VİTAMİNLER
B1 Vitamini
Thiamin olarak da
adlandırılan B1 vitamini merkezi sinir sistemi sağlığını korumakta
önemli bir rol oynar. Yeterli B1 düzeyleri zihinsel fonksiyonun
korunmasında bize yardımcı olur. B1 düzeylerinde ki yetersizlik ise
gözlerde güçsüzlük, zihin bulanıklığı ve fiziksel koordinasyonda
bozukluğa sebep olur.
B1 vitamini kan hücrelerinin oluşumu
ve sağlıklı bir dolaşım sistemi için gerekli olan hidroklorik asit
in üretiminde rol oynar. Ayrıca karbonhidratlardan enerji
üretiminde, kalp ve sindirim sistemi kaslarının tonusunun
korunmasında anahtar rolü vardır.
Diğer B vitaminleri gibi B1
vitamini de suda eriyen vitaminler sınıfındandır ve vücutta
depolanmaz. Bu sebeple her gün yeterli miktarda B1 vitamini alınması
gerekmektedir.Diğer B vitamini kompleksleri ile birlikte alındığında
tek başına yapacağı etkiden daha fazla etki oluşturur.
B1
Vitamini Eksikliğinde Görülen Belirtiler:
B1 vitaminin uzun süre eksikliklerinde Beriberi adı
verilen ve merkezi sinir sistemini yıkıcı ve bazen ölümcül
olabilecek bir hastalık oluşabilir. Beriberi'ye beslenme düzeyleri
yeterli olan ülkelerde pek rastlanmaz. Ancak alkol B1 i yıkıma
uğrattığından uzun süreli alkolizm vakalarında bu hastalığa
rastlanabilmektedir. B1 düzeylerini ağızdan alınan antibiotikler,
sulfa grubu ilaçlar, antiasitler ve doğum kontrol hapları da
etkileyebilir. Ayrıca karbonhidratı yüksek diyetle beslenen kişiler
de B1 ihtiyacı artabilmektedir.
B1 vitamini açısından zengin
besinler: Kuru fasulye, yumurta, bira mayası, bütün hububatlar,
kahverengi pirinç ve deniz ürünleridir. Süt ve süt ürünleri, sebze
ve meyveler B1 açısından çok zengin kaynaklar olmasalar da yüksek
miktarlarda tüketildiklerinde yeterli B1 vitamini girişini
sağlayabilirler.
Besinler haricinde alınan ek vitamin
preperatlarında B1 genellikle B2, B3, B6, pantetonik asid ve folik
asit ile birlikte bulunur.
Günlük B1 Vitamini Gereksinimi:
1,5 mg dır.
B2 Vitamini
Riboflavin olarak da
adlandırılan B2 vitamini enerji üretimi, enzim fonksiyonu, normal
yağ asidi ve aminoasit sentezi için önem taşımaktadır.. Serbest
radikallerin toplayıcısı olan glutathion un üretimi için gereklidir.
Riboflavin suda eriyen bir vitamindir ve vücutta depolanmaz.
Karaciğer, böbrek ve kalpde sadece birkaç dakika kalır. Bu sebeple
dışarıdan alınması gerekmektedir.
Ağır Riboflavin
eksikliğine nadir olarak rastlanır. Alkoliklerde görülebilir. Ancak
çok ağır olmasa da tehlikeli düzeyde Riboflavin eksikliği yaşlıların
yaklaşık yüzde 33 ünde görülebilmektedir.
Riboflavin hücre
enerji üretimini arttırdığı için migren tipi baş ağrılarının
önlenmesinde etkili olabilmektedir. ( Migrenin kan damarlarında
üretilen enerjinin azalmasıyla oluştuğuna inanılmaktadır. 1994 de
yapılan bir çalışmada yüksek dozlardaki riboflavinin baş ağrılarının
tedavisinde etkili olduğu
gösterilmiştir.)
