir. Aynı zamanda akarsu
kenarlarında insanlar tarafından kurulan çiftliklerden de balık üretimi
yapılır. En fazla sazan ve alabalık tutulmaktadır. Tatlı su balıkçılığına
kültür balıkçılığı da denilmektedir.
Balıkçılığımızın sorunları arasında;
Denizlerimizdeki balık potansiyelinin az olması, kıyılarımızın kirli olması,
balıkçılık filomuzun yetersiz olması, zararlı yöntemlerle avlanma, yasak
avlanma gibi nedenler gösterilebilir.
Denizlerimizden midye, kerevit, ıstakoz, ahtapot, karides, kalamar gibi su
ürünleri de elde edilir. Ayrıca inci, mercan, sedef ve sünger avcılığı da
yapılmaktadır.
ORMAN ÜRÜNLERİ
Ormanlar, ülkemizin doğal güzellik ve ham madde kaynağıdır. Ülkemiz
topraklarının 1/4'ü ormanlarla kaplıdır. Bu oran yıllar önce daha fazla
iken, ormanlar tarih boyunca tahrip olarak şimdiki halini almıştır.
Ormanlar genellikle kıyı bölgelerimizde toplanmıştır. Ülkemiz ormanlarının
büyük kısmı Karadeniz ve Akdeniz bölgelerine aittir. İç bölgelere doğru
gidildikçe yağışlar azaldığı için orman alanları da azalmaktadır.
1996 yılında ormanlarımızın bölgelere alan (hektar) ve yüzde olarak dağılışı
Orman ürünlerinin başında kereste ve yakacak odun gelir. Kereste birçok
sanayi kolunun ham maddesi durumundadır. Kâğıt, mukavva, parke, sunta ve
kontraplâk üretimi keresteden yapılmaktadır. Ayrıca kapı, pencere, masa,
sıra yapımında, telefon ve telgraf direkleri yapımında kereste
kullanılmaktadır. Aynı zamanda ahşap ev yapımında da kullanılır. Diğer orman
ürünleri ise sığla yağı, reçine, keçi boynuzu, ıhlamur ve çam kozalağıdır.
Ülkemiz için çok önemli olan ormanları korumak önemli görevlerimizdendir.
Ormanlarımızın tahrip edilmesini önlememiz gerekmektedir. Bunun için
ormanların çok iyi korunarak yangınların azaltılması gerekmektedir.
MADENLER ve ENERJİ KAYNAKLARI
Madenler
Yer altından çıkarılan ve ekonomik değeri olan maddelerdir. Yer altında ham
olarak bulanan maddeler işlenerek yabancı maddelerden ayrılır. Daha sonra
kullanıma sunulur. Her maden farklı şekillerde ve farklı sanayi kollarında
kullanılır.
Ülkemizde maden çeşidi fazla olduğu hâlde miktarları yeterli değildir.
Cumhuriyet döneminde yer altı kaynaklarımız araştırılmaya başlanmıştır. Bu
araştırma için Etibank ve Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur.
Ülkemizde çıkarılan başlıca madenler şunlardır;
Demir: Demir, bütün sanayi dallarının en önemli ham maddesidir. Demirin
geniş bir kullanım alanı vardır. Demir, en çok Sivas-Malatya arasındaki
Divriği, Hasan Çelebi ve Hekimhan’da çıkarılmaktadır. Buralardan çıkarılan
demir, demir çelik sanayisinde kullanılır.
Bakır: Kolay işlenebilen yumuşak bir madendir. Başta elektrik ve elektronik
eşya olmak üzere birçok alanda kullanılır. Küre (Kastamonu), Murgul (Artvin)
ve Rize'den çıkarılmaktadır.
Krom: Ülkemizde en çok bulunan madenlerdendir. Demir çelik sanayisinde ham
madde olarak kullanılır. En fazla; Fethiye, Köyceğiz (Muğla) ve Elazığ'da
çıkarılır.