Riboflavin
ışığa karşı oldukça hassastır. Açık yeşil sebze ve meyvelerde
bulunan bu vitamin özelliğini çok çabuk kaybeder. Boş mideye
alındığında sadece % 15 i emilebilir. Fazla miktarda alınan
Riboflavin idrar ile atılır ve idrarı hafif bir sarı yaşil renge
boyar.
Vitamin B2 kaynakları:
-
Badem
-
Bira Mayası
-
Peynir
-
Tavuk
-
Sığır eti, böbrek
-
Buğday
FAYDALARI:
Kanıtlanmış
Faydaları:
Besinlerden enerjinin serbest bırakılmasında rol
oynar.A vitamini ile birlikte kullanıldığında solunum, sindirim,
dolaşım ve boşaltım sisteminin mukozasının sağlıklı olmasını sağlar.
Sinir sistemi, deri ve gözleri korur. Normal büyüme ve gelişmeye
yardımcı olur. Enfeksiyon, alkolizm, yanık, mide ve karaciğer
hastalıkları tedavisine yardımcı olur.Antioksidan aktivitesinde
gerekli olan Glutation un rejenerasyonunda gereklidir. Migren,
katarakt, orak hücreli anemi tedavisinde kullanılır.
Vücut
dokularının nefes alması için gerekli flavin mononucleotide ve
flavin adenine dinucleotide adlı iki koenzimin bir parçası gibi
davranır. Vitamin ve
minerallerdeki piridoxin i harekete
geçirir.
Kanıtlanmamış faydaları:
Çeşitli göz
hastalıklarını, deri hastalıklarını tedavi ederler.Kansere karşı
önleyici olduğu iddia edilmektedir. Vücudun normal gelişimini
arttırırlar. Kısırlıkta faydalı olduğu sanılmaktadır. Stresi
engellerler. Görme duyusunu güçlendirir.
Kimler
kullanmalıdır:
Yetersiz kalorili diyet alanlar, beslenme
bozukluğu olanlar veya kalori ihtiyacı artmış kişiler.
Gebe veya
emziren kadınlar.
Alkol veya diğer madde bağımlıları.
Kronik
hastalığı olanlar, uzun süreli stres altında olanlar, yakın geçmişte
operasyon geçirmiş kişiler.
Sporcular ve beden
işçileri.
Sindirim sisteminin bir bölümü operasyonla alınmış
olanlar.
Ağır yanık veya yaralanması olan hastalar.
Doğum
kontrol hapı veya östrojen kullananlar.
Yararlı
bilgiler:
B2 vitamini idrarı koyu sarı renge
boyayabilir.
İşlenmiş yiyeceklerde B2 vitamini miktarları
azalır.
Soda ile birlikte pişirme yiyeceklerdeki B2 vitaminini
ortadan kaldırır.
EKSİKLİK BELİRTİLERİ:
-
Ağız kenarlarında çatlaklar, dil ve
dudaklarda iltihaplanmalar.
-
Işığa duyarlı gözler.
-
Ciltte kaşıntı.
-
Sersemlik, uykusuzluk.
-
Öğrenme güçlüğü.
-
Gözlerde yanma ve kaşıntı.Kornea hasarı.
Kanıtlanmamış
Belirtiler:
-
Hafif Anemi.
-
Hafif uyuşukluk hali.
-
Akne.
-
Migren tipi başağrıları.
-
Kas spazmları.
Riboflavin eksikliği ile özofagus kanserleri
arasında bir ilişki olduğu öne sürülmektedir.