Bor Mineralleri: Jet ve roket yakıtı ve cam elyafı ile porselen ve cam
üretiminde kullanılır. Ülkemiz, bor minerallerinin dünyada en fazla olduğu
yerdir. Kırka (Eskişehir), Emet (Kütahya) ve Balıkesir'de çıkarılmaktadır.
Ülkemizde ayrıca boksit, cıva, kükürt, antimon, manganez, fosfat, çinko,
mermer, tuz, altın ve gümüş gibi madenler de vardır.
Enerji Kaynakları
Ülkemizde sanayileşme ve kentleşme ile birlikte enerji ihtiyacı artmış ve
birçok enerji kaynağı kullanılır duruma gelmiştir. Bunlardan bazılarını
şöyle sıralayabiliriz;
Linyit: Ülkemizde yaygın olarak bulunur. Çıkarılan linyitler genellikle
termik santrallerde elektrik üretimi için kullanılır. Bu yüzden termik
santrallerimizin büyük kısmı linyit yataklarının yakınına kurulmuştur.
Afşin-Elbistan (Kahraman Maraş), Yatağan (Muğla), Soma (Manisa), Tavşanlı,
Simav, Emet, Tunçbilek (Kütahya), Çeltek (Amasya) ve Çayırhan (Ankara) en
çok çıkarıldığı yerlerdir.
Taş kömürü: Demir çelik sanayisinde kullanılır. Zonguldak ve çevresinde
çıkarılır. Üretimimiz ihtiyacımızı karşılayamaz.
Petrol: Bütün ülkeler için çok önemli bir enerji kaynağıdır. Güneydoğu
Anadolu Bölgesi’nde Batman, Siirt ve Diyarbakır çevrelerinde
çıkarılmaktadır. Üretimimiz tüketimimizin ancak 1/7 sini karşılar. Geri
kalanını satın alırız. Yer altından çıkarılan petrol, petrol arıtma
tesislerinde (rafineri) işlenerek kullanılır hale getirilir. Ülkemizde
Batman, Ataş (Mersin), Aliağa (İzmir), İpraş (İzmit) ve Orta Anadolu
(Kırıkkale) olmak üzere beş ayrı rafineri bulunur.
Doğal gaz: Yer kabuğunda bulunan boşluklarda yer alan gaz kümeleridir. Yakıt
olarak kullanılmaktadır. Hava kirliliğini azalttığı için tercih edilen bir
yakıttır. Büyük şehirlerimizde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Genellikle yurt dışından ithal ederiz. Ülkemizde sadece Hamitabat (
Kırklareli)'ta bulunur.
Su gücü: Buna hidrolik enerji de denir. Su gücünden faydalanarak üretilen
elektrik enerjisidir. Barajlardan elde edilir. Ülkemizde birçok barajdan
(Atatürk, Keban, Karakaya, Hirfanlı gibi) elektrik üretimi yapılmaktadır.
Ülkemizde çok sayıda akarsu olduğu için su gücü oldukça fazladır.
Jeotermal enerji: Yer altından çıkarılan sıcak su ve su buharından elde
edilen enerjidir. Ucuz ve çevreye zarar vermeyen bir enerji kaynağıdır. İlk
işletmeye açılan kuyu, Sarayköy (Denizli)'dedir.
Atom enerjisi: Buna nükleer enerji de denir. Atom çekirdeğinden elde edilir.
Ülkemizde henüz bu enerji kullanılmamaktadır.
Güneş enerjisi: Hiç tükenmeyen çevre dostu ve ucuz bir enerji kaynağıdır.
Ülkemizde kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. En fazla Akdeniz ve Ege
bölgelerinde kullanılır.