Günlük Tavsiye
Edilen Dozlar:
|
ÇOCUKLAR |
ERKEKLER |
KADINLAR |
|
0-6
Ay |
0.4mg
|
11-14 Yaş |
1.5mg |
11-50 Yaş |
1.3mg |
|
6-12
Ay |
0.5mg |
15-18 Yaş |
1.8mg |
51+ Yaş |
1.2mg
|
|
1-3
Yaş |
0.8mg |
19-50 Yaş |
1.7mg
|
Hamileler |
1.6mg
|
|
4-6
Yaş |
1.1mg |
51+
Yaş |
1.4mg |
Emzirenlerde (ilk 6 Ay) |
1.8mg |
|
7-10
Yaş |
1.2mg
|
Emzirenlerde (ikinci 6
Ay) |
1.7 mg |
Herhangi bir B vitaminine karşı allerjik kişilerde,
kronik böbrek hastalıklarında kullanılmamalıdır.
Gebeler ve
emzirenler doktorlarının tavsiye ettiği şekilde
kullanmalıdır.
B-2 Fazlalığı:
İdrar renginde
koyulaşma.
Bulantı, kusma.
Etkileşim:
Trisiklik
antidepressanlar, fenotiazinler, probenesid B-2 nin etkisini
azaltırlar.
B3 Vitamini
Niasin, Niasinamid
veya Nikotin Amid olarak ta adlandırılan B3 vitamini sindirim için
gerekli olan hidroklorik asit üretimi için olduğu gibi , protein,
yağlar ve karbonhidrat metabolizması için de tüm insanlar tarafından
gereksinim duyulan zorunlu bir besindir.
B3 vitamini kan
dolaşımını düzenler, sağlıklı bir deri sağlar ve santral sinir
sisteminin çalışmasına yardımcı olur. Beyin ve hafızanın ileri
fonksiyonlarını denetlemesinden dolayı şizofreni ve diğer zihinsel
hastalıklarda tedavi edici rol oynar. Son olarak yeterli B3
düzeyleri insülin ile estrojen, progesteron ve testesteron gibi
cinsiyet hormonlarının sentezi için hayati rol
oynamaktadır.
B3 vitamini eksikliğinde Pellegra adı verilen
ve sinir sisteminde fonksiyon bozukluğu, mide barsak sistemi
bozukluğu, ishal, zihin bulanıklığı, depresyon, ve ağır dermatit ve
çeşitli cilt lezyonları ile karakterize bir hastalık
oluşur. Son
zamanlarda kan kolesterolunu ve trigliseritini yan etki olmadan
emniyetle düşürebildiği için doktorlar tarafından bu amaçla sıklıkla
kullanılmaktadır. Ancak B3 vitamininin kullanımında doz ayarlaması
mutlaka doktor tarafından yapılmalıdır.
Yüksek miktarlarda
alınan B3 vitamini doğal bir allerjik reaksiyon olan ciltte
kızarmalara neden olabilir. Bu kızarmalar yanma, kaşıntı ve ağrı ile
beraber olabilir. Genellikle yüz, kollar ve göğüse
yayılır.Genellikle zararsızdır ve 20 dakika ile bir saat arasında
kendiliğinden geçer.Bir bardak su içilmeside yardımcı
olacaktır.
Gebelikte B3 vitamini dikkatle kullanılmalıdır.
Yüksek dozlarda saf nikotinik asit mide ülserleri, gut, glokom
diabet ve karaciğer hastalıklarında sağlık problemlerini
arttırabilirler. Günde 1.000 mg ın üzerindeki dozlar için doktora
tekrar danışmak gereklidir.
B3 vitamini içeren doğal
yiyecekler sığır eti, brokoli, karnabahar, havuç, peynir, mısır unu,
yumurta,balık, süt, patates ve domatestir.
B5
Vitamini
Pantotenik Asit olarak ta adlandırılan B5
vitamini hem hayvansal hem de bitkisel kaynaklarda bulunabildiğinden
dolayı yunanca "heryer" anlamına gelen "pantos" sözcüğünden kökenini
almıştır. Vücutta depolanmayan ve suda eriyen bir vitamindir.
Pantotenik asit karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerin enerjiye
çevrilmesinde bir katalizör olarak hayati rol oynayan Koenzim A nın
üretiminde zorunlu bir parçadır. Asetilkolin gibi sinir iletimini
sağlayan maddelerin üretimine katılır. Çeşitli böbrek üstü bezi
hormonları, steroidler ve kortizonun oluşumunda hayati rol oynadığı
için antistres vitamini olarak da tanımlanır. Depresyonla savaşmakta
olan faydasının yanı sıra mide barsak sisteminin normal çalışmasına
yardımcı olur; kolesterol, D vitamini, kırmızı kan hücreleri ve
antikorların üretimi için gereklidir.
Kanıtlanmış Yararları:
-
Normal büyüme ve gelişmeyi destekler.
-
Yiyeceklerin enerjiye dönüştürülmesine yardım
eder.
-
Birçok vücut materyalinin sentezine yardımcı
olur.
-
Böbrek üstü bezinin fonksiyonunu destekler,
-
Enerji metabolizmasında gereklidir.
Kanıtlanmamış Yararları:
-
Yara iyileşmesini uyarır.
-
Stresi yatıştırır.Depresyon tedavisinde
yararlıdır.
-
Alerjilerin tedavisinde yararlıdır.
-
Alkolizm, karaciğer sirozu tedavisinde
yararlıdır.
-
Kabızlık tedavisinde yararlıdır.
-
Yorgunluğun giderilmesinde yararlıdır.
-
Mide ülserlerinde yararlıdır.
-
Osteoartrit, Romatoid artrit tedavisinde
yararlıdır.
B5 vitamini açısından zengin besinler:
Dana
eti, karaciğer, balık, tavuk, yumurta, peynir, fasülye, tüm
tahıllar, hububatlar, karnabahar, bezelye, avakado, patates, mısır,
kuru yemişler de bolca bulunur.
B5 Vitamini
eksikliği:
Direkt olarak B5 vitamini eksikliğine bağlı
insanlarda oluşan hiçbir hastalık belirtilmemiştir. Bunun sebebi her
türlü besinde bolca bulunmasıdır.
Ancak B5 vitamini
eksikliğine bağlı bazı belirtilerin oluşabileceği kanıtlanmasa da
varsayılmaktadır. Bunlar:
-
Sinir harabiyetleri
-
Solunum problemleri
-
Cilt problemleri
-
Artrit
-
Alerji
-
Doğumsal bozukluklar
-
Zihinsel yorgunluk
-
Baş ağrısı
-
Uyku bozukluğu
-
Kas spazmları, kramplar
Alınması gereken miktar:
Günlük alınması
gereken sabit miktar:10-1000 mg dır.
Alınması gereken en az
günlük miktarlar:
0-6 aylık 2mg/gün
6 ay-3 yaş
3mg/gün
4-6 yaş 3-4mg/gün
7-9 yaş 4-5mg/gün
10yaş ve üstü 4-7mg/gün dür.
Hamilelik ve emzirmede
gereksinim 1/3 oranında artabilir.
Genellikle bu miktarlar
günlük besinlerle fazlası ile karşılanır.
Günlük 10-20 gr
gibi çok yüksek dozlarda alınması ile ishal ve su kaybı
oluşabilir.
B6 Vitamini
Pyridoxine olarak ta
adlandırılan B6 vücutta depolanmayan ve suda eriyen bir vitamindir.
Diyetle veya ek vitamin olarak mutlaka alınmalıdır.
Vücutta
diğer birçok vitaminden daha fazla hayati fonksiyonları destekleyici
rol oynar. Karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında yer alır.
Hormonlar, kırmızı kan hücreleri, sinir hücreleri, enzimler ve
prostoglandinlerin oluşumunda rol oynarlar. Ayrıca B6 vitamini
iştahımızı, ağrıya karşı duyarlılığımızı, uyku düzenimizi, ruh
durumumuzu etkileyen serotonin adlı maddenin yapımında da etkili
olmaktadır.B6 vitamini eksikliğinde ani uykusuzluk ve santral sinir
sisteminin çalışmasında bozukluklar oluşmaktadır.