SANAYİ
Ham maddelerin işlenerek mamül madde haline getirilmesine sanayi denir. Ham
maddeler yer kabuğunun değişik katmanlarından, sulardan, bitkilerden ve
hayvanlardan elde edilir. Sanayinin kurulması için gerekli olan şartlar; Ham
madde, enerji, sermaye, iş gücü, ulaşım ve pazarlamadır. Ülkemizde en çok
sermaye sıkıntısı çekilmektedir. Diğer koşullar ülkemizde sanayinin
gelişmesi için uygundur. Ülkemizdeki sanayi tesisleri bazı yerlerde yoğunluk
kazanmıştır. Buralar İstanbul-Adapazarı arası, İzmir çevresi ve Adana -
Mersin arasıdır. Ayrıca Bursa, Ankara, Karabük, Karadeniz Ereğli,
İskenderun, Kırıkkale, Gazi Antep ve Kayseri de sanayinin gelişmiş olduğu
diğer kentler olarak ortaya çıkar. Ülkemizde çeşitli sanayi kolları vardır.
Bunları şöyle sıralayabiliriz;
Besin Sanayii: Bu sanayiinin ham maddeleri, tarımsal ve hayvansal
ürünlerdir. Ülkemizin her tarafında yaygın olan bir sanayi koludur.
Konservecilik besin sanayimizin bir dalıdır. En fazla Marmara ve Ege
bölgelerinde gelişmiştir. Birçok ilimizde meyve suyu fabrikaları, konserve
fabrikaları ve et kombinaları kurulmuştur. Yağ üretimi, besin sanayii içinde
önemli bir yer tutar. En fazla zeytin yağı ve ayçiçek yağı üretimi yapılır.
Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağ üretimi yoğun
olarak yapılır. Hayvancılığın yoğun olduğu yerlerde ise tereyağı ve peynir
üretimi yapılır. Şeker fabrikaları ise iç bölgelerimizde yoğundur.
Türkiye’de ilk şeker fabrikası Uşak’ta kurulmuştur.
Dokuma Sanayii: Ülkemizde en fazla gelişen sanayi kollarından biridir.
Pamuklu dokuma, yünlü dokuma, ipekli dokuma ve halıcılık gibi bölümleri
vardır. Pamuklu dokuma fabrikaları Adana, İzmir, Aydın, Nazilli, Kayseri,
İstanbul ve Bursa'da yoğunlaşmıştır. Yünlü do¬kuma fabrikaları ise İstanbul,
Bursa, İzmir, Hereke ve Uşak'ta yoğunlaşmıştır. İpekli dokumanın merkezi ise
Bursa'dır. Halı ve kilim dokumacılığı ise İç Batı Anadolu Bölümü ve İç
Anadolu Bölgesi’nde gelişmiştir.
Deri Sanayii: Bu sanayi dalında ayakkabı, çanta ve giyim eşyaları yapımı
başta gelir. Deri giyim eşyalarımız yurt dışında kolay alıcı bulmaktadır.
Hazır giyim sanayi de çok gelişmiş bir sanayi koludur.
Maden Sanayii: Madenlerin çıkarılması, ayıklanması ve işlenmesi
faaliyetleridir. Maden ocaklarının çevresinde gelişmiştir. En yaygın olanı
demir çelik fabrikalarıdır. İlk demir çelik fabrikası Karabük’te
kurulmuştur. Daha sonra Karadeniz Ereğlisi, İskenderun ve Kırıkkale'deki
fabrikalar kurulmuştur. Samsun' da bakır işleme, Seydişehir'de alüminyum,
Elazığ’da ise ferro krom tesisleri yer alır.
Otomotiv Sanayii: Günlük hayatımızda önemli bir yeri olan otomobil, otobüs,
kamyon gibi araçları içine alır. Çok gelişen bir sanayi koludur. En fazla
Bursa, İstanbul, İzmit ve İzmir'de gelişmiştir. Yurt dışından ithalatımız
oldukça fazladır.
Kimya Sanayii: En önemli dalı petrol arıtmadır. Daha sonra kağıt, ilâç,
gübre, sabun tozu ve deterjan gelir. Petrol arıtma tesisleri İzmit, İzmir,
İskenderun, Kırıkkale ve Batman'da bulunur. İlâç fabrikalarının büyük kısmı
İstanbul'da yer alır. Kâğıt ise, İzmit, Dalaman (Muğla), Çaycuma
(Zonguldak), Giresun, Taşucu (Mersin)'nda yer alır.