B6 vitamini
bağışıklık sistemini güçlendirir, kolesterol birikimine engel olarak
kalbi korur, böbrek taşı oluşumunu engeller. karpal tunel sendromu,
adet öncesi gerginlik sendromu, artritler, allerjiler , geceleri
oluşan bacak kramplarının tedavisinde de kullanılır.
Vitamin
B6 eksikliği belirtileri:
Depresyon, kusma, anemi
(kansızlık), böbrek taşları, dermatitler, uyuşukluk, bağışıklık
sisteminin zayıflamasına bağlı olarak sık hastalanma gibi
beleirtileri olabilir. Yeni doğanlarda B& vitamini eksikliğine
bağlı olarak aşırı sinirlilik, huysuzluk; bazende kasılma nöbetleri
görülebilir.
Ek vitamin B6 bulantı, sabah kusmaları ve
depresyon tedavisinde kullanılabilir.
Başlıca Vitamin B6
kaynakları arasında muz, avakado, tavuk eti, patates, ıspanak,
bezelye, bira mayası, havuç, yumurta, balık ve bütün hububatlar
gelmektedir.
Önerilen günlük doz 2 mg dır.
Vitamin B6
zehirlenme yapabilen ender vitaminlerdendir. Günlük 500 mg a kadar
güvenli olabilir ancak günlük 2 gr lık dozla sinir sisteminde geriye
dönüşü olmayan bozukluklar ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca beyinde
L-Dopa nın etkisini azaltabildiğinden L-Dopa tedavisi gören
parkinson hastalarında kullanılmamalıdır.
B12
Vitamini
Kobalamin olarak ta adlandırılan B12 suda eriyen
bir vitamindir. Diğer suda eriyen vitaminlerden farklı olarak vücut
dokularında depolanabilir. Bu yüzden eksiklik belirtilerinin ortaya
çıkması yıllar alabilir.
Vitamin B12 hayvansal gıdalarda
bulunur.Karbonhidratlar, protein ve yağların işleme tabi tutulması
için gereklidir. Özellikle sinir hücrelerinin büyümesi ve tüm
hücrelerin tamirinde önemli rol oynamaktadır.Protein oluşumunda
aminoasitlerin işlevinde rol oynamaktadır. Folic asit ile bileşimi
sinir hücrelerinin kılıflarının korunabilmesi ve DNA sentezi için
gereklidir; sinir iletilerini kolaylaştırır.
B12 vitamini
ince barsaklarda emilir. Diyetle yetersiz alınım, bazı hastalıklar
sebebi ile ince barsaklardan yetersiz emilim B12 vitamin eksikliğini
oluşturur.
Hafif derecede B12 eksikliği çok sık görülür.
Uyuşukluk, unutkanlık, sabahları yataktan yorgun kalkma gibi
belirtiler verir.
Ağır vitamin B12 eksikliğinde ise sinir
fonksiyonlarının bozulduğu kronik hastalıklar ortaya çıkmaktadır.
alıcı sinir harabiyetine yol açabilir.
Yaş ilerledikçe
vitamin B12 eksikliğinin görülme sıklığı artmaktadır. Araştırmalar
65 yaşın üstündeki kişilerin yaklaşık % 40 ında vitamin B12
eksikliği olduğunu göstermektedir. Bu yaşlarda görülen bazı zihinsel
bozukluklar ve depresyonun bu nedenle oluşabileceği düşünülmektedir.
Alzheimer hastalığına benzer belirtiler verebilir ve eksiklik uzun
yıllar sürerse zihinsel bozulma geriye dönüşümsüz hale
gelebilir.
Asetilkolin üretimini arttırdığı ve beyinde sinir
iletimini düzenlediği için Alzheimer hastalığında koruyucu rolü
olabileceği düşünülmektedir.
Folik asit ile birlikte doğum
defektlerini önlemekte önemli rol oynar. Yine folik asit ve B6
vitamini ile birlikte kalp hastalıklarını ve damar tıkanıklığını
önleyici rol oynamaktadır.
Çocuklarda görülen astımların,
depresyonun, şeker hastalığına bağlı nöropatilerin, düşük sperm
sayısı ve spermlerdeki hareket yetersizliğinin tedavisinde de B12
vitamini kullanılmaktadır.
HIV pozitif kişilerin % 35 inde
vitamin B12 eksikliği olduğu bulunmuştur. Yararı tam olarak
kanıtlanamasa da AİDS tedavisinde vitamin B12
eklenmektedir.
Vitamin B12 Kaynakları:
Dana eti, dana
karaciğeri,böbrek,süt ve süt ürünleri, peynir, yumurta, midye, dil
balığı, ringa balığı, uskumru, sardalya B12 vitamini içeren
yiyeceklerdir. Sebzelerde ise B12 vitamini bulunmaz.
Vitamin
B12 nin kanıtlanmış yararları:
-
Normal büyüme gelişmede olumlu rol oynar.
-
Sinir hasarlarında tedavi edici rol oynar.
-
Pernisiyöz anemi tedavisinde kullanılır.
-
Mide barsak sisteminin bir kısmı cerrahi
olarak çıkartılmış hastalarda oluşabilecek B12 vitamin
eksikliğine bağlı belirtileri önler.
-
Vejeteryanlarda ve birtakım emilim bozukluğu
olan hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı
belirtileri önler.
-
Bağışıklık sistemini ve sinir sistemini
güçlendirir.
Vitamin B12 nin kanıtlanmamış ancak olası
yararları:
-
Akıl ve sinir hastalıklarında faydalı
olabilir.
-
Mikrobik hastalıklara karşı direnci arttırır.
-
İştahı arttırır.
-
Ortalamanın altındaki boy uzunluklarında
yararlıdır.
-
Öğrenme ve bellek kapasitesini geliştirir.
-
Enerjiyi arttırır.
A Vitamini
A Vitamini yağda eriyen
vitaminlerdendir.Balıkyağında, karaciğerde, tereyağı ve kremada,
peynirde, yumurta sarısında bulunur.Sonradan A vitamini (retinol) ne
dönüşecek olan Beta Karoten ve diğer karotenoidler ise yeşil
yapraklı ve sarı sebzelerde ve tahıllarda bulunur.A vitamini
karaciğerde depolanır. Isıya karşı sabit ve pişirilmeye
dayanıklıdır.Yüksek miktarlarda alınması toksik reaksiyonlara
(zehirlenme) neden olabilir. Vitamin A miktarı Retinol Equivalant
ile ölçülür.
Vücuttaki Fonksiyonları
-
Sağlıklı deri ve saçlar için gereklidir.
-
Diş, dişeti, ve kemik gelişiminde önemli rol
oynar
-
Normal iyi görme de ve gece görme de
etkilidir.
-
Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
-
Akciğer, mide, üriner sistem ve diğer
organların koruyucu epitelinin düzeninde rol oynar.
Eksiklik Belirtileri
-
Gece körlüğü
-
Xerophthalmia ( korneanın anormal kuruması ve
kalınlaşması = göz kuruluğu)
-
Bağışıklık sisteminin zayıflaması,
enfeksiyonlara elverişli hale gelme
-
Akne (sivilce) oluşumunda artış
-
Yorgunluk
-
Diş, diseti ve kemiklerde deformiteler
-
Aşırılık ve Zehirlenme Belirtileri
-
Karaciğer bozuklukları
-
Mide bulantısı ve kusma
-
Saç dökülmesi (saçlar çabuk kopar)
-
Baş ağrısı
-
Eklem ağrıları
-
Dudak çatlamaları
-
Saç kuruluğu
-
İştah kaybı
Beta Karoten Aşırılığı ve Zehirlenme
Belirtileri
Avuçlarda ve ayak tabanlarında ciltte
sarı-kavuniçi renk değişikliği.