Diğer Sanayi Kolları: Birçok kentimizde çimento fabrikaları kurulmuştur. Cam
fabrikaları ise İstanbul çevresinde bulunur. Ülke savunması için önemli olan
uçak sanayii Ankara'da gelişmiştir. Gemi sanayii ise İstanbul ve Gölcük'te
yer alır. Bunlardan başka mobilya, porselen, tuğla, kiremit gibi birçok
sanayi dalı da ülkemizde bulunmaktadır.
ULAŞIM
Yolcu, yük ve haberlerin bir yerden başka bir yerlere aktarılmasıdır.
Sanayi, ticaret, tarım ve turizmin gelişmesi, ulaşımın gelişmiş olmasına
bağlıdır. Dört farklı ulaşım sistemi vardır.
Türkiye'nin başlıca kara ve deniz yolları
Kara yolu ulaşımı; Ülkemizde gelişmiş bir kara yolu ulaşımı vardır.
Ülkemizdeki kara yolu ulaşımını dağların uzanış doğrultusu ve iklim
özellikleri etkilemektedir. Dağların uzanışı kıyı ile iç kesimler arasındaki
ulaşımı zorlaştırmıştır. Olumsuz iklim şartları ise özellikle Doğu Anadolu
Bölgesi'nde ulaşımı etkilemektedir. Sel, heyelân, çığ ve buzlanma gibi doğal
afetler ulaşımı olumsuz etkiler. En işlek kara yolu; Edirne - İstanbul -
Ankara - Adana ve İskenderun arasındadır. Büyük kentleri birbirine bağlayan
kara yolları da oldukça yoğundur. Kara yolu ulaşımının en önemli sorunu
trafik kazalarıdır.
Demir yolu ulaşımı; Trenlerle yapılan ulaşımdır. Demir yolları daha çok yük
taşımacılığında kullanılır. Yolcu taşımacılığında ise kara yollarından sonra
ikinci sırada gelir. Demir yollarımızın uzunluğu yeterli değildir. Ankara,
Eskişehir, Adapazarı ve Sivas'ta lokomotif, vagon yapım ve bakım tesisleri
vardır.
Deniz yolu ulaşımı; Liman ve iskeleler arasında yapılan yük ve yolcu
taşımacılığını kapsar. Deniz ulaşımında binlerce ton ağırlığında yükler
taşındığı için ucuz bir ulaşım sistemidir. Ayrıca kara ve demir yolu gibi
bakım ve yapım çalışmalarına ihtiyaç yoktur. Ülkemizin üç tarafı denizlerle
çevrili olmasına rağmen deniz yolu ulaşımı gelişmemiştir. En büyük
limanlarımız İstanbul, İzmir ve Mersin'dedir. Ayrıca Trabzon, Samsun,
Antalya ve İskenderun limanları da çok önemlidir.
Hava yolu ulaşımı; Uçaklarla yapılan yolcu ve yük taşımacılığıdır. Hızlı bir
ulaşım sistemidir. Bu yüzden uzak mesafeli yolculuklar için çok önemlidir.
Fakat ülkemizde yeterince gelişmemiştir. Ülkemizdeki en işlek hava alanları;
İstanbul'daki Atatürk, Ankara'daki Esenboğa ve İzmir'deki Adnan
Menderes'tir. Akdeniz ve Ege kıyılarında turistik merkezlerdeki (Bodrum,
Dalaman, Çeşme) hava alanları ise yaz mevsiminde çok yoğundur. Olumsuz hava
koşulları hava yolu ulaşımını çok fazla etkiler.
TİCARET
Para kazanmak için yapılan alım satım işlerine ticaret denir. Ticaret, iç
ticaret ve dış ticaret olmak üzere iki kısma ayrılır.
İç ticaret: Ülke sınırları içinde yapılan ticarete denir. Ülkemizdeki iç
ticaret oldukça canlıdır. Bu duruma bölgelerimizin tarım, hayvancılık,
madencilik, sanayi ve turizm açısından farklı özellikte olmaları en çok etki
eder. Nüfus dağılışının farklı olması da iç ticareti canlandırır. Her
bölgede yapılan farklı ekonomik faaliyetler iç ticaretin canlılığını
artırır.
Dış ticaret: Ülkeler arasında yapılan ticarettir. Ülkelerin ürettikleri
ürünlerin farklı olması dış ticarete etki etmektedir. Dış ülkelere
sattığımız başlıca mallar; tekstil ve konfeksiyon ürünleri, elektrikli ev
aletleri, lâstik, çeşitli tarım ürünleri, canlı hayvan, hayvansal ürünler,
bitkisel yağlar ve çeşitli madenlerdir. Satın aldığımız mallar ise; petrol,
çeşitli makineler, otomobil, kimyasal maddeler, ilaç ve elektronik
aletlerdir. Ticaret yaptığımız ülkeler arasında Avrupa Birliği ülkeleri
başta gelir. En fazla Almanya ile ticaret yapmaktayız. Orta Doğu
ülkelerinden İran ve Suudi Arabistan’da dış ticaretimiz için önemlidir. Dış
ticaretimizde ABD, Rusya Federasyonu ve Japonya’da önemli yer tutar. Ayrıca
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile olan ticaretimiz de hızla gelişmektedir.
Dış ticaretimizin gelişme grafiğinde, cumhuriyetten sonra
hızlı bir artış olduğu görülmektedir.
TURİZM
İnsanların görme, tanıma, dinlenme, eğitim, spor, tedavi ve kutsal yerleri
ziyaret etmek amacıyla yaptıkları gezilere turizm denir. Bu gezilere
katılanlara ise turist denir. Teknoloji ve sanayinin gelişmesi ile beraber
çok yoğun çalışan insanlar, tatillerinde iyice dinlenmek istemektedirler.
Bunun için de kendi ülkelerindeki ya da başka ülkelerdeki turistik mekanlara
geziler düzenlerler. Turizmin insanlara ve ülkelere sağladığı faydaları
şöyle sıralayabiliriz. Ülkelere döviz kazandırarak ekonomilerine katkıda
bulunur, ülkelerin iç ve dış ticaretini hareketlendirir, bir çok insana iş
imkânı sağlar, bazı sanayi kollarının gelişmesine yardımcı olur (İnşaat
gibi).
Doğal güzelliklerimiz: Doğal güzelliklerimiz bakımından kıyılarımız önde
gelir. Akdeniz ve Ege denizi kıyılarımızda bulunan plajlar çok önemli
turistik mekanlardır. Yaz mevsiminin uzun ve güneşli olması buralara gelen
turist sayısını artırmaktadır. Akarsularımızın bazılarında yapılan su
sporları (rafting gibi) da turistlerin ilgisini çekmektedir. Aynı zamanda
bazı akarsularımızdaki şelaleler önemli doğal güzelliklerimizdendir. Ürgüp
ve Nevşehir çevresindeki peri bacaları, Denizli’deki Pamukkale
travertenleri, Akdeniz Bölgesi’ndeki mağaralar, millî parklarımız ve
kaplıcalar da fazla turist çeken doğal güzelliklerimiz arasındadır.
Tarihî zenginliklerimiz: Ülkemiz çok zengin bir tarihî mirasa sahiptir.
Çünkü tarih boyunca Anadolu’da birçok devlet kurulmuş ve medeniyetler ortaya
çıkmıştır. Bu yüzden ülkemiz tarihî eser bakımından Dünya’nın sayılı
ülkelerinden birisi olmuştur. Ülkemizde eski medeniyetlerden kalma şehir
kalıntıları, tapınaklar, tiyatrolar, saraylar, camiler, köprüler, kaleler,
kervansaraylar ve hanlar vardır. Ayrıca ülkemizdeki bazı dağlık alanlarda
kış turizmi ve yayla turizmi de yapılmaktadır.
|