Çocuklarda zehirlenme 300000
Retinol Equivalant A vitamini alımıyla oluşur. Yetişkinler de ise
genellikle günde 100000 Retinol Equivalant A vitamininin aylar boyu
alınması ile oluşur.
Yetişkin Erkeklerde Vitamin A
gereksinimi 1000 Retinol Equivalant Yetişkin Kadınlarda Vitamin A
gereksinimi 800 Retinol
Equivalantdır.
|
Yiyecek |
Miktar |
Retinol
Equivalant |
|
Vitamin A
için |
|
Karaciğer (Dana) |
6 gr |
9124 |
|
Balıkyağı |
1 servis kaşığı |
4080 |
|
Yumurta sarısı |
1 büyük |
97 |
|
Chedar Peynir |
2 gr |
86 |
|
Süt |
1 fincan |
76 |
|
Kaymak-krema |
1 servis kaşığı |
63 |
|
Beta Karoten
için |
|
Patates |
1 orta boy |
2487 |
|
Havuç |
1 orta boy |
2025 |
|
Brokoli |
1 fincan |
136 |
|
Kayısı |
1 tane |
92 |
D Vitamini
D Vitamini yağda eriyen
vitaminlerdendir. Daha çok iki şekilde bulunur.Bunlardan aktif
ergosterol, kalsiferol ve D2 vitamini gibi adlarla da bilinen
ergokalsiferol ışınlanmış mayalarda bulunur.Aktif
7-dehidrokolesterol ve D3 vitamini gibi adlarla da anılan
kolesalsiferol ise insan derisinde güneş ışığı ile temas sonucu
meydana gelir ve daha çok balık yağında ve yumurta sarısında
bulunur. Isıya karşı sabit ve pişirilmeye dayanıklıdır.Yüksek
miktarlarda alınması toksik reaksiyonlara (zehirlenme) neden
olabilir.
Vücuttaki Fonksiyonları
-
İnce barsaklardan kalsiyum ve fosforun
emilimini düzenleyerek kemik büyümesi, sertleşmesi ve tamiri
üzerinde etkili olur.
-
Raşitizmi önler
-
Böbrek hastalıklarında düşük kan kalsiyumu
seviyesini düzenler.
-
Postoperatif kas kasılmalarını önler.
-
Kalsiyumla birlikte kemik gelişimini kontrol
eder.
-
Bebekler ve çocuklarda kemik ve dişlerin
normal gelişme ve büyümesini sağlar.
Henüz kanıtlanmamış olası etkileri:
Artrit,
yaşlanma belirtileri ,sivilce,alkolizm, kistik fibrozis uçuk ve
herpes zoster tedavisi, kolon kanserinin önlenmesi.
Vitamin D alınımına dikkat edilmesi gereken
durumlar:
-
Güneş ışığı bakımından yetersiz bölgelerde
yaşayan çocuklar.
-
Yetersiz gıda alan ve fazla kalori yakan
kişiler
-
55 yaşın üzerindekiler, özellikle menapoz
sonrası kadınlar.
-
Emziren ve hamile kadınlar.
-
Alkol veya uyuşturucu kullananlar.
-
Kronik hastalığı olanlar, uzun süredir stress
altında olanlar, yakın geçmişte ameliyat geçirmiş olanlar.
-
Mide-barsak kanalının bir kısmı ameliyat ile
alınmış olanlar.
-
Ağır yaralanma ve yanığı olan kişiler.
Eksiklik Belirtileri
Raşitizm:(Çocuklarda D
vitamini eksikliği ile oluşan hastalık)Çarpık bacaklar, kemik veya
eklem yerlerinde deformasyonlar, diş gelişiminde gerilik, kaslarda
zayıflık, yorgunluk, bitkinlik.
Osteomalazi (yetişkinlerde D
vitamini eksikliği ile oluşan hastalık) kaburga
kemiklerinde,omurganın alt kısmında, leğen kemiğinde, bacaklarda
ağrı, kas zayıflığı ve spazmları, çabuk kırılan kemikler.
Aşırılık ve Zehirlenme Belirtileri
Günlük Vitamin D
ihtiyacı:
|
Çocuklar |
Erkek |
Kadın |
|
0-6 ay: 7,5
mcg |
11-18 yaş: 10
mcg |
11-18 yaş: 10
mcg |
|
6-12 ay:
10 mcg |
19-24 yaş: 10
mcg |
19-24 yaş: 10
mcg |
|
1-10 yaş:
10 mcg |
25 yaş üstü:5
mcg |
25 yaş üstü:5
mcg |
|
Hamileler: 10
mcg |
|
Emzirenler: 10
mcg |
E Vitamini
E Vitamini yağda eriyen
vitaminlerdendir.Alfa,beta,gama ve delta tokoferolleri içerir.
Bitkisel yağlar ve buğday tanesi en iyi kaynağıdır. Isıya karşı
sabit ve pişirilmeye dayanıklıdır.
Vücuttaki Fonksiyonları
En iyi Antioksidandır.Hücre zarı ve taşıyıcı moleküllerin
lipid kısmını stabilize ederek hücreyi serbest radikaller, ağır
metaller, zehirli bileşikler, ilaç ve radyasyonun zararlı
etkilerinden korur.
İmmun sistemin aktivitesi için
gereklidir.Timus bezini ve alyuvarları korur.Virütik hastalıklara
karşı bağışıklık sistemini geliştirir.
Göz sağlığı için
hayati önem taşır.Retina gelişimi için gereklidir.Serbest
radikallerin katarakt yapıcı etkilerini önler.
Yaşlanmaya
karşı koruyucudur.Serbest radikallerin dokular, deri ve kan
damarlarında oluşturduğu dejenaratif etkiyi önler.Yaşlanmayla ortaya
çıkan hafıza kayıplarını da önleyici etkisi vardır.
Eksiklik
Belirtileri
Çocuklarda hemolitik anemi ve göz bozuklukları
Yetişkinlerde Dengesiz yürüme, konsantrasyon bozukluğu,
düşük tiroid hormonu seviyesi, sinir harabiyeti, uyuşukluk, anemi,
bağışıklık sisteminde zayıflama.
E vitamini eksikliğinde
kalp hastalıkları ve kanser riski artmıştır.
K
Vitamini
K Vitamini yağda eriyen vitaminlerdendir.Kan
pıhtılaşmasında önemli rol oynar. Lahana, karnabahar, ıspanak ve
diğer yeşil sebzelerde, soya fasulyesi ve tahıllarda
bulunur.Genellikle vücutta barsak bakterileri tarafından sentez
edilir.
Vücuttaki Fonksiyonları
Kan pıhtılaşmasını
sağlar.
Bazı çalışmalar özellikle yaşlılarda kemikleri
güçlendirdiğini göstermektedir.
Pıhtılaşmada ve kemik
yapımında kalsiyum'a yardımcıdır.
Eksiklik
Belirtileri
Kontrolsuz kanamalara neden olan K vitamini
eksikliği malabsorbsiyon hastaları hariç ender görülür.Doğumdan
sonraki ilk 3-5 gün içerisinde barsak florası henüz tam gelişmemiş
olduğundan K vitamini eksikliği vardır.
Günlük Vitamin K
ihtiyacı:
Genellikle sebzelerle alınan günlük 60-85 mg.
herhangi bir eklemeye gerek kalmadan yeterli olmaktadır.